12 Mart 2015, Perşembe

HAZİRAN SEÇMLERİ VE ÇERKESLER

Çerkeslern syas yelpazedek yer tutma oranları geçmste Türkye genelnden farksız degld. Ancak bu denge cdd oranda degsmegöstermstr. Örneğin 12 Eylül öncesinde MHP’ye oy veren Çerkes bulabiliyor olmanıza rağmen, Çerkeslerin kimliklerine sahip çıkar hal alması ile tamamıyla değişmiştir. Türk milliyetçisi partilere oy vermenin kimliğin inkârı olduğu bilinci ciddi oranda yerleşmiştir. Son on yılda ise sanal dünyanın etkin olarak kullanılması ile bu bilinç daha da artmış, kimliklerin, ana dil özgürlüklerini yok sayan tüm partilere karşı mesafeli bir pozisyon almışlardır.

Günümüzde ise Çerkeslerin siyasi parti portföyünde AKP ve HDP vardır. Bilinçli Çerkes seçmen karsısında diğer partilerin durumu parlak gözükmemektedir. Türkiye siyasi yelpazesinde dağınık olarak yer tutan Çerkeslerin bu kez dağınık olmayışları Haziran seçimler açısından önemlidir. Çerkeslerin blok olarak hareket eder hal alması örgütlü bir tavırdan ziyade, bir sürecin doğal sonucudur. Bu durum, biraz AKP’li, biraz liberal, az biraz eski solcu ve daha çok durumdan vazife çıkarıp nemalanacak bir takım Çerkesler acele bir parti kurma noktasına kadar getirmiştir. Bağımsız adayların durumu ise zannımca gereksiz bir oy kaybı olmakla beraber, yetersiz görülen mevcut siyasi yapılara tepki niteliğindedir.

Peki bu durum karsısında Çerkesler HDP kucaklamakta mıdır? Başka bir deyişle; HDP kendisini yeterince Çerkeslere anlatabilmiş, yeterince anlayabilmiş veya yeterince önemsemiş midir?

Çerkes halkı, parti programlarında, yazılarda, söylemlerde; “Diğer halklar ve kimlikler” yuvarlak ifadesi içerisine sıkıştırılacak kadar küçük değildir.

Çerkesler, beş milyon nüfusu ile Türkiye’nin üçüncü büyük etnik yapısıdır. Çerkeshalkı görmezden gelinerek “halkların kardeşliği” inşaa edilemez.

Mevcut sistemin ömrünü uzatmak için ana akımın politikaları arasına sıkışıp kalmak istemeyen Çerkesler, özgürlükçü siyasetin kendilerine can suyu olmasını beklerken, (yüreğimiz küçük esnafla birlikte olmakla beraber) küçük esnafın adı geçip, Çerkes halkının isminin yeteri ölçüde telaffuz edilmiyor olması büyük eksikliktir.

Tüm demokratik muhalefet güçlerinin mücadele alanlarını ortak mücadele alanı olarak görmek, işçilerin, emekçilerin, yoksulların, farklı ulus, dil, kültür ve inançtopluluklarının, göçmenlerin, mültecilerin, kadınların, köylülerin, yaşam alanları tahrip edilenlerin ortak mücadele alanı olmaya talip siyasi¬ bir hareket, seçimsürecine girerken çözüm sürecine takılı kalmamalıdır. Türkiye için en büyük çözüm, halkların, ezilenlerin, işçilerin, köylülerin, yok sayılanların iktidarıdır.

Çerkeslerin özgürlükçü ve çok kültürlü siyasi figürlere ihtiyacı olduğu gibi aynıfigürlerin aynı oranda Çerkeslere ihtiyacı vardır.

İnsan onuruna yakışır bir yaşam kurmak üzere demokratik halk iktidarını hedeflemek, Türkiye’de yaşayan tüm halkların eşit haklara dayalı, anadillerinin, kimlik vekültürlerinin korunması ilkeleri ile yola çıkmak, tüm halkları isimi ile ve yüksek sesle ifade etmekten geçebilir. Çerkesler, Türkiye halkları arasında önemli birkitleye sahip, ismi yüksek sesle telaffuz edilmesi gereken önemli bir halktır.

“Tekçi, milliyetçi, ayrımcı” yaklaşımlara karsı durup, çok sesliliği savunurken, telaffuz edilen çeşitliliği savunur ikide tutmak günümüz itibari ile yetersiz bir yaklaşımdır.

Birimizin haksızlık yaşadığı yerde, bir diğerimizin özgür ve eşit olmayacağı ortadadır. Bu anlamda, egemenlere karşı verilecek mücadelede birleşmenin yolu, Türkiye halklarının tamamını kapsayan tavırlarda ısrarcı olmaktır. Eylemde de, söylemdede bu kararlılığı göstermektir.

Haziran seçimini, doğuyu ve batıyı, halkları, beklentiler doğru okuyanlar ve doğru adımlar atanlar kazanacaktır.

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner