Abhaz Kolh Krallığı ve Dersim

0
8

M.Ö 550’de Abhazya’da güçlü bir İran etkisi baş göstermişti. İran yani Persya, Akamenid ülkesi olarak adlandırılıyordu. Çetin savaşlarla halklara baskı uyguluyordu. Akamenid hanedanlarından Kral Kirios, bölgeyi işgal etti. Ancak Makedonyalı Büyük İskender’in komutası altındaki ordular Persyalılar’ın varlıklarına son verdi. İskender’in uçsuz bucaksız toprakları, Makedonya’dan Hazar Denizi’ne, Hindistan’a, Persya’ya, Suriye’ye, Filistin’e kadar dayanıyordu. İskender M.Ö. 303’te ölünce yerine geçen hanedanlara ‘Selevkoslar’ veya ‘Selevkitler’ denildi. Sonra ‘Selevkos’ ve “Selevkit” krallıkları da parçalanarak, yeni krallıklar ve yeni devletler ortaya çıktı. Karadeniz’de Pontuslular adıyla Pontus Krallığı, Dersim’de yaşayan Dımıli, Zaza boyları da Part Krallığı’nı kurdu, bağımsızlıklarını ilan ettiler.
İskender’le başlayan Elen kültürü ve yazılı dili buralarda halk arasında varlık gösteremedi. Yerleşik boylar, bağımsız gelişmelerinin önündeki engellere karşı durdular. Elen kültüründen ve yazılı dilinden etkilenmediler. Sözlü söylencelerle ifade edilen inançlarını, geleneklerini mistik edebiyat yerine, çok tanrılı dinsel dizgelerden yana oluşmuş bir yaşam sürdürdüler.
Bu yüzyıllarda -M.Ö. 400 – 500’lerde- Karadeniz’in iki yakasındaki sahiller Kolhkide Krallığı denetimindeydi. Kolhkide Krallığı’nın kuzey toprakları Abhazya ve Gürcü ülkesiydi. Abhaz Krallığı’nın iki beyliği vardı. Kuzeyi Abhaz ülkesiydi. Güney Kolh toprakları ise Pontus ülkesi dahilindeydi. En alt uç sınırı Dersim’e (Tunceli’ye) uzanıyordu. Kolh Krallığı’nın beyinin küçük oğlu Leon, o zamanlar Dersim–Dereksani-(Dersim dilinde akşam kapısı anlamında) kalesinde oturuyordu. M.Ö. 300-200’lerde Dersim’de Dımıli, Zaza halkının ileri gelen Beylerinden 60 Bey silahlı askerleriyle, Abhaz Kolh Krallığı’na saldırılar düzenleyen, doğudan gelen yabancı istilalara karşı savaşa katıldılar. Dersim’in Fırat’ı besleyen Munzur suyunun en verimli kıyılarında yaşayan Aşuwan köyü ismini, Abhaz Kolh Krallığı döneminden çok daha önceleri bölgeye gelip yerleşenlerden almıştı. Zamanında Mitanni Krallığı’na başkentlik yapan Vasgıvan köyüne komşu olan Aşuwan köyü ve Asuwan kalesi 1968’de Keban Barajı göl suları altında kaldı. Bazen su seviyesinin azalmasıyla Kale açığa çıkmaktadır. Daha o zamanlar Kohl Krallığı’nın güney toprakları Dersim içlerine uzanıyordu. Dersim Hozat’ta Sin köyü, (Sindler Adığeler’dir), Çemişgezek Vasgıvan köyündeki Hutti, Hırri boyları (Çeçenler de kendilerini Hutti-Hırri kabul ediyorlar) ve Çemişgezek Aşuwan köyündeki Aşuwa boyları ( Abhazlar, Askaruva ve Aşuwa-Apsuwalar) ile Hozat’taki Xoşan Köyü, (Asetinler-Osetinler-Alanlar soylu sınıflarına Xoşon derler.) Kafkasya’daki boylarla daha o zamanlar Dersim’deki bu akraba boylar iç içe yaşıyorlardı. Dersim’de o köylerde bu boylar hala aynı isimlerle yaşamaktadırlar. Ve kendi etnik konsültasyonlarını Dımıli, Zaza olarak ifade etmektedirler. Roma’nın son dönemleri Bizans başlarında Kolh topraklarının Karadeniz sahillerinde ve güneyde de Dersim topraklarında bağımsızlık ilanıyla yeni oluşumlar ortaya çıktı. Karadeniz’in güney ve kuzey sahilleri her zaman kralların iştahını çekmişti. Bu iki değişik yakada: Abhazlar, Migreller, Lazlar, Sıvanlar, Ermeniler, Hemşinliler, Kartvelililer, Gürcüler gibi pek çok farklı etnik guruptan halklar yaşıyordu. Karadeniz’in sahil bölgelerini ve Anadolu’nun iç kısımlarını, daha M.Ö. 700-600’lerde güçlenen Yunan Site devletlerinin ticaret kolonileri kuşatmışlardı. Buralara yayılan Grek boyları ve oymaklarının en gelişmiş olanları, Miletos, Efesos, Didimos kentlerden çıkıp deniz yoluyla Karadeniz sahillerine yayılmışlardı. O zamanlar Hindistan’dan getirilen deniz yolları ticareti, Ege’deki Miletos kentinde son buluyordu. Çeşitli Elen boyları Küçük Asya topraklarında egemenlik kuran Hatti-Subari ve ardıllarının kültürlerinden de etkilenmişlerdi.
   
