Nartlar

0
12

Asker HADEĞAL’in NART DESTANI derlemesinin I.cildinden Cevdet Yıldız çvirisi ile 20.sayıdan başladığımız yayına devam ediyoruz.
Asker HADEĞAL
V
      Destana göre Nartlar’ın yaşam biçimi ve toplumsal ilişkileri nasıldır?
Destanın en eski biçimleri olduklarını söylediğimiz şarkı (uered, ‘chant’) ve türkü (pşınatl, makamla söylenen şiir, byline) parçalarını, örneğin “Nart Şebatınıko”yu ele alıp incelediğimizde Nartlar’ın aile (soy) toplulukları biçiminde değişik bölgelerde, Ten (Don), Pşıze (Kuban), İncıc (İndjıdj; Zelençuk), Varp (Urup), Laba ve Pşış ırmakları boylarında, Kafkas Dağları’nda, Karadeniz, Kerç Boğazı (Xı Tvuale) ve Azak Denizi (Xı Mıutve) kıyılarında yaşadıklarını görürüz. Bu yerlerin adları şarkı ve türkülerde söylenmektedir. Örneğin, Nart Şebatınıko, başka bir yerden Nartlar’ın yanına gelecek olduğunda:
                         “Tyene qıreğuaze,
                           Ğuaze qırıdekva,
                           Pşıze yiyikvığoxer,
                           Şıçepeps femıxhua..”
 
                          “Don ırmağı boyunu izliyor,
                           Bu yana (güneye) doğru ilerliyor,
                           Kuban ırmağının geçiş yerleri,
                           Atının böğrüne bile değmiyor…”
Şebatınıko Nart çobanı ile karşılaştığında, ondan “kent” ya da “köy” adı sormuyor -çünkü böylesine toplu bir yaşam biçimi henüz oluşmamış olmalıydı -“Alegler’in evine giden yolu söyle” diyor ve çobandan yolu göstermesini istiyor.
Eski insan karakteri olan sertlik ve diklenmeyi Şebatınıko ile Nart çobanı arasındaki atışmadan da anlıyoruz. Bu da destanın çok eski çağlardan gelmekte olduğunu gösteren kanıtlardan biridir.
Şebatınıko örneği ve onun davranışlarının bize öğrettiği şey, çok eski bir dönemi, yani kılıcın konuştuğu, at sırtında ve kılıç belde, meydan okunarak, yiğitlik peşinde koşulduğu, güçlünün sözünün geçtiği bir dönemi, yiğitlerin Base ovasını bir baştan öbür başa arşınladıkları bir dönemi sergilemesidir (Base Ovası-’Base Gubğo’: Laba Irmağı ile Kuban Irmağı arasında bulunan ve güneyde Kafkas Dağlarına doğru uzanan ova).       
Nartlar’ın atlarının bilinen özel adları vardır: Thojıy (Тхъожъый- Savsırıko’nun atı), Çemdej (Чэмдэжъ-Koles’in atı), Ş’oyehuç’e (Шъоехъукlэ-Verzemeg’in atı), vb. Nart atlarının ilginç özellik ve saklı yanları vardır. Sözgelişi Savsırıko’nun atı Thojıy çok akıllı, zeki ve binicisinin danışmanıdır.
Nart destanının toponomisi, “yer bilimi”, yani yerlerin, denizlerin, ırmakların ve tepelerin adları neleri ifade etmektedir? Destanda ne gibi yer adlarıyla karşılaşmaktayız?
Adıge ve Abhaz metinlerindeki biçimiyle, Setenay’ın çamaşır yıkadığı yer –Pşız (Kuban Irmağı); Şebatınıko’nun, atının böğrüne bile değmeden, yüzerek geçtiği yer-yine Pşız; “izlediği yol” -Ten (Don Irmağı); atlarını güçlendirme ve tedavi için suya sokmaya (xıps xeğahe) götürdüğü yer-Varp (Urup Irmağı); Nartlar’ın kendilerinin yüzdükleri yer- Labe (Laba Irmağı); Nart Ş’eveç’ase’nin (Ceuekvase) kızkardeşi olan Pak’o’nun salla geçtiği ırmak-Şhaguaşe (Chaguaşe-Rusça: Byelaya; başka bir anlatıya göre de Pşış Irmağı); Natkuaceler’in (Natquadje) bir bölümünün yaşadığı yer- Nat-psuh (Nat-psıxhu; Nat Irmağı); Savsırıko’nun yınıjı (devi) içine sokup dondurdurduğu ve boynunu uçurduğu yer-H’ı Ş’uts’e (Xы Шlуцlэ-KaraDeniz); Setımıko kardeşlerin memleketi -Tuapse; Nartlar’ın at sürülerini yüzdürüp geçirerek getirdikleri yer- H’ı T’uale (Xı Tvuale- Kerç Boğazı); Nesren-Jak’e’nin zincire vurulduğu yer – Kafkas Dağı(38). Bu yerlerin kapsadığı devasa bir alan, Nart coğrafyasını oluşturmaktadır.
Nart destanında karşılaştığımız bu yer adları Adıgeler açısından yeniden incelenmesine ve “kanıtlanmasına” gerek bulunmayan Adıge yerleşim yerlerinin adlarıdır; yani Adıgeler’in en eski zamanlardan beri üzerinde yaşadıkları yerlere kendi dillerinde verdikleri adlardır. Bu yerler, Moğollar, İranlılar ya da Alanlar’ın eski yerleşim yerlerinin adları değil, Adıgeler’in bilindik yerleşim yerlerinin adlarıdır.
Sonuç olarak Nartlar’ın toponomi ve coğrafyası, eski Adıgey (Çerkesya) toprağının “dilini” sunmaktadır.               
 “Nartlar” destanını değişik bilimsel yönlerden ele aldığımızda, destanın bir Adıge yaratısı ve Kafkasya’da oluşturulduğu gerçeği açıkça ortaya çıkmaktadır. Destanın Kafkasya ile bir ilgisinin bulunmadığını, tamamen Alan kökenli olduğunu öne sürenler, iddialarına hiçbir bilimsel kanıt gösterememektedirler. Bununla birlikte, biz yine de destanın değişik yönlerini incelemeyi ve öğrenmeyi sürdüreceğiz.     
Nartlar’ın kulandıkları ölçü birimleri nelerdir?
Nartlar’ın uzunluk-mesafe ölçü birimi “kuvoğ” (kuuoğ), yani bağıran birinin sesini ulaştırabildiği mesafedir; ”kuuoğuiş”-üç ses mesafesi; “kuuoğuibl”-yedi ses mesafesi, yani art arda ses aralıklarıyla dizilen yedi kişinin toplam sesinin ulaştığı mesafe; “kuuoğuibğukve yebleğığeu”-dokuz ses mesafesine yakın; zı “mafe”-bir günlük, zı “maze” – bir aylık, zı “yıtles” – bir yıllık yol deyimleri kullanılıyor ya da “azfagu zı mefakvo yıtl” – “aralarında bir günlük yol var”, diyorlardı.
Nartlar’ın yükseklik ya da derinlik ölçüleri de şöyledir: “tlapcem şiz” – topuğuna kadar; “tlekvapvem nes” – diz boyu, dizine kadar; “nıbıdjım nes” – göbeğine, beline kadar; “bğem nes” – göğsü boyunda; “tamem nes” – omuzuna kadar; “chape şıgu nes” -tepesine, başı üstüne kadar. Bunları insan, at ya da sığır ölçülerine göre söylüyorlardı. Örneğin, Aleg’in ünlü evi:
                         “Uıne qyebe-nyeba,         ( Kocaman-iri bir ev,
                         Aş yıpevutlacueri                Evin sürgüsü bile
                    Şı bğelıbem qesa”      Bir at göğüs kafesi boyunda)
Daha başka “exhombe barmıq”-“parmak boyu” kullanılır; örneğin “exhombe barmıqım uıçvezğepşın” denildiğinde “seni baş parmak ile işaret parmağı arasında ezip geçiririm” anlaşılmaktadır.
Genişlik (en) ölçüleri de; “zale”-parmak eni, genişliği; “tvuale”-iki parmak genişliğinde; “şale”-üç parmak eninde; “pvale”-dört parmak genişliğinde; “edeqabj”-el ayası, avuç genişliği; “bjiz”-karış, baş ve serçe parmakları arası açılmış mesafe; “eplvakvu”-kulaç, açılmış iki kol arası mesafe; “tleubequ”-adım, biçimindedir.
Ayrıca “tha” dedikleri bir ölçüleri de vardır: Alegler’in evi “otuz tha uzunluğunda, boyunda” (the şekv yıkvıhağa) diyor Nart çobanı, şarkı içinde Şebatınıko’ya verdiği yanıtta. Şimdiki metrik sisteme göre söylemek gerekirse, bir “tha”, yaklaşık bir metre kadardır; Nart Aleg’in evi de, destandaki anlatıya göre, 30 metre boyundaydı.
Nartlar’ın ağırlık ölçüleri de, bir kişinin, bir atın ya da bir öküzün “kaldırabileceği” ya da “çekebileceği” ağırlık (yük) idi. Sözgelişi:
                  “Aledj yaunezhı                “Alegler’in evinde
                   Kvesenıbe kveta.              Çok sayıda sütun bulunur.
                   Kveseneui kvetıxer            Sütunların her birini
                   Tsuyme zerafaşa!..”    Ancak sekiz öküz çekebilir!..”
 
      
Nart anlatılarında atasözü (txıde) ve söylentiler biçiminde karşılaşılan sayılar da, şı-üç, “mefişe zışesım uınağom şışı xhujığe” (üç gün kaldıktan sonra aileden sayıldı); blı-yedi, “mefibl djegu facvığ” (ona yedi gün eğlenti düzenlediler); bazen “8” ya da “9” sayısı -“psibğu uiemi xesxın!” (dokuz canlı olsan da kurtulamazsın benden!); ya da “yüz olmaya bir eksik” yani “99”. Bütün bunlarla, Nartlar dışındaki diğer anlatılarımızda da karşılaşılmaktadır; bütün bunlar Adıge toplumsal geleneklerimiz ile ulusal özelliklerimizden kaynaklanmış öğelerdendir.
Destan parçalarını okurken, Adıge tarihi bir şerit gibi gözümüzün önünden geçiyor ve uzak geçmişimiz karşımızda adeta yeniden canlanıyor.
Kaynakça:
38. Bu yerlerde Nart destanında karşılaşılan olayların çözümlenmekte olduğunu Kabartay Nartologu A.T.Şorten yazmaktadır (sb.”Kabardino-Balkarskaya ASSR”, Nalçik, s.528).
Türkçesi: Cevdet Yıldız (Hapi)                  

Sayı : 2008 01

Yayınlanma Tarihi: 2008-01-01 00:00:00