Milliyet’e göre Çerkeslerin nüfusu 100-150 binmiş

0
295
Biraz Daha Ufaltın da Cebinize Girelim!(*)
Umarız gerçekten demokratik bir hukuk devleti oluruz ve o zaman buna benzer anketler yapılır da, ülkemizin etnik haritası gün gibi ortaya çıkar. Ya da her şeye karşın Türkiye’nin birliği içinde ama “Çerkes” ya da “kendi” olarak yasamak isteyenler, gerekenleri yapmak için demokratik örgütlenmeler, kararlı aydınlar ve onların arkasındaki “kimliğine sahiplenen halkı” yaratırlar.
Milliyet Gazetesi’nin Tarhan Erdem yönetiminde KONDA’ya yaptırdığı “Biz Kimiz” sivil kimlik araştırmasına göre Türkiye’nin nüfusu 73 milyon. Bunun %81.33’u Türk, %9,02’si Kürt-Zaza; %0.75’i de Arap. Çerkesler, nereden icap etmiş, kim keşfetmişse “Türk kökenliler” ana başlığı altında Kafkas ve Balkan göçmenleri ile aynı grupta toplanmışlar ve Çerkesler nüfusun ancak %0.27’sini oluşturuyorlar; Gürcü ve Çeçen halkları ile beraber hem de.
Evet, böylece ülkede 55 milyon 484 Türk, 11 milyon 445 bin Kürt yasıyor olduğunu öğreniyoruz. Üçüncü etnik grup Araplar ve dördüncüsü de 220 bin nüfuslu Lazlar. Çerkes, Çeçen ve Gürcülerin toplamı ise ancak 210 bin. Yanlış yazmadım; 2 milyon 100 bin değil; 210 bin.
Araştırmanın yayınlandığı ilk gün Kafkas kökenli halkların, Balkan göçmenleri ile “Türk kökenli halklar” başlığı altında toplandığını görünce epey şaşırmıştım. Hele bugün nüfuslarla ilgili yukarıdaki bilgileri okuyunca gözlerime inanamadım. 3-5 milyon arasında bir nüfusa sahip olarak kabul edilen Çerkesler neredeyse 100 bin nüfusa sahip görünüyorlardı bu araştırmada.
Araştırmayı yapanlar ve gazetenin yetkilileri çalışmanın “bilimselliği” konusunda o kadar eminler ki, “Etnik kimlik saklanmıyor” başlığı ile her deneğin hur iradesi ile, “yönlendirilmeden” kim olduğuna yanıt verdiğini yazmayı da unutmamışlar.
SORULAR
Şimdi şaşkınlıktan küçük dilini yutmakta olan ben şunları merak ediyorum doğal olarak:
-1864 yılından başlayan büyük sürgünle Kafkasya’dan kopup gelen 1-1,5 milyon Çerkes, 10 milyonluk Osmanlı nüfusunun %10’unu ve Kurtuluş Savaşı liderliği ile askeri gücünün ezici çoğunluğunu oluşturmamış miydi?
Bugün 73 milyonluk nüfusta demokratik bir ülke içinde, normal hukuki şartlar altında yasamış olsalardı 7 milyon gibi bir nüfusları olması gerekirdi. Hadi Türkleşsin bir kısmı olsun 5 milyon; yine asimile olsunlar ve olsunlar 3 milyon. Ama araştırma bize Türk, Kürt ve belki Arap dışındaki tüm Anadolu halklarının Türkleştiğini gösteriyor. Kim bilir belki de çalışmanın asıl amacı budur. Yani Türk ve Kürt dışında halkın artık kalmadığını, yavaş yavaş “tek dil tek ulus” olduğumuzu “bilimsel” olarak kanıtlamak.
1970’li yıllarda Peter Alford Andrews tarafından, 2001-2002 yıllarında Bilgi Üniversitesi’nden Doç.Dr. Ayhan Kaya tarafından yapılan “Türkiye’deki Çerkes Diasporası” çalışmasında buldukları rakam 2,5-3 milyonluk Çerkes nüfusuna denk geliyordu. (Yazının Bu tür soruları sormak zorundayız. Çünkü ta Osmanlı döneminden beri, bugünlere gelinceye kadar Çerkesler üzerinde sosyolojik çalışma yapan, onları biraz da olsa tanıyan herkesin ortak görüşü, Çerkeslerin asla asılarını inkar etmedikleri ve “başkalarını” kim olursa olsun kendileriyle asla ayni seviyeye koymadıkları gerçeğidir. Bu övünülecek bir durum olmasa da bu gururlu halkın gerçeğidir.
Şimdi yine sormak gerekmez mi?:
1-Çerkesleri, Gürcü ve Çeçen halklarını “Türk kökenli halklar” kategorisine sokmak nasıl bir bilimselliktir ve bunu kim icat etmiştir?
2-Nasıl bir sihirli el en azından 3 milyonluk bir nüfusu, en iyimser şartla 125 bin gibi bir nüfusa indirebilmiştir? Bu insanlar birkaç yıl içinde kus olup uçmadılarsa, aniden “Türk olmanın gurur ve şuuru”na mı vasıl olmuşlardır?
Araştırma nasıl olmuş da 3.etnik nüfus gücüne sahip Çerkesleri bu kadar komik bir rakama mahkum etmiştir?
-Bilimler ideolojinin destekleyicisi olabilirler. Özellikle anti demokratik yasalarla idare edilen, Türkleştirme politikalarının TC kurulduğundan beri temel ideoloji olduğu ülkemizde sıkça rastlanır bir durumdur bu. Yapılmak istenen aslında Türk ve Kürt dışında etnik grupların uluslararası standartların altında nüfusa sahip olduklarını ispata mi yöneliktir?
-Denekler ülkenin hangi illeri ve ilçelerinden seçilmiştir?
-Deneklere verilen anket formları ne kadar yönlendirmeden uzaktır ve tuzaklar içermektedir?
-Deneklere sorular hangi sıra ile sorulmuştur ve soruluş sekli nedir?
-Deneklere sorular yöneltilmeden önce hangi bilgiler verilmiş ve nasıl bir ruh hali yaratılmıştır?
-Çerkes nüfusunun bu derece az olmasıyla kendini gösteren, 210 bin gibi komik rakam bize, yıllardır sürdürülen “kraldan çok kralcılık” ve “devletçilik” politikalarının “korkak” ve “kimliksiz” bir halk yarattığını, “Çerkesler’in neredeyse tamamen asimize olduğumuzu” mu göstermektedir? Eğer gerçekten “bilimsel” bir çalışma olduysa, Çerkesler’in “Türk kökenli halk” olarak kabul edilmesine neden olacak ne gibi hatalar yapılmıştır? Bunun sorumlusu ya da bunu başaranlar kimlerdir?
Bu tür soruları sormak zorundayız. Çünkü ta Osmanlı döneminden beri, bugünlere gelinceye kadar Çerkesler üzerinde sosyolojik çalışma yapan, onları biraz da olsa tanıyan herkesin ortak görüşü, Çerkesler’in asla asılarını inkar etmedikleri ve “başkalarını” kim olursa olsun kendileriyle asla ayni seviyeye koymadıkları gerçeğidir. Bu övünülecek bir durum olmasa da bu gururlu halkın gerçeğidir.
Ne olur da bu derece “kendini beğenmiş” bir halk kendi değil de “Türk” olmayı kabul eder?
-Bu bir “tepki” olabilir mi? Azgınlaşan ve kafa kafaya gelen Kürt ve Türk milliyetçiliğinin ülkeyi bölme politikalarına bir tepki midir? Yoksa Çerkes Ethem bahane edilerek, yeni TC devletinde sürekli baskı ve asimilasyon altında tutulması nedeniyle, Çerkes denekler anket yapan tanıdıkları bir kimse olsa bile, onların eskiden olduğu gibi kendilerine zarar verecek olmaları kaygısını mı taşımaktadırlar?
-Tabii başka bir dikkat çekici durum ise Kürtlerin daha fazla baskı ve olumsuz on yargılar altında olmalarına, daha düşük eğitim seviyesinde, daha düşük ekonomik seviyede olmalarına karşın, en azından ciddi bir nüfusun kendisini “kendisi” olarak tanımlama cesaretleridir.
SONUÇ
Sayıları ister 3 bin ister 3 milyon olsun, bazı insanların cesaretle asimilasyona hayır demeleri ise, yıllardır Türk olmayan tüm halkları Türkleştirme sevdasındaki devlet ve onun sözde aydınları ile “işbirlikçilerini” ise benden çok düşündürecek gibidir.
Umarım gerçekten demokratik bir hukuk devleti oluruz ve o zaman buna benzer anketler yapılır da, ülkemizin etnik haritası gün gibi ortaya çıkar. Ya da her şeye karşın Türkiye’nin birliği içinde ama “Çerkes” ya da “kendi” olarak yasamak isteyenler, gerekenleri yapmak için demokratik örgütlenmeler, kararlı aydınlar ve onların arkasındaki “kimliğine sahiplenen halkı” yaratırlar.

Sayı: 2007 04
Yayınlanma Tarihi: 2007-04-01 00:00:00