Zafer Süren’den iki kitap önerisi

0
9

1. Matmazel Ayşe – Anne Soprani –

IMGE Yayinevi

Kitabın arka sayfasından: 1698 yılında, İstanbul’daki Fransa sefiri Charles de Ferriol bir konakta gördüğü küçük Çerkez kızını satın alıp yetiştirmek üzere Paris’e getirir. Güzel ve ince ruhlu bir kız olan Ayşe. Naiplik Dönemi Fransasının serbest fikirli ve gevşek ahlaklı yüksek sosyetesi tarafından benimsenir. Fontenelle, Rousseau, Voltaire gibi büyük fikir ve edebiyat adamlarıyla. Madam de Parabere, Madam du Deffand, Madam de Tencin, Duras Düşesi gibi döneme damgalarını vuran entelektüel saray ve salon kadınlarıyla tanışıp dostluklar kurar; balo ve tiyatrolarda, en saygın salonlarda yıldız gibi parlar, kıskançlık ve entrikalara konu olur.

Çerkez ellerinden gelen bir peri” olarak tanınan Ayşe, yabancı diyarlardan gelmiş bir kadın olarak Batılıların Doğu’ya ait fantezilerinin simgesi haline gelir. Onu cariyesi yapmak üzere satın alan vasisinin bu hakkını yürürlüğe koyma isteği ve Şövalye d’Aydie’ye duyduğu aşk arasında kalan Ayşe, zengin ve duyarlı bir iç dünyaya sahip olmasına rağmen, devrin kadına biçtiği konumun mahkûmu olur.

Dönemin yazılı belgelerine ve bizzat Ауşе’nin mektuplarına dayanılarak öyküleştirilen Matmazel Ayşe, Aydınlanma Dönemi’nin tarih kitaplarında genellikle gündeme gelmeyen ‘içeriden’ tablosunu vermekte, о sıralarda yoğun ilişkiye girmiş olan Osmanlı ve Fransız kültürlerinin karşılaştırılmasına olanak saklamaktadır.

2. Osmanlı Devleti ve Kafkasya – M. Sadık Bilge – EREN Yayınevi

Kitabın arka sayfasından: Elinizdeki kitap. 1454-1829 yılları arasında Kafkasya‘nın siyasi tarihi ve Osmanlı Kafkasyası‘nın idari taksimatı ile Kafkas halklarının, yüzlerce yıl süren ve dil, din, kültür, gelenek, sosyal yaşayış ve yerel siyasi kadroların korudukları Osmanlı çağından sonra, tasallutuna düştükleri Ruslara karşı verdikleri özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi sırasında Osmanlı Devleti ile olan ilişkileri konularında bütün dillerde yapılmış ilk genel çalışmadır.

Kitabı okurken, 21. yüzyılın bağladığı ve “Yeni Dünya Düzeni”nin her yere egemen olmaya çalıştığı günümüzde de dünya gündeminde ön sırada olan, yabancı güçlerin doğrudan veya dolaylı müdahale ettikleri, silahların patlamaya devam ettiği Kafkasya’da; meselelerin, müdâhil devletlerin, rekabetlerin, ihanetlerin ve acıların yüzyıllar boyunca pek fazla değişmediğini göreceksiniz.

Kafkas halkları, zulmün günümüzdeki temsilcilerine karşı bugün de özgürlük ve bağımsızlık mücâdelesini mübarek kanları pahasına sürdürmektedirler. Bu mücâdelenin 19.yüzyıldakinden farkı şudur ki, kaybedildiği takdirde kendilerini topraklarına kabul edecek bir Osmanlı Devleti ve ülkesine sığınan insanlara yerleşmeleri için ‘Emlâk-i Şâhâne’sini tahsis edecek bir Osmanlı Hanedanı artık yeryüzünde mevcut değildir.

Sayı: 2009-03

Yayınlanma tarihi: 2009 03 01

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here