Kabartay

0
534

Kabartay 

Kabartay 

Anlatma külliyesi viran tarih 

Yazıcısına, siyaset ve bezirgânlık 

İlminin erbâbına ki at değil ateş 

Hırsızlığıyla başlar senin hikâyen 

Dağın kurdu göyün kanatlısı bilir 

Uçurum bu yüzden sessiz, orman 

Bunun için uğuldamaktadır hâlâ 

Ve sayıklayan bir coğrafyada 

Sayrılıklar salgın umutlar yaralı 

Hâtıralardan kan sızmaktadır 

Kavminin kendine olan zulmü 

İtikat, itimât ve itaât idi 

Bundandı talan, iskân ve hicran 

Oysa gök nasıl gürlerse yağmurda 

Şaklamalıydı itiraz ünlemleri de 

Hayatın solgun şakağında öylece 

Ve büyük çılgınlıklar yaşanmalıydı 

Nart körükçüsü küheylanların 

Gece gündüz gördüğü düştü bu 

Maceraları birer efsanedir şimdi 

Oğulların at çalmazsa kız kaçırırdı 

Kızlarınsa ezelden utangaç, mahcup 

Bir mendil düşürür gibiydi selamları 

Düşen her mendil bir tüfek atımı ötede 

Bozbulanık eder bir delikanlıyı ve ay 

Huzursuz bir taya yoldaş olmak için 

Akardı gecenin ürperen alnına o an 

Gece yalnız orada, atların göğünde 

Çok yıldızlıdır ve yıldızlar Çerkes’in 

Uzanıp alacağı kadar yakındır yeryüzüne 

Gümüş eyer sahtiyan çizme ve sedef 

Kakmalı bir hançerdi payına düşen 

Ve zaman küheylanların katlini 

Yine bir küheylan olarak gümüş 

İpliklerle nakışlamıştır gergefine 

Canın yanıyor koca Nart, çılgın tay 

Bir rüyan olsun artık, bir rüyan olsun 

Yelelerin ter içinde soluğun nemli 

Ah çılgın tay 

Kabartay!… 

Ahmet TELLİ 

Sayı : 2007 03