Saltıkkua ve Saltıkhable

0
10

En eski zamanlarda Sarısaltık’ın dört oğlundan ikisi; İbrahim Saltık ve İsmail Saltık’tı.
Bu iki kardeşten İsmail Saltık 1260’da çocuklarıyla Kuzey Kafkasya’ya yerleşmişti. Bugünkü Adığey Cumhuriyeti sınırları içerisinde Bjeduğ Bölgesi’nde yaşıyordu. Kuzey Kafkasya tarihinde bilinen Saltık sülalesinden ilk defa Kafkasya’ya yerleşen bu Saltık büyükleri, 747 yıl önce Bjeduğ Bölgesi’nde bir Saltıkhable köyü kurdu, buraya yerleşti ve burada yaşadılar. Bjeduğlar’a ve Janeler’e kız verip kız aldılar. Çoğaldılar. Kuzey Kafkasya’da yaşayan Saltıklılar’a Adığeler Saltıkkua diyorlardı, ‘kua’ oğul demekti.
Kuzey Kafkasya’nın en uzak tarihinde ise Saltık adına ilk defa M.Ö. 800’lerde rastlanılmaktadır. Fransızca’dan Türkçe’ye çevrilen “Ataların Karşılaşması Bozkır Atlıları” adlı kitapta Kuzey Kafkasya’da kurulan bir kentten söz edilmektedir. Daha M.Ö. 800’lerde kurulmuş bu kentin adı Saltıkov Kent Merkezi’dir. Rusça ismi Saltıkov Majaika’dır. Yapılan kazılarda bu antik kentte 30 bin mezar açılmıştır. Çıkartılan kemiklerin %90’ı kadınlara aittir. Adını M.Ö. 800’de alan Saltıkov Antik Kenti’nde o kadar çok kadın kemiklerinin çıkması, orada Amazonlar gibi bir kadın örgütlenmesinin varlığına bağlanmaktadır. Bunun ‘Saltıkov Kadın Örgütlenmesi’ biçiminde bir örgütlenme olduğu dillendirilmektedir. Tarihte ilk defa “Saltıkov” adı M.Ö. 800’de zikredilmektedir. Kuzey Kafkasya’da Saltık ismi o zamanlardan beri vardı.
Ayrıca Abhaz-Gürcü Krallığı zamanında Bagratinolar sülalesi ülke yönetimindeydi. Abhaz-Gürcü Kralının erkek oğlu yoktu. Tahtın varisi Gürcü Kraliçesi Tamara’ydı. Tamara’nın güzelliği dillere destandı. Gürcü Sarayında Tamara’ya damat aday adayı aranmaktaydı. Pek çok kişi Tamara’nın sarayına çağrılmıştı. Nasrettin Muhammed Saltık’ın bir oğlu vardı. Muzaffereddin Saltık. Çok yakışıklıydı. Gürcü Kraliçesi’ne damat aday adayı olarak saraya çağrılmıştı. Sonradan Muzaferreddin Saltık, Tamara ile evlenmemiş ve Tamara, Alan Beylerinden Soslan isimli bir beyle evlenmişti. Tamara’ya şövalyece şiirler yazılmış, adına “Ah Tamara!” sözüyle şarkılar bestelenmişti. “Ah Tamara!” ismi sonradan, Akdamar adasına dönüşmüş, Van’daki Akdamar adasına bu isim o zamanlar verilmişti.
Yine pek çok Rus klasiği Saltıklar’dan söz etmektedir. 1825 Dekabrist Hareket’e katılan aydın ve yazarlar arasında ünlü bir yazar vardı. Mikail Secerdin Saltıkov. Çar tarafından Sibirya’ya sürgün edildi. Mikail Secerdin Saltıkov’un eserleri, Ekim devriminden sonra yüzü aşkın dilde Sovyet coğrafyası ve Comecon ülkelerinde okullarda edebiyat derslerinde yetmiş yıl okutulmuştur. Mikail Secerdin Saltıkov’un Rusça’dan Türkçe’ye çevrilmiş bir eseri var. Henüz pek çok kitabı Türkçe’ye çevrilmemiştir. Ayrıca Rusya’da da pek çok Saltık ismine rastlanılmaktadır. Çar’ın kışlık sarayının dört kapısından birinin adı Saltık kapısıdır. Tolstoy, Napolyon’a karşı savaşan Rus ordusunda görevli General Saltıkov’dan, Savaş ve Barış adlı çalışmasında, vur kaç savaşlarıyla ünlü bir gerilla komutanı olarak söz etmektedir. Maksim Gorki de, 1896’da yayınladığı Aşk Rüyası adlı öyküsünde bir Saltık’tan söz etmektedir.
