Image

Mansur Balcı (Bağatır)

info@jinepsgazetesi.com
Tüm Yazıları

23 Mayıs 2017, Salı

Kış gitmeden yaz geldi

Kış gitmeden yaz geldi
 
dağın hareminde doğan çocuklar
dağın eteğine gömüldüler
 
acıyı soğutur diye sığınmıştık dağlara
yaşadıkça yalınlaştı acılarımız
nemini bulunca yumuşar sanarak
çok uzun bekledik toprağın devrilmesini
aklımızı tütsüleyip ceylan yavrularıyla
düşlerimizden yollar geçirdik
 
sonra yollarda dolaştırdık düşlerimizi
çalınırisrafilin bakır borusu diye
ipek bir heceyle açmıştık tarihin penceresini
adı hiç duyulmayacak tuzaklardan öğrenip
adı duyulmamış tuzaklarda uyuduk
yıllarca yağmur bekledik göllerin ortasında
ıskalamasın geceleri ay bizi diye
güneşe uzattık kara ağaç gölgesini
içimizde şiirler, türküler dolaştırıp yatıştık
 
anladık ki her ağacın mülkü gölgesi kadar
anladık ki eskiden dağların bir gücü varmış
 
dağların eteğine gömülmeyen çocuklar
yol yorgunu ve sıkılgan elleriyle
gelip şehrin girişini yumrukluyorlar
dağın cevabını taşıyan doğu döğmeleriyle
çok uzaklardan bakarak yalnızca konuştular
eskiden güneşe durmanın bir gücü vardı
güneşi ıskaladığımız sabahlarda anladık
kara ağaç gölgesinde toprak döl vermez
 
bildik. her ağaç toprağının mülküdür
dağın haremine inen su kesilince
fırtına ve çamur toparlar otağını
söz yalpalar geri döner, barut kokusu susar
söz zirveden iner, kale burçları büyür
söz alınıp verilir, kıble yönünü bulur
son sözler yorumlanmaz, rahlede açık kalır
 
bildik. her ağacın mülkü toprağı kadar
dağın haremine inen su kirlenince
seni ölmeden önceydi, bildik
bu dünyadan sağ kurtulan olmamış
 
her taşın yüzü vardır, doğru yerden bakarsak
eskiden taşa bakmak, bir hüner meselesiymiş

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.

Yorum Yapın

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

Kalan karakter (600)

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner