Abhazya Devlet Kütüphanesi

0
452
(sosyolog, soyal-istatistik uzmanı, araştırmacı-yazar).
Rusça ve Abazaca kursu almak, doktora araştırması için ön çalışma yapmak ve çeşitli görüşmelerde bulunmak üzere Abhazya’da olan Cemre Erciyes Jineps için yazdı:
Yıl 1992. Gürcistan ordusu demir yollarını koruma bahanesiyle Abhazya’yı işgal ediyor ve hızla başkent Sohum’a yöneliyor. En basit savunma silahlarına bile sahip olmayan Abhazlar bu işgale kazma, kürek ve av tüfekleriyle karşı koymaya çalışıyorlar. Ancak tüm çabalarına karşın, tank, top hatta savaş uçakları gibi ağır silahlarla donatılmış Gürcistan ordusunun başkent Sohum’a girmesini engelleyemiyorlar.
Başkenti ele geçiren işgalciler sıkı bir yağmanın ardından asıl amaçlarını gerçekleştirmeye koyuluyorlar. Abhaz halkını, tarihi ve kültürü ile birlikte tamamen yok etmeyi hedef edinmiş olan işgalciler, binlerce yıllık eserlerin yer aldığı Sohum Müzesi’ni yağmaladıktan sonra Abhaz Kültür Evi, Abhaz Çocuk Kütüphanesi ve Abhazya Devlet Kütüphanesi’ni yakıyorlar.
İşgalin şaşkınlığını üzerinden atmaya çalışan Sohumlu Abhazlar tüm çabalarına karşın Abhaz Kültür Evini ve Abhaz Çocuk Kütüphanesi’ni kurtaramıyorlar. Binaları söndüremeyeceklerini anlayınca içindeki kitap ve her türlü yazılı kaynağı kurtarmanın telaşına kapılıyorlar ama Gürcü askerlerinin yoğun ateşi altında kalınca bunu başaramıyorlar.
Abhazya Devlet Kütüphanesi’nin savaştan sonraki müdürü Boris Cholarya, yanan 400 binden fazla esere karşın, bu kurumlardan yine de en az zararla kurtulanın Abhazya Devlet Kütüphanesi olduğunu söylüyor. Tankların ateşine maruz kalan ve bir anda alevlere boğulan binanın yakınında oturan halk, tankçıların yağmaya katılmak üzere olay yerinden uzaklaşmasını fırsat bilerek, kovalarla denizden su taşıyarak bu güzide kültür kurumunu tamamen yanmaktan kurtarıyor. Oysa ki Abhaz Kültür Evi ve Abhaz Çocuk Kütüphanesi tamamen kül oluyor. Bizim de gördüğümüz Çocuk Kütüphanesi enkazında, geçen bunca zamana karşın manzara gerçekten de korkunçtu. Bir zamanlar şehrin en güzel yerinde bulunan Abhaz Kültür Evi’nin enkazı ise kent yönetimi tarafından görüntü kirliliğini önlemek için kaldırmış, kalıntıları tamamen temizlemişti.
Abhazya Devlet Kütüphanesi’nde yanan eserler arasında çok sayıda Abhazca eser de var. Boris Cholarya bu eserlerin bir kısmını daha önce derleme amacıyla gönderdikleri Moskova Devlet Kitaplığı’ndaki fazla nüshalardan tamamladıklarını ama bir çoğunun hala eksik olduğunu söylerken üzüntüsünü gözlerinden okumak mümkün.
Kütüphane`nin savaş zamanındaki müdürü Elenora Bjanya, işgalcilerin elinden kurtulmak için, Abhazya’da yaşayan Grek kökenlileri kurtarmak amacıyla Sohum’a gelen Yunan gemisiyle ülkeyi terketmek zorunda kalmış. Kendisi de bir Grek olan gelini ile birlikte Yunanistan’a giden Bjanya, ilerleyen yaşı ve buna bağlı sağlık sorunları yüzünden geri dönemeyince yerine 1995 yılında şimdiki müdürü Boris Cholarya getirilmiştir.
Boris Cholarya ‘nın göreve başlamasından sonra başlayan onarım çalışmaları halen tam olarak tamamlanamamış olmasına karşın, kurum 1997 yılında Abhazya Devlet Kütüphanesi olarak yeniden halka açılmıştır.
Boris Cholarya, kütüphane arşivinin tasnif ve kodlama yönteminin savaş öncesinde Moskova’dan belirlendiğini söylüyor. Ancak günümüzde, ‘yeni devletin bağımsız kütüphanesi’ kimliği ile uluslararası kodlama sistemini benimseyerek tüm düzenlemeyi kendi bünyesinde gerçekleştirmektedir. Bu da sanıldığı kadar kolay olmamıştır. Çünkü, Abhaz Devleti’nin ‘henüz tanınmamış olması’ nedeniyle geçtiğimiz yıl sonuna kadar Abhazya’da basılan kitaplara uluslararası kodlar verilememiştir. Ayrıca, Uluslararası Kütüphaneler Birliği ve benzeri kurumlarla posta yoluyla ve oldukça sıkıntılı bir iletişim kurulabiliyor olması, kütüphane idaresinin önündeki önemli engellerden biridir.
Tüm sorunlara ve olanaksızlıklara karşın, geçtiğimiz yıl kütüphanenin bilgisayar teknolojisini gücü oranında yenilemesi ve internet bağlantısını kurması ile uluslararası kuruluşlarla iletişimi artmış, 1 Ocak 2007 tarihi itibarıyla Abhazya yayınlarına özgün kod tahsis edilmiştir. Ancak, bu konuda Abhazya’da kanuni düzenlemeler henüz tamamlanmamıştır.
Abhazya Devlet Kütüphanesi’nde halen 36 personel görev yapıyor. Bu kadro oldukça vasıflı kişilerden oluşmasına karşın kütüphanenin ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olamıyor. Kütüphane müdürü Boris Cholarya görevlerini tam olarak yapabilmeleri için 91 kişilik bir kadroya ve kırktan fazla yeni bilgisayar ve bilgisayar donanımına gereksinimleri olduğunu söylerken, yeni cumhuriyetin, ülkenin sorunları nedeniyle, kütüphaneye gerekli ilgiyi gösteremediğini de vurguluyor. Gözlemleyebildiğimiz kadarıyla, şu andaki personelle ancak yeni kitapların kayıtları bilgisayar ortamına aktarılabiliyor, henüz kayıt altına alınamamış periyodik yayınlar ise ancak düzenlenebiliyor. Kütüphane Müdürü başta olmak üzere tüm çalışanlar kütüphaneyi ancak teknik anlamda geliştirmeye ve düzenlemeye zaman bulabiliyor, işin bilimsel yönüne fazla zaman ayıramıyor. 
Sorunlarını bize anlatmaktan çekinmeyen Boris Cholarya tüm dünyada yeni çıkan Abhazya ile ilgili yayınların devlet arşivlerinde bulunması gerektiğini, ancak kütüphanenin olanaklarının yetersizliği, posta ve finans sorunları nedeniyle bunu tam olarak gerçekleştiremediklerini dile getiriyor.
Uzun görüşmemiz esnasında bizi en fazla etkileyen şeylerin başında, Boris Cholarya’nın ellerinde yalnızca bir tek nüsha olan Abhaz tarihi, kültürü ve dili açısından önemli eserleri ‘korumak amacıyla’ artık okuyucuya sunamadıklarını söylemesi geldi. Cholarya, bu eserleri sanal ortama aktararak araştırmacılar, uzmanlar ve okuyucular ile buluşturmanın yolunu aramakta olduklarını da belirtti. Ancak bunun için Abhazya Devlet Kütüphanesi’nin yeterli teknik donanımı bulunmamaktadır. Bilim adamlarının ve araştırmacıların hatta üniversite öğrencilerinin bu kaynaklara ulaşması ‘teknik alt yapının bir an önce oluşturulmaması durumunda’ olanaksız görünüyor.
Kafkas diyasporası, Abhaz halkının tarihinin ve kültürünün yaşatılması için büyük önem taşıyan Abhazya Devlet Kütüphanesi’nin ‘en azından teknik altyapısının oluşturulması’ işine omuz verirse bu belki de savaş sonrasında diyasporanın Abhazya`ya yaptığı en önemli yardım olacaktır.
Jineps Gazetesi`nin bizim isteğimiz üzerine verilen ihtiyaçlar ile ilgili mektubu yayınlaması ile belki bu sorunların çözümüne bir katkı sağlayabiliriz.
Çağrı Mektubu:
Tüm Kafkas Diyasporasına Açık Çağrı!
Kaderin kötü bir oyunu sonucunda ülkesinden çok uzaklara düşmüş olan ama vatanını asla unutmayan diyasporadaki siz değerli kardeşlerimize sesleniyorum.
 
Bildiğiniz gibi ülkemiz korkunç bir işgal ve savaş yaşadı. Bu işgal sırasında işgalciler, ABHAZ KÜLTÜR EVİ’ni, ABHAZ ÇOCUK KÜTÜPHANESİ’ni ve MİLLİ KÜTÜPHANE’mizi acımadan yaktılar. Abhaz Kültür Evi ve Abhazya Çocuk Kütüphanesi, barındırdığı eşsiz eserlerle birlikte tamamen kül oldu. Ancak Milli Kütüphane’miz gördüğü büyük zarara ve yanan 400 binden fazla esere rağmen, şükür ki tamamen kül olmadan kurtarıldı. Savaşın tüm yaralarına karşın, dört yıl gibi kısa sayılacak bir sürede tadilatı yapılan bu önemli kültür kurumumuz tüm eksiklerine ve kadro sıkıntısına rağmen 1997 yılında tekrar faaliyete başladı.
Takdir edersiniz ki, yangında kurtarılabilen üçyüz binden fazla kitabın ve yüzbinlerce süreli yayının “çağın gerektirdiği şekilde” sil baştan tasnif edilmesi ve kodlanması için, yüksek bir teknolojiye gereksinim duyulmaktadır. Bu düşünceyle, olanaklarımızın el verdiğince teknolojimizi çağa uydurmaya çalıştık. Ancak tüm çabamıza karşın bu konuda çaresiz kaldığımızı söylemek zorundayız. Mevcut bütçemizle sağlayabildiğimiz bilgisayar sayısı yalnızca altıdır. Oysa ki proglamladığımız çalışmayı yapabilmemiz için en az kırk bilgisayara ihtiyacımız vardır. Ayrıca tarayıcı (scanner) ve fotokopi makinemiz de yoktur.
Bu düşünceyle yola çıkarak, diyasporada yaşayan siz değerli kardeşlerimizin, bu duruma duyarsız kalmayacağınızı ve bizler için yaşamsal değerde olan ABHAZYA MİLLİ KÜTÜPHANESİ’ne bilgisayar bağışlayarak destek verebileceğinizi umuyoruz.
Ülkemize ve ulusal değerlerimize duyarsız kalmayarak bizlere destek veren herkese şimdiden gönülden teşekkür ediyorum.
Boris Cholarya (Abhazya Milli Kütüphanesi Müdürü) 
Açıklama:
Kütüphanede şu anda 300 binden fazla kitap mevcuttur. Gürcistan işgalinde yakılmadan önce kütüphanede 770 bin civarında kitap bulunuyordu.
Kütüphane’nin Abhazya bölümünde 1920 yılından beri basılmış 17 binden fazla Abazaca kitap bulunmaktadır. Bunlardan bazıları birden fazla ciltten oluşan serilerdir. Bir başka söyleyişle aslında kütüphanede 17 binden çok daha fazla cilt kitap vardır. Bu da göstermektedir ki, tüm baskılara, yıldırma çabalarına rağmen Abhaz yazını büyük yol katetmiştir. Abhazya Devlet Kütüphanesi’nde Abhazca ve Rusça yayınların yanında 40 binden fazla İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Türkçe ve birçok başka dünya dillerinden kitap bulunmaktadır. Kütüphane Müdürü Boris Cholarya’nın belirttiğine göre Türkçe kitapların çoğunluğunu sözlükler oluşturmaktadır.
Abhazya Devlet Kütüphanesi’nin 8 Mayıs 2007 tarihi itibarıyla 953 kayıtlı üyesi var. Özellikle Abhaz Dili ve Edebiyatı öğrenimi gören öğrencilerin başvuru noktalarından biri olan bu kütüphanede okuma salonları var. Ayrıca, 19 bin eserin kayda geçtiği, yanı sıra sınırlı sayıda elektronik eserlere ulaşım olanağı sunulan bir adet bilgisayar odası da mevcut.

Sayı: 2007 06
Yayınlanma Tarihi: 2007-06-01 00:00:00