Image

Antik Grek vazolarında Çerkes dilleri

Antik Yunan vazolarındaki Amazonlara dair “anlamsız” kelimelerin karşılıkları açığa çıkarıldı.

Antik Yunan vazolarındaki Amazon savaşçılarına dair “anlamsız” kelimelerin karşılıkları açığa çıkarıldı

MÖ 510’lu yıllardan kalma bir çanakta at üzerinde bir Amazon savaşçısı tasvir edilmiş. Uzmanlar, çanaktaki kelimenin antik Çerkes dilinde “Zırha Layık” anlamına geldiğini belirtiyorlar.

MÖ 550-450 yıllarından kalma toprak kapları inceleyen halkbilimci Adrienne Mayor ve J. Paul Getty Müzesi küratörü David Saunders, 12 antik vazonun üzerindeki Yunanca yazıların fonetik kodlarını çözerek sese çevirdiler. Bu yazılar savaşan, avlanan ya da ok atan Amazon figürlerinin üzerinde yer alıyordu.

Mayor ve Saunders, anlamlandıramadıkları ses kayıtlarını, Kanada McMaster Üniversitesi’ndeki Kafkasya dilleri uzmanı dilbilimci John Colarusso’ya iletti. Colarusso, Amazon resimlerinin ayrıntılarını bilmeksizin yazıları “Prenses”, “Başarısız Olma!” gibi kelimeler olarak tercüme etti.

Atina’da yayınlanan Hesperia dergisinde yayınlanan bir rapor, dilbilimcilerin 2.500 yıl önce Karadeniz çevresinde konuşulan dillere dair farklı görüşleri olduğunu gösteriyor. Bu bölge,Yunanlar’la savaşan ve ticaret yapan İskit göçebelerinin diyarıydı.

Mayor ve Saunders, Antik Yunanlar’ın Amazon vazolarına fonetik olarak İskit isim ve kelimelerini yazıp sesleri yeniden yarattıklarını ileri sürüyor. Yunanlar böyle yaparak antik dillerin köklerini muhafaza etmiş olabilir.

Lancaster’deki Franklin and Marshall Yüksekokulu’ndan antik Yunan vazoları uzmanı arkeolog Ann Steiner, gönderdiği e-postada “Çok etkilendim ve varılan sonuçları oldukça mantıklı buluyorum” diyor ve bu sonucun, çok gezen Atinalıların Amazon efsanelerini ve isimleri yabancılardan öğrendiğine dair görüşe ağırlık kazandırdığını ekliyor.

“Amazonlar: Antik Dünya’daki Savaşçı Kadınların Yaşamları ve Efsaneleri” adlı kitabın yazarı olan Adrienne Mayor, “Arkeologlar gerçek İskit kadın savaşçıların kurganlarını keşfetmeden önce, Amazonların salt mitolojik varlıklar olduğu düşünülüyordu. Amazonlar belli ki Yunanlar için egzotik ve heyecan vericiydi. Açıkçası bir saygı ve hayranlık var. Yunan dünyasında kadınlar ayrı ve eşit olmayan bir yaşam sürdürüyordu, dolayısıyla da erkek gibi giyinen ve savaşan kadın kavramı onlar için oldukça ilginçti” diyor.

Colarusso, Amazon vazolarında “Savaş Çığlığı” adlı bir okçu ve “Zırha Layık” adlı atlı bir kadın tespit etti. Bir köpekle avlanan iki kadını gösteren bir vazodaki Yunan harf çevirisi ise Abazaca “Köpeği Salıver” kelimesinin karşılığına denk geliyor.

Herkül ve Aşil figürlerinin yer aldığı vazolarda da isimler vardı, bu durum araştırmacıları, Amazon tanımlamalarının açıklama değil isim olduğunu düşünmeye sevketti.

İsimler muhtemelen Amazonların gerçek aile adları değil, lakap ya da kahramanlık unvanlarıydı. Colarusso, Kafkasya bölgesinde günümüz dillerini konuşanların bugün bile gerçek isimlerinden çok betimsel lakaplarını kullandıklarını belirtiyor.

MÖ 5. ve 6. yüzyıllarda Atina vazoları, Akdeniz boyunca ticareti yapılan önemli bir eşyaydı. Genellikle içine şarap konuluyordu ya da ziyafetlerde içki sürahisi olarak kullanılıyordu. Vazolara genellikle efsanevi figürler çiziliyor ve bazılarına da kelimeler yazılıyordu.

Dönem vazolarının 1.500’ünden fazlasının üzerinde çoğunluğu antik Yunan alfabesiyle yazılmış ama hiçbir mana ifade etmeyen “anlamsız” yazılar var. Bir kısmında da kadın savaşçıların tasvirleri yer alıyor.

Adrienne Mayor, vazoların üzerindeki resimlerle İskit kurganlarında bulunan giysilerin birbirine benzediğini farketti. Mayor, “Herşey bir önseziyle başladı. Amazonları ve İskitleri tasvir eden antik Yunan vazolarındaki anlamsız kelimelerin manası neydi?” diyor.

Mayor bunu ortaya çıkarmak için üzerinde Amazon figürlerinin yer almadığı vazolardaki yazılarla ilgili olarak Colarusso’ya danıştı.

Colarusso, “3 bin yıl önceki sesleri deşifre ettiğimizde tüylerim diken diken oldu” diyor. Şu anda New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nde muhafaza edilen, MÖ 400 yılından kalma vazoda cezalandırıcı bir adam ve sepette ölü bir kaz figürü var. Ayrıca Yunan alfabesiyle yazılmış ama bir anlam ifade etmeyen sessiz harflerle dolu sözler yer alıyor. Vazodaki figürü görmeyen Colarusso, antik Çerkes dilini kullanarak çeviri yapıyor: “Bu sinsi hırsız, adamdan çalıyor.”
Colarusso, “Bu cümleyi deşifre etmek bana birşey bulduğumuzu gösterdi. Kafkasya dillerinde halen ‘kh’ gibi sürtünmeli sesler kullanılıyor. Dolayısıyla da Yunanca cümlelerde fonetik İskit sesleri betimlenmiş” diyor.

Mayor, Colarusso’nun tercümelerini test etmek için Yunan kök çekimli yazılar yolladı ve Colarusso bunları tercüme edemedi.

Colarusso başka tercümeler de yaptı. Vazonun üzerindeki figürü görmeden “Köpek adamın yanında oturuyor” tercümesini yaptı, vazonun üzerinde bir köpeğin yanında oturan İskitli okçu tasvir edilmişti.
Çalışma grubunda yer almayan arkeolog Anthony Snodgrass (Cambridge Üniversitesi),“Çalışmanın ikna edici olması için gerçekten çok uğraştılar” diyor. Snodgrass’a göre, araştırmada sadece 12 vazonun kullanılması çalışmayı kısıtlı kılmış.

Araştırmayı yapan uzmanlardan Saunders, “Tüm bunlar birçok soruya yol açıyor: Atinalılar neden vazolarında bu ifadelerin yer almasını istediler? Vazoların çoğu çok az İskitlinin olduğu Kuzey İtalya’ya ihrac edilmişti ve oradaki Etrüsk kurganlarında bulunmuştu. Bütün olarak değerlendirildiğinde, tercümeler antik dünyadaki geniş bağlantıyı gösteriyor. Tunç Çağı’ndaki ticaret yolları, malları İber Yarımadası’ndan Sibirya’ya taşımak için kullanılıyordu. Bu çalışma,birşeye ‘anlamsız’ demek konusunda çok daha dikkatli davranmam gerektiğini gösterdi” diyor.

(nationalgeographic.com sitesinde 23 Eylül 2014’te yayınlanan Dan Vergano makalesi)

Çeviri: Serap Canbek

YORUMLAYIN

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

600 karakter kaldı

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner

KÖŞE YAZILARI