Adığe yazar Meşbaş’e İshak, bu yaşlı bilginin, Bızeiko Savaşı adında iki cilt kitabı Türkçe’ye Mevlüt Atalay tarafından çevrildi. Kitapta, Çerkes köylüleri 1810’da köleliğe karşı ayaklanmışlardı. Bjeduğ bölgesi köylüleriyle birlikte mücadele eden -Saltıkhable- köylülerinden söz etmektedir. Meşbaş’e İshak, Saltıkhable’yi, köylü isyanlarını, toprak işgallerini ve mücadelelerini anlatmaktadır. Yine bir Fransız babadan ve Çerkes anadan olma Lübnan asıllı Aleksandır Najar, Çerkes Sürgünleri adlı Fransızca’dan Türkçe’ye çevrilmiş kitabında; 1864 Rus-Çerkes savaşları sonucunda Adığey topraklarındaki Saltıkhable köyünden Bjeduğlar’la birlikte Lübnan ve Ürdün’e sürgün yaşamları anlatmaktadır. Orada İngiliz-Arap savaşlarına katılan Ramazan Saltıkkua ve İdris Saltıkkua adlı iki kardeş, sekiz Çerkes’le birlikte İngilizler tarafından kurşuna dizilerek idam edilmişlerdi.
Yakın tarihte ise ünlü bir Saltık daha vardı Kuzey Kafkasya’da. Uzun Hacı Hasan Saltık. İki metrelik boyuyla ‘uzun’ lakabını almıştı. Sovyet Devrimi’nde Terek Bölgesi Dağlı Müslüman Halklar Din İşleri sorumlusuydu. O yıllarda Çeçenya’da Vedeno yöresinde toplanan halkı Bolşevikler’e karşı örgütleyen iki dini lider vardı. Necmeddin Gotsinski ve Uzun Hacı Hasan Saltık. 1918’de Uzun Hacı Hasan Saltık on bin silahlı adamıyla Bolşevikler’le savaşırken din adamları toplanmış tüm Müslümanlar’ın İmam seçmesini istiyorlardı. Uzun Hacı Hasan Saltık İmamlık makamına karşı çıktı: “İşlerin şeriat kurallarına göre yürütülmesinin gerekli olduğunu, bunun için de (Sovyet) Komiteler’e gerek bulunmadığını, kendisinin Gunip’teki (Bolşevik) Komiserleri kovduğunu” açıkladı. İnguşetya-Çeçenya yöresinde köylüler arasında dolaşarak: “Şimdi Rus Çarlığı yıkılmıştır ve Rus Hükümeti mevcut değildir. Bütün milletler serbest kalmışlardır. Bu büyük fırsat bir daha ele geçmez” diye açıklamalar yapan Uzun Hacı Hasan Saltık konuşmalarını; “Kızıl olsun Beyaz olsun Rus Rus’tur ve bizim ezeli düşmanımızdır” diye sürdürmüştür. Beyaz Ordu komutanı General Denikin ve Albay Sultan Kılıç Şahin Geriy’in oluşturduğu karşı-devrimci Alaylara da katılmamıştır. Bağımsız kalan Uzun Hacı Hasan Saltık; Dargi, Gunip, Vedeno, Gazi Kumuk, Terekeme köylerinin bulunduğu bölgelerde ve yüksek Keger tepelerinde, Turçidağ yöresinde eylemlerini sürdürdü. İki bin nüfusuyla Hacalmahi köyü ve altı yüz nüfusuyla Kuppa köyü de ona destek verdi. Fakat bin üç yüz nüfuslu Saltık köyü ile dokuz yüz nüfuslu Kudali ve yedi yüz nüfuslu Keger köyleri destek vermediler. Yine de Uzun Hacı Hasan Saltık, Kumuk yöresini ele geçirdi, dört yüz tüfek ve iki makineliye sahip oldu. Sonuçta pek çok subayla birlikte daha fazla kan dökülmesini istemedi. Tarafsız kaldı. Komünistler Uzun Hacı Hasan Saltık’a karşı savaş kararı aldıklarını duyurdular. Kumuk, Avar dilleriyle yayın yapan pek çok gazetelerde Komünistlerin bu kararları yayınlamıştır. İzvestiya gazetesinde Uzun Hacı Hasan Saltık ile ilgili olarak şunlar yazılmıştır: ”Kostek köyünde kendini İmam ilan eden Necmeddin Godsinski’nin kutsal Şeyhi olan Uzun Hacı Hasan Saltık çeteleri bulunuyor. Dağlarda büyük kitleler halinde Sovyet İktidarını tanıyan köylere saldırılar yapıyorlar. Kazanis’teki muharebede Uzun Hacı’nın çeteleri bir top ve bir yığın cephane kaybettiler.”
Savaş yılları sonrasında Uzun Hacı Hasan Saltık, Sovyet iktidarı tarafından batıya sürgün edildi. 1957’de sürgünde yaşadığı Amerika’dan Çeçenya’ya dönen Uzun Hacı Hasan Saltık büyük bir törenle karşılandı. Ve bugün hala Grozni’deki en büyük caddenin ismi Şeyh Uzun Hacı Hasan Saltık caddesidir. 1864 Kuzey Kafkas sürgününden sonra Kafkasya’da geride kalan Saltık sülalesinden pek çok aile Kuzey Kafkasya’da değişik bölgelerde hala varlıklarını sürdürmektedir.

Sayı : 2007 09

Yayınlanma Tarihi: 2007-09-01 00:00:00