Anadolu bir mozaiktir / Ermeniler II

0
327

Ermeni Katolik cemaati özellikle Fransız Elçisi’nin çabalarıyla 1831 yılında İstanbul’da res­men oluştu. Bu tarihten 20 yıl kadar sonra, 1853’te bu kez İngiliz Elcisi ile Amerikalı misyonerlerin çabaları sonucunda, Ermeni Protestan cema­ati kuruldu. 

Ermeni cemaati 15. ve 19. yüzyıl­larda Osmanlı İmparatorluğuna sa­yısız devlet ve bilim adamı, pek çok değerli sanatçı verdi. Ermeni mi­marlar başkent İstanbul’u camiler ve saraylar basta olmak üzere, birbirin­den güzel yapılarla donattı. Bu yapı­ların pek çoğu bugün de ayakta du­ruyor ve kenti süslemeye devam edi­yor. 

Ermeni cemaatinin kendi sosyal ve kültürel meselelerine ilişkin ta­lepleri 1840lıyıllardan başlayarak, çeşidi oluşumlarla Bab-ı Alî’den kar­şılık buldu. Sultan I. Abdülmecit’in emriyle, Ermeni cemaatinin yöneti­mi için ilk resmi Ruhanî ve Cisınanî Meclisler 1847 yılında oluşturuldu. Nizamname-i Millet-i Ermeniyân adını taşıyan cemaat tüzüğü ise 17 Mart I863’te Sultan 1. Abdülaziz ta­rafından onaylandı. Halkın iradesine önem veren ve toplum yöneticilerini seçimle göreve getiren Nizamname, ülkemizdeki halkçılasma sürecinin belki de ilk yazılı belgesi oldu.

19. yüzyılın sonlarına dek, İstan­bul ErmeniPatrikligi’neOrta Do-gu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’dan ABD’ye çok geniş bir cemaat toplu­luğu bağlı bulunuyordu. Ancak, Os­manlı imparatorluğu artık çözülme sürecine girmişti. Çeşitli milleder imparatorluktan ayrılıp, bağımsız­lıklarını ilan ettiler. Osmanlı Erme-ıııleri ııin büyük çoğunluğu Osmanlı Devleti’nin geleceğine olan inananı sürdürüyordu, ancak bazıları, mev­cut kargaşa ortamında can ve mal güvenliğinden endişe duyduğunu ifade ederken buna kültürel otono­mi gibi taleplerini de ekliyordu. Kü­çük bir azınlık ise bağımsızlık kazan­manın peşindeydi. Emperyalist dev-lederin çabaları sonucunda, kadim Türk-Ermeni dosdugu yavaş yavaş yerini güvensizlik ortamına bıraktı. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde Er­menilere dönük saldırılar yaşanma­ya başladı. En sonunda Ermeni lite­ratürüne Medz Yeğern (Büyük Felâ­ket) olarak geçen 1915 Tehciri (zorla göç ettirme) yasandı. Bu Tehcir son­rasında Anadolu’da sayısı milyonlar­la ifade edilen Ermeni nüfus, bugün 70 bin olarak kaydedilmektedir. 

  

Cumhuriyet Döneminde Ermeniler 

1923 te Mustafa Kemal Ata­türk’ün kurduğu yeni Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Osmanlı’daki çok milletli sistem kaldırı­larak ulus devlet ve vatandaşlık sistemi benimsendi. Ermeniler resmen azınlık statüsüne geçtiler, istanbul Ermeni Patrikliği 1922-27 arasında 5 yıl patriksiz kaldık­tan sonra M uslu 1. Mesrob Türki­ye Ermenileri’nin 80. Patriği oldu.Medeni Kanun’un kabulüyle birlikte Osmanlı döneminde uy­gulanan her cemaati kendi dini yasalarına göre yönetme şekli or­tadan kaldırıldı. Patrikler cema­atin dini ve sosyal kurumlarının ruhani gözetmeni sayıldı. 

1935’te Vakıflar Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı. Kilise, okul, hastane, yetimhane gibi Ermeni kurumlarının bağlı olduğu tüm vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlü-ğü’nün denetimine geçirildi. 1942’de çıkartılan Varlık Vergisi Kanunu tüm diğer azınlıklar gibi Ermeniler üzerinde de yıkıcı etki­ler yarattı. 

Cumhuriyet döneminde acılan ilk ve tek ruhban okulu, Üskü­dar’daki Surp Hac Tıbrevank Ruh­ban Okulu oldu (1954). Ancak 1969’da okulun teoloji bölümü İstanbul Milli Eğitim Müdürlü gü’nce kapatıldı. 

Ermeni cemaati Kurucu Mec-lis’e olduğu gibi, daha sonraki yıllarda T.B.M.M.’ye de milletve­killeri gönderdi. Dr. ZakarTarver ve Mıgırdiç Şellefyan’dan sonra, 1960 tarihinden itibaren ise Meclis’te hiçbir Ermeni milletve­kili yer almadı. 

Türkiye Ermenileri Patrikli-gi’nin 500. kuruluş yılı 1961 yı­lında kutlandı. Yetim bir tehcir çocuğu olan Yozgatlı Patrik I. Şnorhk, yurtdışında Türk diplo­matlarına yönelen saldırıların gi­derek tırmandığı zorlu bir dö­nemde görev yaptı. İlk kez bir Cumhuriyet çocuğu, istanbullu II. Karekin, Türkiye Ermenileri Patriği seçildi (1990). Cema­ati 2000’li yıllara taşıyacak olan Patrik ise İstanbullu II. Mes-rob oldu (1998). 

Bu topraklardaki geçmişi 2700 yılı asan Anadolu Ermenile­ri, bugün 70 bini askın üyesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin en bü­yük azınlık nüfusunu oluşturu­yor. 

Büyük çoğunluğu istanbul’da olmak üzere 33 kiliseye, ilk, orta ve lise derecesinde 20 eğitim ku­rumuna sahip olan Türkiye Er­meni Cemaati ayrıca, hastane, va­kıf, dernek gibi çeşitli cemaat ku­rumlarını da kendi bagışlarıyla ayakta tutuyor. 

 

Sayı : 2007 05