Image
058. Sayı (Aralık 2013)

Cumhuriyet döneminin ilk iç sürgünü

Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü Anadolu topraklarında ulus devlet inşa edilirken tek millet-tek dil-tek din adına bedel ödeyen halklardan biri de Çerkeslerdi. Çerkesler Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk iç sürgününü yaşadılar

 

İlk sürgün 1922 yılının Aralık ayında gerçekleşmişti. 1923’ün Mayıs-Haziran aylarına gelindiğinde, Gönen ve Manyas’tan toplam 14 Çerkes köyü sürgüne gönderilmişti. 1864'te Çarlık Rusyası'nın soykırım ve sürgününe maruz kalarak anavatanlarından Osmanlıya savrulan Çerkesler, 58 yıl sonra bu kez Anadolu topraklarında bir başka bilinmezliğe itilerek travma yaşıyorlardı. Gönen ve Manyas Çerkeslerinin sürgününe dair belge, bilgi ve tanıklıkların sayısı sınırlı da olsa, Çerkeslerin yaşadığı trajediyi anlamak olası…

Sürgüne dair bilinenler, o dönem yaşamış olan öğretmen-yazar Mehmet Fetgeri’nin yazdığı iki sunumdur. Yazar İzzet Aydemir’in 1999 yılında yayınlanan araştırma yazısı, Gönen ve Manyas çevresinde yaptığı tesbitleri de içermektedir. Son kaynak ise Guşips internet dergisinin yaptığı sözlü tarih çalışması… Çerkeslere dair yüzeysel bilgilerle yetinen birçok insanın ezberini bozacak bu iç sürgün; Anadolu topraklarında ulus-devletin kurulması adına sıkıntı yaşayan bütün halklar için Çerkesler üzerinden bir örnektir.

Cumhuriyet tarihinin ilk iç sürgünü

Geçmişte bu coğrafyada yüzleşilmesi gereken pek çok olay yaşandı. Bunların içinde kimliklere yönelik yaşananlar belirleyici durumda. Bir kısmını siyasiler kendiliğinden gündeme getirirken onların ağızlarına almadıklarını da sivil inisiyatifler, araştırmacılar, gazeteciler gündeme taşımaya çalışıyor.

Yaşanan olaylardan biri de henüz çok az bilinen Gönen ve Manyas Çerkeslerinin sürgünüdür. Gerekçeleri net olarak sıralamak olası değil. Gerekçeler sıralansa da olayın derinliğinde aslında özellikle Çerkeslerin cezalandırılması girişimi olduğunun ipuçları görülebiliyor.

Sürgüne dair bilinenler, o dönem yaşamış olan öğretmen-yazar Mehmet Fetgeri’nin yazdığı iki sunumdur. Fetgeri; sorunun kamuoyunun, aydın ve gazetecilerin, yanısıra TBMM’nin gündemine girebilmesini sağlamak için çaba göstermiştir. 1890 Sapanca-Yanık doğumlu Fetgeri, Beşiktaş Spor Kulübü kurucularından; Çerkes Teavün ve Şimali Kafkas Cemiyetleri’nin aktif üyelerindendir. “Çerkes Meselesi Hakkında Türk Vicdan-ı Umumîsine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Ariza” başlığı ile yayınladığı iki sunum(1) (Ağustos 1923 ve Kasım 1923) ile yaşanan trajediyi ülke gündemine taşımaya çalışmıştır. Sürgün gerekçesi olarak; Şark-ı Karib Çerkeslerinin beyannamesi(2), Yunanistan'da kurulan “Anadolu İhtilali Cemiyeti Osmaniyesi” ile ilişki, Ethem’in tasfiyesi sonrası Yunanistan ve Midilli’den Anadolu’ya geçiş yapan çetelerin faaliyetleri, Çerkes Ethem’in hain ilan edilmesi ve milis güçleri içinde her iki kentin Çerkes köylerinden insanların olması gibi konuları okumak olası.

Nasıl bir ruh hali ile yazdığını bilemediğimiz ilk sunumda, dramatik bir şekilde Çerkeslerin asimilasyonu ve Türkleştirilmesi için sürgün benzeri uygulamalara gerek olmadığını, farklı yöntemlerle bunun sağlanabileceğini ifade etmekte ve öneriler de sıralamaktadır. Dosyamızda kısaltarak verdiğimiz ikinci sunumda ise 14 Çerkes köyüne yaşatılan trajedi detaylı bir şekilde verilmekte, sürgün gerekçeleri çürütülmekte, genel gerekçelerle yapılan düzenlemelerin sadece Çerkeslere uygulanması sorgulanmakta, ceza uygulaması haklı olsa dahi yasa gereği sürgün koşullarının son bulmasına karşın geri dönüşün geciktirilmesi eleştirilmektedir. Üstelik dönemin Başvekili bir Çerkes olan Rauf Orbay’dır. Söz konusu sunumlardan sonra Fetgeri’ye ömür boyu yayın yasağı uygulandı.

İlk sürgün 1922 Aralık ayında gerçekleştirildi. 1923 yılında, Mayıs – Haziran aylarında 13 köy daha sürgüne gönderildi. Devletin tahsis ettiği bir öküz arabası kadar eşya alabilen Çerkesler, diğer eşyalarını ve hayvanlarını yok pahasına satmak zorunda kaldı. Lozan Anlaşması 24 Temmuz 1923 yılında imzalandı. 150’likler listesi anlaşma şartı olarak kabul edileceği netleşince Haziran ayında sürgün durduruldu. 14 köyün dışında hazırlık yapması bildirilmiş başka köyler (30 civarı) vardı. Fetgeri’nin sunumları ve diğer girişimler sonucu geri dönüş sağlanabildi. Yeni baştan kurulacak bir yaşamları vardı Çerkeslerin ve buna bir sorunla, evlerine yerleştirilen Bulgaristanlı göçmenler sorunu ile başlayabildiler.

Yazar İzzet Aydemir 1999 yılında konuyla ilgili bir araştırma yazısı yayımladı.(3) Fetgeri’nin sunumlarından yararlandı, yanısıra Gönen ve Manyas çevresinde görüşmeler yaptı. Yazıyı kısaltarak dosyamıza aldık.

Sürgüne dair elde olan son kaynak, Guşıps(4) internet dergisinin yaptığı sözlü tarih çalışması. Yaşayanların anlattıklarından aktarımları biz de dosyamıza, yine kısaltarak aldık.

1923 yılında Çerkeslerin yaşadığı olumsuzluklar bu sürgünle de sınırlı değildir.

II. Meşrutiyet dönemi 1908’de kurulan Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti (5), 1918 yılında kurulan Çerkes Kadınları Teavun Cemiyeti (6) ve Kadınlar Cemiyeti’nin İstanbul’da açtığı özel okul (7) 1923 yılında kapatıldı.

Çerkeslere dair yüzeysel bilgilerle, bilgi sahibi olmak için çaba harcamak yerine genel-geçer aktarımlarla yetinen birçok insanın ezberini bozacak bu iç sürgün; Anadolu topraklarında ulus-devlet inşası uğruna, tek millet-tek dil-tek din adına sıkıntı yaşayan bütün halklar için Çerkesler üzerinden bir örnektir.

1.Tüm Eserleri - Mehmet Fetgeri Şoenü –KAFDAV Yayınları – 2007

2. Jıneps Gazetesi, Ocak-Şubat 2012 S.47-48

3.Nart dergisi, S: 15, Kasım-Aralık 1999

4.www.gusips.net/analysis/

5.İstanbul, Beşiktaş Akaretler’de kuruldu ve çeşitli yerlerde şubeleri açıldı. Diasporada ilk kez Adıge ve Abhaz dilleri alfabeleri düzenlendi. ‘Guaze’ (Kılavuz-Rehber) adıyla (1911-14) yılları arasında dünyada ilk kez Adıgece gazete yayınlandı. Latin ve Araf harfleri ile Adıgece ve Abazaca kitaplar bastırıldı ve ana vatan Kafkasya’daki okullara da ulaştırıldı. Derneğin kadrosundan Kafkasya’ya öğretmenler gönderildi.

6.‘Diyane’ (Annemiz) adıyla Türkçe-Adıgece bir dergi yayınlamış ve özel okul açmıştır.

7.Çerkes Örnek Okulu; Osmanlı İmparatorluğu’nda Latin harfleri ile, kız ve erkek öğrencili karma eğitim yapan ilk okuldur. 4-6 yaş gurubu Ana Okulu da vardı. Lozan Anlaşmasının imzası sonrası, Milli Eğitim Bakanlığı’nın emri ile, 5 Eylül 1923 tarihinde kapatıldı.

YORUMLAYIN

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

600 karakter kaldı

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner