040. Sayı (Nisan 2012)

Eski Çağlarda Anadolu İle Kafkasya Arasındaki İlişkiler

Ümit Yağan

Arkeologlar ve dilbilimcilere göre, Kafkasya ile Anadolu ve Ortadoğu’nun en eski halkları arasında çok eski dönemlerden beri kültürel ve etnik ilişkiler bulunmaktadır. Bu ilişkileri üç seri yazıyla inceleyeceğiz. Bu yazımızda, Anadolu’nun yerli halkı Hattiler ile bölgeye göçmen olarak gelen Hint-Avrupalı Hititler ve Kafkasya’daki Maykop kültürü arasındaki ilişkilere değineceğiz.
Maykop Kültürüyle Anadolu Tunç Çağı Kültürleri Arasındaki İlişki
A.A. İessen, A.A. Formozov, B.V. Farmakovski gibi bazı uzmanlar, Anadolu’daki Tunç Çağı kültürleriyle Kafkasya’daki Maykop kültürü arasında ilişki bulunduğunu ileri sürmektedirler. (Betrozov, s.72)
Peki, ama bu kültürler hangi halkındır?
Maykop Kültürü Aşuva Halkına Aittir
Betrozov, “Bütün veriler, Batı Kafkasya’da erken Erken Metal Çağı Kültürünün yerli kökenine işaret etmektedir ve bu kültürlerin belirgin şekilde Taş devri ve hatta Mezolitik Çağ kültürleriyle genetik bağlantı olduğunu göstermektedir” tespitini yapar. (Betrozov, s.65) Maykop uygarlığının temel olarak yerli halkın kültüründen kaynaklandığını belirten A.A. Nehayev, sürece Mezopotamyalı unsurların da katıldığını belirtir. Aslında bu konudaki tartışmalar, G.F. Turçanınov’un Maykop yazısını Aşuva dilinde okumasıyla kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesinlik kazanmıştır.
Anadolu’nun En Eski Halkı Hattilerdir
Asur kolonileri öncesindeki dönemde Anadolu’da adı bilinen iki halk vardır: Hattiler ve Hurriler. Anadolu’nun en eski yerlisi olan halklar bunlardır. Hurriler, Doğu Anadolu, Güney-Doğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya’da yaşamışlardır. (Dolukhanov, s.432) Hatti yurdu, Orta Anadolu ve Güney-Doğu Anadolu’dur.
A.Götze, Kurt Bittel ve E. Akurgal’a göre, Alişar ve Alacahöyük’teki Erken Bronz Çağı tabakaları kültürü Hattilere aittir. (Akurgal, s.32) Ahmet Ünal’a göre ise, Anadolu’daki Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı uygarlığının sahibi olan halk Hattilerdir. (Ünal, s. 54)
Hatti Dili
Kafkas dilleri, yerli Anadolu dilleri (Hattice ve Hurrice), Sumerce, Etrüskçe ve Baskça arasında bir ilişki bulunduğunu ilk kez, Nikolay Ya Marr, Yafet Dil Teorisini geliştirerek ileri sürdü. Alman bilim adamı E.Forrer de Kafkas dilleriyle Hattice ve Sumercenin akraba olduğunu savundu. İngiliz bilim adamı Oliver Robert Gurney’e göre de “Hatti dili, Kuzey Kafkas dil grubuyla ilgili olabilir.” (Gurney,s.106)
Kısaca, Hatti dilinin Kafkas dilleriyle ilişkili olduğu görüşünün genel kabul gören bir paradigma olduğu söylenebilir. Burada farklı olan Gurney’in görüşüdür. Gurney’e göre, Hatti dili, yalnızca Kuzey Kafkas dil grubuyla ilişkilidir. Bu da Kartvel dil grubunun (Gürcüce, Migrelce, Lazca, Svanca) dışarıda bırakılması anlamına gelir.
Gürcistan’ın İdeolojik Çalışmaları
Bilim adamlarının çoğunluğu Hatti dilini, genel olarak Kafkas dilleriyle ilişkilendirdiklerinden, Kafkasya’daki bütün yerli kültürleri asimile etmeye çalışan Gürcistan bu durumu da istismar etmekte, Hatti dilini Gürcü diliyle ilişkilendiren bir ideolojik çalışmayı bilimsel kılıf altında sistemli olarak yürütmektedir. Konuya okuyucunun dikkatini çekiyor, bilimde ideolojik çalışmaların yerinin olmadığını vurgulamak istiyorum.
Hatti Dilini Adıge-Abaza Diliyle İlişkilendiren Tezler
İdeolojik çalışmaları bir yana bırakıp bilimsel çalışmalara dönecek olursak, Çek bilgini j.Von Meszaros’un “Ubıh (Ubych/Pekhy) diliyle Hattice arasında genetik akrabalık bulunduğu” iddiasının önemini belirtmemiz gerekir. Çok önemli gördüğüm bu tez nedense bilim dünyasının pek ilgisini çekmedi. 
Rus dilbilimci I.M.Diakonoff’a göre ise, ”Hattice, Kafkas dillerinin Abhazo-Adige grubuyla akrabadır.” (Dolukhanov,s. 484)
Anadolu’ya Dışarıdan Gelen Halklar
İki binli yıllarda, hepsi de Hint- Avrupa dili konuşan ve Hitit, Luvi, Pala olarak adlandırılan halklar Anadolu’da görülmeye başlamışlardır. Bazı bilim adamlarına göre Hititler Kafkasya üzerinden gelmişlerdir. (Ceram, s. 72) Ancak Hititlerin Boğazlar üzerinden geldiklerini iddia edenler bulunduğu gibi, Anadolu’nun yerlisi olduğunu ileri sürenler de vardır. (Ünal, s. 19)
Bu göçmen halklar Hint-Avrupa dili konuşmaktadırlar. Bu diller, yerli Anadolu dillerinden çok sayıda kelime aldığından, Hitit dilindeki Hint-Avrupalı sözcük dağarcığının sayısı çok azalmıştır. Kısaca ifade etmek gerekirse, Hititçenin durumu, tıpkı Farsça ve Arapça terkiplerden oluşan Osmanlıca gibidir.” (Ünal, s.58)
Hatti ve Hitit Halkını Aynı Sayan Görüşler
“Tarihte Kafkasya” kitabının yazarı General İsmail Berkok, Hatti ve Hitit halkı ve dilleri arasında bir fark olmadığını savunmaktadır. Berkok’a göre bu halk Hint-Avrupalı da değildir, “Kas kavimlerinin bir kolonudur.” (Berkok, s.96) “Hati” devleti yıkıldıktan sonra bu halkların bir kısmı Kafkasya’ya göç etmişlerdir.
Aynı görüş, araştırmacı yazar Ali Çurey tarafından da savunulmaktadır. Ali Çurey’e göre de Anadolu’da Hint-Avrupalı bir halk ve dil yoktur, Hatti/Hitit adıyla bilinen halk, Adige halkının bir koludur.
Sonuç
Anadolu’nun en eski kültürleri ile Kafkasya’nın en eski kültürlerinin arasındaki ilişkilerin arkeolojik olarak kanıtlandığı söylenebilir. Hititlerin Anadolu’ya dışarıdan geldikleri ve Hint-Avrupa kökenli bir dil konuştukları görüşleri de kabul edilen bir paradigmadır.
Anadolu’nun en eski halkı olan Hattilerin konuştuğu dilin Kafkas dil grubundan olduğu konusunda da tam bir görüş birliği bulunmaktadır. Gurney, Meszaros ve Diakonof ise daha ayrıntılı bir görüşü savunmaktadırlar. Hatti dilini, Ubıh diliyle ilişkilendiren j.Von Meszaros’un görüşüyle, yine aynı dili Abhaz-Adige diliyle ilişkilendiren I. M. Diakonoff’un görüşleri arasında çok önemli bir fark bulunmadığını, birbirlerini tamamlayan görüşler olarak değerlendirip desteklediğimi belirtmek istiyorum.
J. Von Meszaros ve I. M. Diakonof’un doğru olduğuna inandığım tezlerinin bilim dünyası tarafından daha çok kabul edilebilmesi ve Gürcistan’ın ideolojik çarpıtmalarının son bulması için Hatti dilinde olduğu bilinen kent, dağ, ırmak ve tanrı adlarının açıklanması büyük önem taşımaktadır. Bu konuda, Adige-Abaza dilini bilen bilim adamlarına ve araştırmacı yazarlara önemli görevler düştüğü inancındayım. 
KAYNAKÇA
1.                    Akurgal, Ekrem, “Anadolu Uygarlıkları”, İstanbul,1989.
2.                    Betrozov, Ruslan, Çerkeslerin Etnik Tarihi, Ankara, 2009.
3.                    Berkok İsmail, Tarihte Kafkasya, İstanbul, 1958.
4.                    Ceram, C.W, Tanrıların Vatanı Anadolu, İstanbul, 1984.
5.                    Çurey, Ali, “Ht” Rumuzlu Hatti-Hitit Halkının Gerçek Kimliği, İstanbul.
- Hatti-Hititler ve Çerkesler, İstanbul, 2012.
6. Dolukhanov, Pavel, ”Eski Ortadoğu’da Çevre ve Etnik Yapı” , Ankara, 2002.
7. Gurney, O.Robert, “Hititler”, Ankara, 2001.
8. Ünal, Ahmet, Hititler Devrinde Anadolu –Kitap 1, İstanbul, 2002.
9. Turçaninov, G.F, Kafkasya’da bulunan Antik Eserlerin Keşfi ve Yazılarının Çözümlenmesi, Kafdav Yayıncılık, Ankara, 2009.
.
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAYIN

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

600 karakter kaldı

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner