Image

Mansur Balcı (Bağatır)

info@jinepsgazetesi.com
Tüm Yazıları

27 Mayıs 2015, Çarşamba

ÇERKESLER İÇİN MAYIS AYI

 

Mayıs ayı Çerkesler için farklı önem taşıyor. 151 yıl önce yaşanmış Çerkes soykırımı ve sürgününün tanınması/ bilinmesi/kabul edilmesi için harcanan çabaların yoğunlaştırıldığı ay. Gel gör ki, önümüzdeki Haziran ayında da diaspora/Türkiye’de genel seçimler yapılacak. Yakın tarihte görülmemiş yoğunlukta aday adayları veya adaylar ile seçmenler Çerkes kimliği ile siyasette ön planda görünüyor gibi. Öte yandan, tüm Çerkeslerin birleşerek ortak bir aday çıkarmasını beklemek saflık olurdu da; önemli sayılacak bir çoğunluğun, mesela KAFFED’in de ortak bir adayı maalesef yok. Görünen o ki; mevcut siyasi partiler içinde, özellikle, AKP’de siyaset yapan Çerkesler çok alışık olmadığımız bir seviyede etnik kimliklerini öne çıkararak aday adayı olmuşlar, aday olabilmeleri için arkalarında ‘’Çerkes seçmeni var’’ algısı yaratmayı düşünmüşler ve bu anlamda profil vermişlerdir. Kimileri iktidar partisinden amaca uyan bir bakanı ‘’yılın siyasetçisi” ilan edip, kalpak kaptırmış ama aday gösterilmemiş ve küsmüş. Kimi, KAFFED’e sızmaya çalışmış, sızamayınca ayrı bir iki dernek kurdurmuş, üç dernekten oluşan bir de federasyon oluşturup, aday adayı olmuş: ama açıkta kalmış. CHP’de bu tür öne çıkışlar olmadı. D. Baykal ihtiyaç duyduğu zaman ihtiyaç duyduğu kadar Çerkes olduğunu söylerdi, bu yeterliydi CHP için; bu defa söylemedi. Ama CHP, seçim kampanyasının bir parçası olarak Ermeni adayını etnik kimliğiyle İstanbul’da birinci sıradan aday göstermiştir. Hırant Dink, sorum üzerine Türkiye’deki Ermeni nüfusunun 34 bin civarında olduğunu söylemişti. CHP beş milyon nüfusu olduğunu iddia eden Çerkeslerden kendi kimliği ile aday göstermemiştir. Ya Çerkeslere inanmıyor, ya da Çerkesler seçmen gücü değiller... MHP adayları içinde Çerkes, özellikle Abhaz adaylar var. En çok da HDP içinde etnik kimlikleri ile Çerkes adaylar gösterilmiş. Ayrıca bağımsız adaylar. Ancak altmışın üzerinde ilde örgütlü KAFFED’in bir adayı yok. Hatta KAFFED’in başkan yardımcısı Bursa’da HDP’den ikinci sırada aday, ama, KAFFED’in adayı değil... Kısacası, Çerkeslerin ağırlıklı bir toplamında kendi kimliği ile adayı yok. Seçime böyle gireceğiz.

Kısaca Çerkesler, etnik sorunlarının çözümüyle mecliste uğraşacak ortak bir adayı yine olmayacak. Mevcut partilerdeki adaylardan seçilen olursa, partisinin izin verdiği kadarıyla uğraşacaklar. CHP, AKP ve MHP adaylarından seçilen olursa sorunlarımızın mecliste gündeme gelmesi düşünülemez bile. CHP ile MHP’nin ne programında ne de kültüründe bizim etnik sorunlarımız yer almaz. AKP’de de parti programlarında olmadığı gibi, zaten, birey olarak vekiller özel önerilerde bulunmak bir yana, değil mecliste hiçbir alanda görüş bildiremezler, yasak!... Sonuç olarak Çerkesler toplam olarak real siyaset düzlemine bu seçimlerde de çıkamadılar. Geriye bireysel politika yapmakla yetinecekler. Kendi ikbal/istikbali için yapılacak politikalardan söz edilebilir.

Bireysel politik duruş parti içinde yapılıyor ise, partinin programı, demokrasi ve ülke geleceği açısından taşıdığı özgül ağırlığı ön plana çıktı gibi görünüyor bu seçimlerde. CHP kan kaybını durdurmak, MHP puanını arttırmak, AKP ise sistem değişikliği için her şeyi zorlayacak gibi tahmin edilmektedir. AKP’nin başkanlık sistemi ile iktidarı tek kişinin belirleyiciliğine evirerek birey/diktatör sultasını kurmak, olmazsa refarandum yapma vekil sayısına ulaşmak, o da olmaz ise, tek başına iktidarda kalma aşamalarına karşı tek duruş HDP’nin barajı aşma sorunu görülüyor. Bu anlamda, ülke geleceği ve diasporada siyasi demokrasinin geleceği açısından HDP’ye oy vermek belirleyici olmuştur. Herkes oyunu buna göre kullanacak gibi görünüyor. Ya da kullandığı oyun anlamı bu sürecin sonucuna göre anlam kazanacaktır. AKP’ye inanç temelinde oy verenlerin oyları demokrasi açısından “ötesi” anlamlar taşımaktadır. HDP’ye verilen oyların Kürtlerin haklarının mecliste savunulmasının ötesinde, demokrasinin geleceği açısından ötesi bir anlam taşıdığı gibi...

Son söz: Toplumsal bir güç olarak ülke gündeminde yer alma olgunluğuna ve bilincine ulaşamamış Çerkesler, Mayıs ayı rutin gündemimize dönelim. Art niyetli tuhaf bazı Çerkeslerin siyasi iktidar ilişkilerini kullanarak, ana dil eğitimini Kiril alfabesi yerine uyduruk Latin alfabesi denilen şeye dönüştürmesi sorunu en önemli meselelerden birisi. Anavatan kültürü, yazılı/basılı her şeyden koparacak bu karar; yanlışın ötesinde ihanet boyutundadır. Latin alfabesi denilen uyduruk şeyle tek bir eserin olmadığı gibi seksen yıldır Anavatanda üretilmiş/birikmiş milyonlarca belge ve binlerce yayınlanmış eserden koparacaktır. Anavatan ile yazılı ilişkinin kesileceği bu karar saçma ve art niyetlidir. Bireysel nemalanma, ideolojik düşmanlık, kapris, hırs, inat vb tatmini için iktidar ile olan siyaset ilişkileri kullanılarak verilen bu karardan derhal dönülmelidir! Bu ayın ikinci önemli gündemi ise, soykırım ve sürgünün yıldönümü etkinlikleri... Seçim atmosferinin etkisinden kurtularak, geçen yıldan daha kitlesel ve daha etkili araçların kullanıldığı eylemlerin örgütlenmesi, genelin dilek ve beklentisidir.

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner