Image

Jiy Zafer Süren
Lagarta
zafersuren@yahoo.co.uk
Tüm Yazıları

01 Aralık 2012, Cumartesi

Bir Garip Çeşme (Abaza Mehmet Ağa ve Şekerpare Hatun Çeşmesi)

Şekerpare devrinin meşhur hanımlarındandır. Sultan İbrahim´in (5 Kasım 1615 – 18 Ağustos 1648) musahibelerindendir (Sohbet, arkadaşlık eden (kimse). Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle padişahların güzel zaman geçirmelerini sağlamakla görevli kimselere verilen san) Şehsuvar Usta diye de anılır. Valide Kösem Sultan’ın cariyeliğinde yetişmiş, her türlü entrikada başrol oyuncusu olmuştur. Sultan İbrahim’in sohbet ettiği, vakit geçirdiği annesinin hediyesi; Rus, Ukraynalı, Alman, Avusturyalı ve Çerkez asıllı olduğu söylenen biridir.

Nerede ve ne zaman doğduğuna dair bilgi yoktur. Var olan kaynaklarda kendisiyle ilgili verilen tarihli ilk bilgi 1647'de Kara Musa Paşa ile evlendirildiğidir. 1648'de Hezarpare Ahmed Paşa tarafından etrafındaki kişilerle beraber kötü işlere karıştığı, rüşvet aldığı ve haddini aştığı için Habeşistan sınırındaki Ebrim'e sürülmüş ve orada ölmüştür.(1)

Naima'nın uzun uzun anlattığı Şekerpare Hatun’un sürgün olayı 1648 tarihinde gerçekleşir. Mallarına el konulduğunda, 16 sandığın her birinin ağzına kadar mücevher, inci ile dolu olduğu, ayrıca altın, riyal ve kıymetli yaldızlı Hint işleri ve başka kıymetli hediyelerin olduğunu gören padişah "Hay kâfir' bana akşam ekmek alacak akçem yoktur diye yemin ederdi, bak neleri çıktı, hepsi benim malımdır!" diye ferman buyurur. Başka çok sayıda kıymetli şeyleri ile beraber 250 kese nakit para çıktığı söylenir.

Şekerpare Hatun’un Eyüp'te yaptırdığı türbe ve sebili (1646) sürgüne gönderilmesi üzerine satılığa çıkarılmış ve Ser-hazin Hasan Ağa ile Abdurrahman Ağa tarafından satın alınmıştır. Bugün Abdurrahman Paşa Türbesi olarak bilinen türbenin sebili, 1942 yılında yıktırılmıştır.

İlk yapım tarihi bilinmeyen, Galata'da Necati Bey Caddesi'nde II. Bayezid Camii'nin kapısına bitişik “Şekerpare Hatun Çeşmesi” diye anılan çeşmenin 1875 yılında tamir edildiği, üzerinde bulunan kitabede yer alan iki satırdan anlaşılmaktadır.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde (B.O.A) bir belgede ise bu çeşmeden şu şekilde söz edilmektedir: Galata'da Sultanbayezid mahallesinde Abaza Mehmed Ağa ve Şekerpare Hatun çeşmesi üzerindeki Hacı Mustafa Ramazan mektebinin mahlul olan muallimliğinin ölenin layık oğluna tevcihi.(2)

Yine B.O.A.’de kayıtlı bir belgeye göre Şekerpare Hatun ile Abaza Mehmet Ağa’nın birlikte oldukları vakıf vardır.(3) Şekerpare adında Silivrikapı civarında bir mahalle bulunduğunu (4) ve yine Silivrikapı civarında Arabacıbeyazıd mahallesinde bir mektepte ad olarak da rastlıyoruz.(5)

Şerkerpare Hatun ile Abaza Mehmet Ağa arasındaki ilişkiyi ise şimdilik bilemiyoruz. Büyük bir olasılıkla, birlikte vakıf sahibi olduklarına göre akraba,belki de abla kardeştiler. Şekerpare Hatun hakkında söylenilen Çerkes olduğu söylencesi de yerine oturmuş olur.

Çeşmenin bugünlerde “Şekerpare Hatun Çeşmesi” diye (1) anılmasına sebep 1875 yılında yapılan tamirat sonrası, asıl kitabesinin büyük bir olasılıkla kaybolmuş olmasındandır.

Belgelerden de anlaşıldığı üzere asıl adı Abaza Mehmet Ağa ve Şekerpare Hatun Çeşmesi’dir.

350 yıl gibi uzun bir süre ayakta kalabilmeyi her şeye rağmen başarabilmiş bu garip çeşmenin önünden, bilmeden yıllardır geçip durmaktayız.

Ve de daha nice yıllar geçeceğiz.

---------------


 

(1)Hatice Aynur, Doç Dr., Tarih Vakfı - İstanbul Dergisi, Sayı 50

( 2) B.O.A. Tasnif: C.MF, Belge No:173/8637, Tarih: 1178 Z 28.

(3)B.O.A. Tasnif: C.Ev. Belge No:527/26622, Tarih: 1185 S 29

(4)B.O.A. Tasnif İ.MVL. Belge No: 290/11567, Tarih: 1270 S 18

(5)B.O.A. Tasnif C.MF. Belge No:161/8035, Tarih:1261 B 07

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner