Image

Birlikte gülebiliriz

Mefewud Nartan

Ne güzel gözleriniz, ne güzel çocuklarınız var. Tıpkı bizim çocuklarımız gibi.

Renkli gözlü insanlarınız ve yüzyıllık sürgününüz tıpkı bizim sürgünümüz gibi.

Kucağınızda çocuklarınız ile yalınayak düştüğünüz yollarda ayağınıza batan her taş, bizim de yaramızı kanattı. Alınıp satılan Ezidi kadınları hafızalarımızdaki Çerkes cariyelerinden farksız idi.

Sürgünde kendini Karadeniz’in karanlık sularına atan Çerkes annelerin dramı ile çocuğuna sarılmış sürgün yollarındaki Ezidi annenin dramında hiçbir fark yoktu.

Toz, toprak içinde sıska bedenlerinizle yaşlılarınızı omuzlayışınız, yüz elli yıllık yolcuğumuzla aynı idi.Ölümleriniz de, açlığınız da farksızdı.

Şengal dağına sığınmanız, Çerkesya’nın dağlarında mağaralara sığınan Hakuç kabilesinin çocuklarının açlıktan ölmelerinden farksızdı.

Tıpkı sizin Ezidi kızlarınızın IŞİD’e satıldığı gibi satıldı Çerkes kızları. Köle oldular, cariye oldular, hediye verildiler. Sürgünün savurduğu aileler, anneler, babalar kardeşler bir daha birbirini göremediler.

Çerkesler’in “Oooy İstanbul” diye söylediği acı dolu ağıt, Kojah köyünden Ezidi kız Wafa’nın hikâyesinden farksızdı.

Bir bilinmezliğe yalın ayak yürüyüşünüzde tıpkı siz de bizim gibi yalnızdınız.

Bizim de sizler gibi, sizden hiç farklı olmayan hikâyelerimiz var biliyor musunuz?

Ermeniler’in de var.

Trakyalı mübadillerin, Suriyeli Arapların, Iraklı Kürtlerin.

Her birinin coğrafyası farklı olsa da acısı aynı.

Bir koca travma bırakır arkasında.

Bilirim.

Bir de bu “koca dünya” dedikleri var ya, o kadar kocaman değil biliyor musunuz?

 Küçücük.

O kadar birbirimize yakınız ki aslında. Sen sürülür iken ben görüyorum. Ben açlıktan ölürken sen görüyorsun. Diğeri öldürülürken biz izliyor, görüyoruz. Hemen oracıkta, yanımızda, yanı başımızda oluyor her şey. Halklar yanımızda yok ediliyor, insanlar yanımızda öldürülüyor, cinayetler yanı başımızda işleniyor.

Yakılan ağıtlara kulak kabartsak duyacağız.

Aç bir Ezidiye, direnen bir Kürde elimizi uzatsak tutacağız. Yeter ki yüreğiniz büyük olsun.

Bakmayın siz o “kocaman” dediklerine, yüreğiniz ne kadar büyükse o kadar küçüktür bu dünya.

Yetişebilir, ulaşabilir, uzanabilir, tutabilirsiniz.

Hatta bir gözyaşını silebilir, belki de birlikte gülebilirsiniz.

 

 

 

 

YORUMLAYIN

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

600 karakter kaldı

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner