Çerkes Kültürüne Ciddi Bir Katkı: Adigece Kuran

0
7

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin tanınmış yazar ve mütercimlerinden Yelgar Kaşif, Kuran’ı Kabardeyce’ye çevirip yayımladı. Üstelik tüm baskı masraflarını kendi cebinden karşılamakla kalmayıp karşılıksız dağıtılması için üzerine ‘ücretsizdir’ diye yazdı.

Kaşif, Rusça’ya çevrilmiş altı farklı meali karşılaştırarak hazırladığı çalışmada sorunlu gördüğü yerlerde Türkiye’den Kafkas Vakfı Kurucular Kurulu üyesi ve eski Başkan Fethi Güngör’den de Arapça destek aldı. Adıge Psale gazetesinden Thamoko Baresbi, Kaşif’le bir röportaj yaptı. 21 Ekim’de yayımlanan röportajda Kaşif, tercüme ve baskı sürecini anlattı:

Sn. Kaşif, Kur’an-ı Kerim’i tek başına Adıgece’ye çevirmeye nasıl teşebbüs edebildiniz?

Doğru söylemek gerekirse, bu zorlukları ve sorumlulukları büyük olan bir çalışma. Bu çalışmaya başlamam konusunda, Panova Vera ve Vahtin Yura’nın Muhammed Peygamber adlı kitabını başarılı (söylediklerine göre) bir şekilde çevirebilmiş olmam vesile oldu. Anlaşıldığı üzere, herkesin eşit derecede memnun kaldığı bir şey yapmak hiç de kolay değil. Allah biliyor ya, ben çalışmaya temiz bir niyet ile, zamanımı ve gücümü hiç sakınmadan Arapça bilmesem de büyük ilim adamları, mütercimler Sablukov G. S., Kazimirski M., Kraçkovski İ. Y., Porokhova Valeriya, Osmanov Nuri ve daha başka isimlerin çalışmaları rehberliğinde başladım, çalışmaları kıyaslayarak daha doğru olduğunu düşündüğümü tercih ederek meal üzerinde çalıştım.

Ben çalışmama başladığım 1994 yılında şöyle düşünmüştüm: Bir atasözünde, kız kardeşsiz olmaktansa kör bir kız kardeş daha iyi dendiği gibi. Bugün istikametini dine yöneltenler (en önemlisi de çocuklarımız ve gençlerimiz) Arapça bilmediğine göre, Kur’an-ı Kerim’i faydalı olacak şekilde Adıgece’ye çevirebilir miyim acaba diye düşündüm, bu niyetim inşallah gerçekleşmiştir.

Bu kitabın anlamının büyüklüğü size katkılar sağlamıştır. Çalışmalarınızı nasıl yürüttünüz?

İnanıyorum ki, bu Kur’an-ı Kerim’i okuyanların kalbi de ruhu da daha da canlanacak, çünkü doğru din insana iyiliği, merhameti, insan olmayı tavsiye ediyor. Bu gerçeği anlayanımız daha çok olduğu müddetçe, 2005 yılının sonbaharında yaşadığımız acı olaylar bir daha başımıza gelmez. Bu tür acılardan kurtulabilmek için bu kitabın faydalı olacağını umut ediyorum. Meal üzerinde beş yıl, başka bir alana girmeden gece gündüz demeden çalıştım. Yaptığım tercümeler 1995 yılından 1999 yılına kadar ‘Oşhamaho’ dergisinde tümüyle yayınlanmış oldu. O zaman dergiden yayınlanan mealleri okuyanlar çalışmayı beğendiklerini söyledikçe başarımı daha da arttırdılar.

Bu kitabı basma konusunda birçok zorluklar var. Siz nasıl başardınız?

Sekiz sene kadar çalışmamı basacak birini bulamadan bekledi. Elbrus Yayınevi’nde çalışanlara birkaç kez ricada bulundum: ‘Çalışmama karşılık tek kuruş vermenizi istemiyorum. Yayınlayın da ücretsiz dağıtayım’ diyerek. Ancak kabul ettiremedim. Sonunda birkaç yılımı verdiğim çalışmamamı yayınlamam konusunda iki oğlum ve onların arkadaşı Batır Yura yardım etti. Kitabın uygun bir fiyata basılması konusunda bize kolaylık tanıyan Şak Yelberd’e (matbaamızın başkanı), el yazılarımı okuyan Jeçemukh Marina’ya (Adıge Psale gazetesinin başkan yardımcısı), Arapça’yı ve Türkçe’yi iyi bilen Türkiye’de yaşayan Negor Fethi’ye (Fethi Güngör) katkılarından ötürü çok teşekkür ediyorum.

Sayı : 2006 12

Yayınlanma Tarihi: 2006-12-01 00:00:00