Çerkes Edebiyatı Çerkes Uygarlığıdır

0
11

Turabi Saltık
Kuzey Kafkas edebiyatının söze ait tarihi Çerkes insanının yaşı kadar eskidir. Çerkes insanının düşünce alış verişi ve entelektüel birikiminin bir alanıdır edebiyat. O alan, Çerkes kültürünün yazınsal bütününün çeviriler yoluyla dünya ile dünya kültürleri ile buluşmasıdır. Bu buluşma, Çerkes kültürünün edebi buluşmasının toplamıdır.
Daha en başından itibaren Nart sözlü söylenceleri ile ilgili temel referans alanları Çerkes insan yaşamının içinde doğan ve ona verilen önemdi. Edebiyat teorisinde ifade edilenler; insan-doğa-çevre ilişkisi ile insan-inanç-kültür ilişkilerinin ele alınan eleştirel yaklaşımlardır. Her edebiyat, bir kültürün, bir coğrafyanın ve bir uygarlığın sınırları içerisinde algılanır. Öyleyse Çerkes edebiyatı da Çerkes kültürü ve uygarlığıyla algılanır.
Çerkes edebiyatı, dünya edebiyatı içerisindeki uygarlığa, Çerkes kültürü ve inançları üzerinden ulaşmıştır. Edebiyatta ilk akla gelen insanın yaşama mücadelesiyle varlığı ve onun uygarlık içerisindeki tanımıdır. Bu tanım insanın ulaştığı uygarlık üzerinden şekillenir.
O halde edebiyat uygarlıktan ayrı düşünülemez. Öyleyse Çerkes edebiyatı da Çerkes uygarlığından ayrı düşünülemez. Belki bu yüzden ”edebiyatı olmayan halkın tarihi ve uygarlığı karanlıktır” demişti ünlü Abhaz yazarı.
Çerkes edebiyatı pek çok dönem derin sorunlarına karşın varlığını canlı tuttu. Pek çok dönem sömürgecilerle ve siyasal iktidarla çatıştı hep. Kafkas-Rus savaşlarında, istila ve işgallerde öldürülenler, sürgünler, oturulmaz hale getirilen köyler, doğaya ve çevreye verilen tahribatlarla yok edilen uygarlık karşısında susmadı.
Savaş ve yıkım insanları yerlerinden ediyor, sürgünü dayatıyordu. Bütün bu kötülükler neden oluyordu? Çerkes edebiyatı bunu da sorguladı. Kuralsız, haksız ve kirli savaşlarda öldürülen insana, tahrip edilen doğaya karşı sorumluluk duydu, susmadı. Çerkes edebiyatçıları tarihin yaşadığı olaylara oturdukları yerde seyirci kalmadılar. Savaşı yeren, kınayan, lanetleyen öykü ve romanlarıyla karşı durdular. Onlarca yazar, şair, ressam, müzisyen çeşitli eserler ürettiler. Kafkas insanına ve coğrafyasına yönelen yıkımı; sanat ve edebiyat yaşamın her alanına taşıdı. Edebiyat ve edebiyatçılar, sanatçılar insanlığa karşı sorumluluk duydular. Coğrafyanın, toprağın, kültürlerin yok edilmesine ve sorunlara kayıtsız kalmadılar.
Günümüzde ise Çerkes edebiyatının üzerinde özellikle küreselleşmenin önemli bir etkisi var. Bir Çerkes eserinin dünya edebiyatına girebilmesi, Çerkes kültürü ve sanatının daha geniş bir alana yayılması, insanla çeşitli kültürlerle buluşması sorunu emperyalistlerce dayatılmaktadır. Küresel dinamikler edebiyatla savaş halindedir.
Çerkes edebiyatı da küreselleşme ile çatışma halindedir. Çerkes edebiyatında bir başka sorun küreselleşmeyle birlikte tüketim sorunudur. Popüler kültür içerisinde sürekli edebiyat ve edebiyatçı çatışmaktadır. Küresel anlayış edebiyatla çatışmalıdır. Tüketim anlayışı üzerinden bir eserin pazarda satılan emtia düzlemine dönüştürülmek istenilmesiyle Çerkes edebiyatı ile yapılan bir eserin küreselleşme karşısında dünya edebiyatının içerisine girebilme şansı ne kadardır? Çerkes edebiyatı ve sanatı bundan dolayı küreselleşmeyle çatışmalı haldedir. Tüketimin pazar ekonomisi, popüler kültür anlayışı üzerinden kitlelere bir bakıma küreselci anlayışların kendi yoz kültürlerini-kültür emperyalini- ezilenlere dayatmasıdır. Bu anlayışla küresel emperyalistlerin kendi yoz kültürlerini ve ekonomik ilişkilerini, edebiyata yansıtmak istemesiyle, kitleler üzerinde şekillendirilmek istenen kültürel anlayışlarının edebiyata dayatılmasıdır.
Küreselleşmenin yoz kültürünün edebiyat alanındaki savaşımı, dünyanın ezilen halklarının edebiyatlarının ve kültürlerinin küreselleşmeyle savaşımıdır. Aynı zamanda bu Çerkes edebiyatında asimilasyonla savaşımdır. Sorun, Kafkas uygarlığının sosyo-ekonomik, kültürel, sanatsal yanlarının edebiyatla anlatılmasıdır. Çerkes uygarlığının getirdiği birikimler ile dünyaya ve insana bakış açısı, edebiyatla dönüşmeyi sağlar. Çerkes uygarlık tarihi açısından Çerkesler’e ait edebiyatın önemi, insanın ve toplumun felsefesidir.
Unutmamak gerekir ki; eski Nart, eski Mısır, Yunan, Roma, Anadolu felsefesinin canlandırılması edebiyatla ortaya çıkmıştır. Edebiyat uygarlıktır. Öyleyse, Çerkes edebiyatı, Çerkes uygarlığıdır. O özgürlük kavgası yürütenlerin sanatıdır. Onun her dönem bir davası, bir meselesi vardır.

Sayı : 2008 03

Yayınlanma Tarihi: 2008-03-01 00:00:00