Türkiye Çerkes Diasporası’nda Düşündürücü Bir Tartışma

0
10

Adige Dernekleri Kurulmalı mı Kurulmamalı mı?
Düzce’den Musa Tok’un 26.07.2006 tarihindeki iletisi (Marje grup) ile sanal alemde yeni bir gündem oluştu ve tartışma başladı. Adıgeler’in yaşadığı yerlerdeki dernek isimlerinin ‘Adıge Kültür Derneği’ olmasını talep eden Musa Tok’un internette başlattığı tartışma yeni değil. Bir süredir üzerinde konuşulan ve işlenen bir konu olmasına karşın, internet ortamında da olsa yazılı hale gelmiş oldu. Gazetemiz için dizginin başlayacağı güne kadar olan iletileri süzgeçten geçirdik ve internet’i izleyemeyen okuyucularımız için bir özet hazırladık.  
26.07.2006 / Musa Tok / Düzce
Değerli Adiğeler..
Türkiye’deki Kafkas kökenlilerin %90’ı Adige’dir. Türkiye’deki bütün derneklerin ismi Kafkas Kültür Derneğidir. Sadece Adiğelerin olduğu yerlerdeki dernek isimleri Kafkas Kültür Dernekleridir. Diğer Kafkas kökenli hemşerilerimizin dernek adlarında Kafkas kelimesi yoktur. Ben de bizim derneklerimizin adının Adiğe Kültür Dernekleri olmasını şiddetle istiyorum.Karşı görüşteki bilhassa Adige Kardeşlerimiz, bölücülük olur diye karşılar. ".. Kardeşim Kafkas kökenlilerin %90’ı Adiğe olduğunu yukarda da söyledim." Geri kalan %10’unun yıllardır kendi adlarıyla dernekleri var.
%10’ u bölücü olmadı da, %90’ımı oluyor, bunu anlamış değilim..?? Bu fikre ben yıllardır sahip değilim. Fakat son zamanlarda, Kafkasya’da gelişen olaylar beni böyle düşünmeye itmiştir. Ben, çok sevdiğim bir dostum; eğer bana ve aileme zarar veriyorsa, bu dostluğu bitiririm. Bizim Adiğe aydınlarımız çeşitli gazete ve dergilerde, Adiğeler için çok önemli olan Cumhuriyetlerimizin dibini oyuyorlar. Bu aydın geçinen insanlar, ne yazık ki Kafkasya’yı televizyonda bile görmediler. Kimse Adiğe olduğunu unutmasın. Ben Kafkas kelimesinin Adiğe ismini artık unutturmaya başladığını düşünüyorum.
Kars ilinde Kafkas Festivali yapılıyor. İnegöl’de Gürcüler Kafkas Festivali yapıyorlar. Ermeniler Kafkas oyunu oynuyorlar. Ben diyorum ki; Kafkasya coğrafi bir bölgedir. Benim ismim değildir. Kim istiyorsa isim olarak alsın ve kullansın.
Son olarak; çeşitli toplantılarda insanlar, kendilerini tanıtırken Adiğe olduklarını söylesinler,
Hangi boydan, hangi sülaleden geldiklerini belirtsinler. Bunları yok mu sayacağız.??
Benim söylediklerim kesinlikle mikro milliyetçilik değildir. Bunlar gerçeklerimizdir.(..)
Herkese selamlar..
27.07.2006 / Hakan Demir / Adana
(..)Federasyon ve Dernek isimlerinin değişmesine ilişkin bu girişim veya önerinize ilişkin olarak öncelikle başarılar dilerim, sanırım daha önceden dillendirilmiş ve alt yapısı hazırlanmış bir düşünceyi uygulamaya koyuyorsunuz. (..) 50 yıl sonra Türkiye’de Adige, Abhaz ve diğerlerinin sonunun çok mu farklı olacağını düşünüyorsunuz? (..) Lütfen unutmayın, benzerliklerimiz sadece geçmişe ilişkin ortak acılar değil, geleceği de benzer olan toplulukların üyesiyiz, kaderlerimizin çok benzer yanları bulunmakta. (..) Düşüncelerimi yazarken hayatım boyunca önemsediğim şeyleri tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissettim, bu duyguları üç ay önce 21 Mayıs programında da yaşamıştım, günün anlamı ve önemi üzerine konuşmasını tamamlayan Federasyondan gelen konuğumuzla sohbet ederken, bir soru yönelttim; “Adige-Abhaz isimli derneklerde, Dağıstanlı, Asetin, Çeçen v.b. hemşerilerimiz kendilerini nasıl konumlandırırlar?” Aldığım cevap bana hayatımın en büyük şaşkınlıklarından birini yaşattı, cevap;
 “Derneklerimizde, Adige ve Abhaz olmayanların Araplar ve Türklerden farkı yoktur.” (..) Bu tür düşüncelere rağmen Adana Kafkas Kültür Derneği’nin yönetim kurulunda olmaktan, bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum. (..)
28.07.2006 / Akgün KOÇ
Sayın Musa Tok,
Doğru, Türkiye’de bulunan Kafkas Kökenli vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğu Adiğe, çoğunluğuz diye nüfus oranı Adiğelere göre daha az olan kader birliği yaptığımız örf ve adetleri birbirine benzeyen 140 yıldır beraber hareket ettiğimiz diğer Kafkas Kökenli kardeşlerimizi dışlayıp, derneklerin adını değiştirmek kimin işine yarar.
28.07.2006 / Polat Doğan
(..)Üyelerinin tamamı Adigeler’den oluşan bir Kafkas Kültür Derneği var mıdır Türkiye’de?  
Velev ki Turkiye’deki Çerkesler’in gittiği Kafkas Derneklerinin adını değiştirdik, Adige Derneği yaptık. Peki bu derneklere gelen Abhazlara, Abazalara, Asetinlere, Çeçenlere, İnguşlara, Karaçaylara, Kumuklara ne diyeceğiz? Kusura bakmayın artık burası Adige derneği, gidin kendinize bir dernek kurun mu diyeceğiz? Peki yıllardır şişire şişire önümüze koyduğunuz Adige-Abhaz kardeşliğine ne oldu ? Bittimi bu kardeşlik? (..)
30.07.2006 / Lhaşe Şahin
Elbetteki tutup Adige derneği kurup diğer kardeş halkları dışlamak gibi bir düşünce olmaz, olmamalıdır da, ama gösterdiğiniz bu tepkiyi neden Abhaz derneklerine, Dağıstan dernek ve vakıflarına, Çeçen, Oset Alan vakıf ve derneklerine göstermiyorsunuz onu anlayamıyorum. Açıkçası Adigeler Adige derneği kurunca mikro milliyetçilik olacak, diğerleri yapınca olabilir, bu hiç mantıklı değil, eminim Musa Tok size bir şey ima etmek için o yazıyı yollamıştır, bazı şeyleri anlayın diye …
01.08.2006 / Tuğ Şamil
Bence Adige ve Abhazlar’ın haricindeki Kafkas kökenli kavimlerin (Chechen, Oset-Alan, Dağıstanlı, Karaçay-Balkar) kendi derneklerini kurmalarının başlıca nedeni, günümüzde Kafkas Derneği veya Kafkas Kültür Derneği adı altında faaliyetlerini devam ettiren derneklerimizin zaten fiiliyatta birer Adige-Abhaz ve genellikle de Adige derneği olmalarıdır. (..) Fiilen zaten Adige derneği gibi işleyen Kafkas Kültür Derneklerinin adını Adige Derneği diye değiştirerek elinize ne geçecek çok merak ediyorum. Asıl yapılması gereken, her ne kadar Türkiye’de popülasyon olarak diğer halklar az sayıda olsalar bile Anavatandaki popülasyonları da değerlendirilerek, bir ortak duruş sağlayabilmektir. Adigeler’in, Abhazlar’ın ve diğer dağlıların selameti yalnızlıktan geçmez, bunun bilincinde olmak lazım.(..)
01.08.2006 / Hakan Jan
Türkiye’ de bir ilk olma hevesi ile,  Düzce’ de dernek adının değiştirilmesi fikri kısa sayılamıyacak bir süreden beri mevcut.(..) “Adıgeliğinizden utanıyor musunuz" gibi kışkırtıcı, insanlarımızın direk onuruna laf uzatılarak, " Abazaların Abhaz Derneği var, neden bizim Adıge Derneğimiz yok " şeklinde  gündeme gelmesine rağmen kabul görmemiştir. (..)Adıge Derneği fikrinin toplumsal birliktelik açısından olumlu mesajlar içermesi gerekiyor bence, toplumsal birliktelik amaç değil ise benim için kabul edilirliği yoktur.(..)Toplumsal ihtiyaç ise Adıge Derneği kurulsun, mevcut huzurlu ortamı sıkıntıya düşürmeden, kimseyi de ikna etme gereği duymadan, hatta şu an görülen gerginliği yaratmadan dernek kurulsun ve fikir sahipleri ‘biz derneği kurduk’ desin.(..)
