Putin’in Rusyası’nda Korku Kol Geziyor

0
296
Rusya’da Bir Şüpheli Gazeteci Ölümü Daha
Rusya’da Ekim ayında faili meçhul bir cinayete kurban giden "Rusya’nın vicdanı" gazeteci Anna Politkovskaya’nın ardından, bu kez de Kommersant gazetesinin savunma muhabiri İvan Safranov’un intihar ettiği öne sürülüyor.
Rusya bir kez daha, muhalif gazeteci İvan Safranov’un esrarengiz ölümüyle çalkalanıyor. Rusya’nın Çeçen politikasına muhalif gazeteci Anna Politkovskaya’nın öldürülmesinden sonra Kommersant Gazetesi’nin savunma muhabiri İvan Safranov’un da, 5’inci kattan atlayarak intihar ettiği öne sürülüyor. Ölmeden önce Rusya’nın Beyaz Rusya üzerinden İran ve Suriye’ye silah satma planını araştırdığı öğrenilen Safranov’un cesedi, oturduğu 5 katlı apartmanın kapısının önünde bulundu.
Olayın görgü tanığı iki kadın, beşinci katın penceresinden atlarken Safranov’un (51) yanında kimsenin olmadığını iddia etse de olay ‘çok tuhaf bir intihar’ damgasını yedi. İvan Safronov’un intihar etmediği, intihara zorlandığını savunan Kommersant gazetesi çalışanları yayınladıkları makalede Safronov’un,
Rusya’nın uygar dünya kontrolü dışındaki Beyaz Rusya cumhuriyeti üzerinden Suriye’ye bir düzine SU-30 savaş uçağı, İran’a ise S-300 hava savunma bataryası satma planını araştırdığını yazdı.
Paltoyla Atlamış
Gazeteci Safronov’un ölümüyle ilgili ABD’den de bazı ilginç açıklamalar yapılması olayı daha da esrarengiz hale getirdi. İsminin açıklanmamasını isteyen Amerikan istihbaratının eski bir ajanı ABC televizyonuna konuşarak Safronov’u şahsen tanıdığını ve gazetecinin intihar etmediğini, öldürüldüğüne inandığını söyledi. Adı açıklanmayan Amerikalı ajan "Safronov öylesine ciddi tehditler almış olabilir ki, intiharı tercih etmiş olabilir. Ayrıca beşinci katın penceresinden üzerinde palto ve şapkayla atlaması da enteresan bir detay" dediği aktarıldı. Rus savcısının elindeki tüm kanıtlar gazetecinin intihar ettiğine işaret ederken, açılan davanın yine de yasalardaki "intihara zorlanma" maddesi altında görüleceği duyuruldu.
The Guardian’ın Yorumu
Gazete, Rusya’da Putin’in başkan seçildiği 2000’den beri 13 gazetecinin işini yaptığı için öldürüldüğüne dikkat çekerek, Kremlin’i eleştirmenin giderek zorlaştığı yorumunu yaptı. 
The Guardian’da Allison Gill imzasıyla yayınlanan 7 Mart tarihli makalede, Rusya’da ifade özgürlüğünün büyük tehlikede olduğuna vurgu yapıldı. Emekli asker ve Kommersant gazetesinin askeri işlerden sorumlu muhabiri olan İvan Safranov’un ordudaki kötü muameleler, savunma teknoloji testlerindeki başarısızlıklar ve Rusya’nın İran ve Suriye gibi ülkelerle silah anlaşmaları gibi hassas konular hakkında yazdığına dikkat çekilerek, yeterli kanıt bulunursa, Safranov’un, Putin’in başkan seçildiği 2000’den bu yana sadece işini yaptığı için öldürülen 14. gazeteci olacağının altı çizildi.
Makalede, savcılar Safranov’un ölümü hakkında inceleme başlatsa da, bu durum Rus gazetecilerin düşmanlarını yeni saldırı yapmaktan caydırma konusunda fazla işe yaramayacağı görüşü savunularak, şöyle denildi:
"Putin Rusyası’nda kiralık katiller aracılığıyla işlenen 13 gazeteci cinayetinde, hiçbir katil yargı önüne çıkarılmadı; çoğunda yetkililer yeterli inceleme yapmayı bile başaramadı. 13 gazeteci de açıkça işleriyle ilgili sebeplerle öldürüldü. Başka pek çok muhabir de fiziksel saldırıya veya ısrarlı tacize uğradı, haklarında davalar açıldı."
Üçüncü en tehlikeli ülke
Özellikle Çeçenya’yla ilgili haber yapmanın her zaman zor olduğunu dikkat çekilen Rusya’da, Putin’in medyanın Çeçenya konusundaki gücünü engellemek ve bölgeyi her tür dış araştırmaya kapatmak için epey çabaladığına dikkat çekilerek, Anna Politkovskaya’nın öldürülmesine de değinildi:
"Ekimde, Çeçenya hakkındaki korkusuz haberleriyle tanınan araştırmacı gazeteci Anna Politkovskaya öldürüldü. Fakat, Çeçenya Rus muhabirlerin hayatları pahasına haberlerini yaptığı tek konu değil. Özellikle yolsuzluk gibi hükümet politikalarının hassas alanlarını araştırmanın da gazeteciler açısından tehlikeli olduğu biliniyor.
Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre, Rusya Irak ve Afganistan’dan sonra gazeteciler için en tehlikeli üçüncü ülke. Bu durum; Rus yetkilileri utandırıp harekete de geçirebilir, basını korkutmak isteyenlerin sapıkça bir biçimde keyiflenmesine de yol açabilir.
Rusya gazeteciler için sadece tehlikeli değil, aynı zamanda giderek kısıtlayıcı bir yere dönüşüyor. Kremlin’in Putin yönetiminde medyaya yaptığı baskılar, bütün ulusal televizyon kanallarıyla çoğu ulusal gazetenin ya Kremlin tarafından, ya da Kremlin yanlısı şirketler tarafından kontrol edilmesiyle sonuçlandı. Gazeteciler, onur kırıcı yayın yapmak veya kamu yetkililerine hakaret etmek gibi suçlamalar nedeniyle para veya hapis cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor. "
Putin rahatlatamadı
Makalede altı çizilen önemli noktalardan biri de Safranov’un ölümünün, Putin’in Şubatta gazetecilerin yaşadığı eziyeti teslim ettiği ve ‘medya kuruluşlarını korumak için her şeyi yapmaya söz verdiği’ basın toplantısından bir ay sonra gerçekleşmesi oldu. 
"Şimdilik işler iyi gitmiyor" diyen gazete, Putin’in sözünün üzerinden bir ay bile geçmeden polisin, Londra merkezli Savaş ve Barış Enstitüsü’nün Kuzey Kafkasya’daki ofisini basmasını ve bir mahkemenin, Çeçenya lideri Ramzan Kadirov hakkında yayımladığı eleştirel makale nedeniyle Kommersant’ı tazminat ödemeye mahkûm etmesine dikkat çekti.
Putin’in gazetecileri koruma sözünün "içi boşmuş gibi geldiği" belirtilen makalede, "Üstelik, sadece Rusya’nın basın özgürlüğünün son kalıntıları değil, gazetecilerinin de hayatı tehlikede" denildi.
 

Sayı: 2007 04
Yayınlanma Tarihi: 2007-04-01 00:00:00