Ege kıyı kentlerinin ticari gelişmişliğinin yanında, eski Yunan bilimsel ve edebi el yazmacılığı da gelişmişti. El sanatları, mimari ve her türlü ticaret bu kıyılarda büyüdü. Anadolu, Mısır ve Kuzey Kafkas halklarının destanları ve sözlü söylenceleri ile İlyada-Homeros destanları arasındaki benzerlikler ilk defa bu süreçte şekillendi. Onlarca Yunan söylencesinin, Küçük Asya ve Ön Asya ile Kuzey Kafkasya ve Mısır halklarının destan ve söylenceleri ile ortak ve benzer yönler taşıması, bu dönem başladı. Ve Miletos kentinde oturan antik edebiyat yazmacıları Ege mitolojilerini geliştirdiler
Kolh krallığı içerisinde günümüz Abhazya ve Gürcistan arasındaki ırmakların dar ve derin yakalarından oluşan dağ köylerinde Sıvanlar yaşıyorlardı. Dilleri ve kültürleriyle varlıklarını koruyan ayrı bir etnik halk topluluğuydular. Dilleri, Dersim Dımıli diline yakındı. Örneğin hem Sıvanlar’ın dilinde hem de Dersim Dımıli dilinde: ‘sol’ (tuz), ‘herg’ (nadas, ekin), loçik (kaşık) gibi onlarca ortak kelime vardır. Ayrıca kültür ve geleneklerde de ortak benzerlikler yaygındır. Sıvanlar’da; gelenek, görenek, büyük-küçük ilişkileri, ev sahibi-konuk ilişkileri, evlenme-boşanma gibi sosyal saptamalar, (Abhazlar’da olduğu gibi) kendine özgü biçime bürünmüştür. Aralarında toplumun, ailenin dirlik-düzenini bozanları, geleneklere aykırı davrananları yargılamak için, Sıvan Halk Kurultayları toplanır, bu sorunlar ele alınırdı. Kadın ve erkeklerin katılımıyla sorun görüşülür, çözüme kavuşturulurdu. Alınan kararlara uymayanlar tecrit edilir, yalnız bırakılırdı. Sıvan Halk Kurultayları, günümüz Dersim’indeki Anadolu Alevi inancı içerisindeki ‘Halk Mahkemeleri’ işlevini gören “Cemlerde Dara Çekme” yöntemiyle suçlu olduğuna inanılan kişinin yargılandığı Cemler’in işlevleriyle ortak bir paralellik vardır. Sıvanlar’ın ve Kuzey Kafkasyalı onlarca halkın sözlü kuralları ve gelenekleriyle, Dersim’deki halk ve toplumun en eski inanç dizgeleri ve tasarımları, mitosları içerisinde bir çizgi, bir ilişki, kültürel etkileşim ve benzerlik bu güne kadar getirilebilmiştir.
O zamanlar Kolhlar önemli oranda genişleyip özgürlük olanağı yakalamışlardı. Süreç içinde bitmez tükenmez Roma işgalleri başlamış, Romalılar Karadeniz sahillerine dayanmışlardı. Kolh topraklarında Lazlar ve Hemşinliler, Abazalar, güneyde de Dersim’in Dımili ve Zaza boyları, Romalılar’ı yurtlarından çıkardılar. İç Anadolu’da, Samsa ve Adıyaman dolaylarında ise Kral Mitridat hüküm sürüyordu. O da Kafkasya’ya seferler düzenliyordu.

Sayı : 2007 07

Yayınlanma Tarihi: 2007-07-01 00:00:00