03.08.2006 / Yusuf K. Taymaz
Musa’nın başlattığı tartışmayı ikiye ayırmanın gerektiğini düşünüyorum. Birincisi Muhacerette (Kafkas Örgütlenmeleri dışında)  Adige örgütlenmeleri gerekli midir , İkincisi ise Düzce özelinde ne yapmalıdır.(..) Bu tartışmanın bir alt dönemi daha önce de derneklerimizde yaşanıyordu.Bu dönemde birçok derneğimizin adının Kuzey Kafkasya ile anılmasının nedeni de Gürcüstan, Azerbeycan ve Ermenistan dan ayırma istemiydi.(..) Türkiyedeki derneklerimizin merkez şube ve sonrda federasyon çatısı altında birleşmesi sürecinde, merkezi yapının Kafkasya ile adlandırılması benimsendi. Bu yaklaşıma göre  Kafkasya ve Kafkasya ötesi vardı. Gürcüstan, Azerbeycan ve Ermenistan Kafkas ötesiydi.(..) Özetle Adigelerin kendi adlarında yeni dernekler kurmalarında, Adige yoğun bölgelerde Adige derneklerinin kurulması sakıncalı olmamakla birlikte, kentlerde var olan Kafkas derneklerinin Adige derneğine dönüştürülmesini de doğru bulmuyorum. Tüzükleri Kafkasyalıları kucaklayan derneklerimizin dışlayıcı olmasını doğru bulmuyorum.
Bir başka konu da mikro milliyetçilik, azınlık milliyetçiliği vb. eleştirilerdir.Herhangi bir çalışma alanına ilişkin dernek kurmak, örneğin Adige derneği, Abhaz derneği, Çeçen derneği kurmanın nedeni mikro milliyetçilik  sayılamaz. Bu suçlama biçimi uniter devleti tek ve doğru devlet biçimi olarak gören milliyetçi çizginin yaklaşımıdır. Önüne gelen her yapıyı kimlerin bölücü olarak nitelediğini iyi biliyoruz. Eğer bu birliktelikler milliyetçilik temelinde oluşturuluyorsa, elbette desteklememeli. Çünkü milliyetçiliğin iyisi yoktur. (..)
04.08.2006 / Zeynel Besleney
 (..)Bu halka dair uluslararası alanda yapılan tüm çalışmalarda bu sorunla karşılaşılıyor. Akademik çevrelerde, kültür ve sanat çevrelerinde bu sorun nedeniyle Çerkeslerin tanınması zorlaşıyor. Bugün Abhazya’nın, Çeçenistan, Dağıstan ve hatta Osetya’nın isimleri uluslararası siyasi çevrelerde biliniyor. Çok acı olaylar nedeniyle isimlerini duyurmuş olsa da bu halkların varlığından bir haberdarlık sözkonusu. Fakat Çerkesler(Adıgeler) için bunu söylemek çok mümkün değil. Bu anlamda Türkiye’de Çerkeslerin kendi içlerinde "Adige", kendi dışlarında da "Çerkes" tanımlamalarını kurumsal yapılarında, edebiyat ve sosyal bilimlerdeki çalışmalarda kullanmaları bu sorunun yavaş yavaş da olsa aşılmasına yol açacaktır.(..) Çerkes/Adige yoğun yerleşim yerlerindeki derneklerin isimlerinin Çerkes/Adige olarak değiştirilmesi fikrini destekliyorum. (..)Birliktelik ve ortak Kafkasyalılık kimliği bağlamında her etnik gruba ait derneğin isimlerinin başına "Kafkas" teriminin de eklenmesi o derneğin tüm Kafkas diasporasına da ait olduğunu simgeleyebilir.(..)
04.08.2006 / Volkan Düzenli
Her etnik grubun olduğu gibi, pek tabi ki Adigelerin de kendi örgütlülüklerini oluşturmaları ve geliştirmeleri en temel haklarından birisi. Abhazlar, Çeçenler, Osetler yaptı diye değil, Adigeler in ihtiyaçları, nedenleri ve iyiniyetle hazırlanmış yol haritalarıyla doğrudan ilgili bir durum diye düşünüyorum. (..) Zaten hiç kimse Adigeler kendi isimleriyle örgütlenmesin demiyor. Sadece bunun öncelikli bir ihtiyaç mı!, iyiniyetli bir öneri mi!, Kafkas veya Çerkes şemsiyesi niteliğinde kimliğine darbe mi! ekseninde tartışılmakta. (..)
