Thamade Bakışı

0
1503
Tarihte savurganlık ve ölçüsüzlük zordu hep. Binlerce yıldan süzülüp gelmiş değerlerin tüketilmesi ise kolay. Herkes herkese dost, herkes herkese düşman. Herkes herkese saldırıyor. Diasporanın tavrı bu olamaz. Yapılanlar eleştiri ya da sosyal boykot veya sosyal P’ın değildir. Bir gücün veya bir bireyin belli bir amacı olmazsa toplumsal sorumluluk taşımaz. Oysa Kafkas tarihinin yaprakları arasında toplumsal sorumluluklar ortaktı hep.
Kimse toplumsal sorumluluk almak istemiyor bu günlerde. Herkes sorumluluktan kaçıyor. Kimse birbirini dinlemiyor, ama durmadan konuşuyor. Konuşmaktaki asıl amaç; bir değeri, bir düşünceyi, bir ideolojiyi değil, tersine amaçsızlığı ve düşüncesizliği dayatmak. Dahası kendisini, kendi kariyerini ve düşüncesini karşısındakine empoze etmek.
Çerkeslik adına, xabze adına yapılan bir takım güzel şeylere bile kimse ortak olmak istemiyor.
Bunları insanlarımızla paylaşmıyor. Bir iş, bir çalışma yapılıyorsa bile çok konuşanlar üzerlerine hiçbir iş almak istemiyorlar. Her nedense meşgul görünüyorlar. Bir çoğumuz başkalarıyla aynı fikirleri savunmamaya ne dayanabiliyoruz ne de tahammül edebiliyoruz.
Değerlerimize sahip çıkma adına bazı konuları ele alırken yöntemini amaca uygun olmaktan çıkartıyoruz. Nerede kaldı korunması gereken değerlerimiz ve kültürel hassasiyetlerimiz?
Terbiye, utanma, incelik, nezaket… Tarihten beri baş özellikleridir Çerkesler’in.
Oturmadan kalkmaya, yolda yürümekten ayakta dikilmeye kadar çeşitli kurallar bütünü değil mi Çerkeslik? Eskimiş de olsa bazı gelenekler vardır ki; bir defa insan belleğine girmiş ve bugüne uymuşsa, onların korunup geliştirilmesi, yaşatılması lazım.
Çağa uyan ve insan belleğinde kalan ölümsüzdür.
Eskiden olanlar bugün oldukları gibi devam ettirilemez. Çağ değişiyor, ona göre uymamız gereken toplumsal kurallar da değişiyor. Çağa uyanları koruyacağız. Uymayanları yaşatamayız. Ama çağa uymayan geleneklerimiz adına Çerkesler’e ait insani ve kültürel değerlere saldırmak, xabzeye saldırmak o kadar kolay olmamalıdır. Kötü olan yöntemler seçiliyor. Eleştiri değil dedikodu yapılarak insani olan değerlere saldırılıyor.

Sayı: 2008 01
Yayınlanma Tarihi: 2008-01-01 00:00:00