Ulusal (ya da bölgesel) sorunun çözümü kültür dernekleri değil, siyasi örgütlenmelerdir. Derneklere bunu ihale edilmesinin ve beklenti geliştirilmesinin nedeni ulusal sorunun maniple edilmesidir. (..)
Çeçen liderlerinin ardı ardına katledildiği, kirli savaşın tüm Kafkasya’ya yayılacağına dair duyumların yoğunlaştığı, Rusya’ da ve Türkiye’ de iktidarlarla işbirlikçiliğin halka ihanetin pervasızlığıyla tavana vurduğu, yanıbaşımızda Filistin’de, Lübnan’da sivil halkın üzerine bomba yağdırıldığı bu günlerde tartışma gündemlerinin ÖNCELİKLERDEN HIZLA UZAKLAŞTIRILARAK dernek isimlerinin değişip değişmemesi almış ise buna safdillilikle bakmamız beklenmemeli… Rusya’nın Çeçenler’e, Amerika ve maşası İsrail’in Filistin ve Lübnanlılar’a uyguladığı vahşetin gündemimiz olması daha bir ADIGECE olmaz mıydı!???
05.08.2006 / Can Kesgin 
(..)Kafkasya’yı bir alfabe kabul edersek her etnisite o alfabenin bir harfidir ve bir harf olmazsa alfabe olması mümkün değildir..O halde önemli olan gerçekleri bilerek gündemi her açıdan takip ederek ne yapacağını bilerek planlı ve programlı bir şekilde hareket etmektir..Niyet iyi olduktan sonra isimlerin hiç bir önemi yoktur..Burada şunu sormak lazım, dernek isimlerini Adige olarak değiştirmek isteyenler veya Abhaz, Çeçen, Dağıstan, Oset, Karaçay vs..adı altında kurulan derneklerin meselelere yaklaşımı nedir..? (..)
09.08.2006 / K’eref Anzor
(..)Yapılmaya çalışılan ve bizim izin vermeye niyetli olmadığımız şey şu: Rus devleti, Çeçenya ile başlayan başkaldırının, tüm Kafkas halklarının dayanışması ile, kendisini parçalamasından korkuyor. Bizi iyi tanıdığı için, her tür manipulasyon ve dezenformasyon ile, Kafkasyalılar’ı doğu-batı, otokton-sonradan gelme, dinci-laik, Müslüman-Hristiyan ve aklınıza gelebilecek her yolla bölüp parçalamaya devam ediyor. İçinde yaşadığımız Türkiye’de başımıza gelenleri hepiniz biliyorsunuz ve özellikle Batı Anadolu’da Abaza-Adige ayırımı yaparak, güçlü bir Çerkes diasporasına engel olunuyor. (..)
Adıgeler’in ayrı dernek örgütlenmesinin ulusal sorunumuza zarar vereceği, ulusal sorunun siyasal yapılanmalarla ve Kafkasya’nın tüm halklarının birlik ve dayanışmasıyla ancak çözüleceğine inanan benim gibi insanlar da, bu yanlışa izin vermeyeceklerini belirtiyorlar. Bu arada sürgündeki Kafkas halklarının diasporadaki üst kimliği olan ÇERKES kavramının içi de hızla boşaltılıyor ve bu diaspora ve anavatanın varlığı için, şu an yapılmak istenen kadar tehlikeli bir yaklaşım.(..)
09.08.2006 / Alpay Ardzınba
(..)
Bu nedenle özellikle Adigey ilişkilerinin geliştirilmesi, sorunlara ortak olunması adına bile Adige örgütlenmesine acilen ihtiyaç duyulmaktadır.
İsmi dernek ya da başka bişi olmuş önemli değil, yeter ki bu amaca yönelik çalışan bir yapı kurulsun ve bir an önce Adige ve Adigey özelindeki sorunların çözümü için gayret göstersin, en azından Adigelerin Adigey ilişkilerinin artması için uğraş versin.
Bu durum ne bölünme ne de ayrımcılık getirmez, sadece ve sadece gerçeklere uygun çözüm üretmenin zeminini oluşturur. (..)
 
 

Sayı : 2006 09

Yayınlanma Tarihi: 2006-09-01 00:00:00