23 Şubat 1944 Sürgünü!..

0
7

1943-1944 yılları arasında, Stalin döneminde, 580 bin Çeçen, 92 bin İnguş, 100 bin Ahıska Türkü, 134 bin Kalmuk, 43 bin Balkar, 78 bin Karaçay ve 200 binden fazla Kırım Tatarı yurtlarından binlerce kilometre uzaklara, Kazakistan’a ve Sibirya’ya sürgün edildi. Sürgün yolculuğunda ve yerleşilen topraklarda soğuktan ve açlıktan pek çok insan yitirildi. 

9 Ocak 1957 yılında Sovyetler Birliği Yüksek Şurası kararı ile, Çeçen-İnguş halkı yurtlarına geri döndü. 1944 de lağvedilen Çeçen-İnguş Sovyet Sosyalist Özerk Cumhuriyeti, 1957 de yeniden kuruldu. 672.000 kişi olarak sürgüne gönderilen Çeçen-İnguş halkının ancak 225.000’i dönebilmişti. 
Çeçenya devlet eski başkanları Dudayev, Mashadov ve pek çok Çeçen liderin çocukluk dönemleri Sibirya’da geçmişti.

Avrupa Parlamentosu 2004 de, yani tam 60 yıl sonra sürgünü bir soykırım olarak kabul etti ve 23 Şubat ‘Dünya Çeçenya Günü’ olarak ilan edildi.

Bugün Çeçenler yine sürgün ve soykırımla karşı karşıya.

Dünya ülkelerini ve insanlığı görev bekliyor; başta Çeçenya ve Filistin olmak üzere, dünyanın her köşesindeki insanlık ayıbı uygulamaların ortadan kaldırılması için.

Sürgün Unutulmadı Çeçen halkının tamamının Orta Asya ve Sibirya’ ya sürgüne gönderilişinin 65. yıldönümü ve Dünya Çeçenya Günü dünyanın değişik yerlerinde düzenlenen anma programları ve çeşitli açıklamalarla gündeme getirildi.
Bir süre önce Danimarka’ da kurulan Bağımsız Kafkasya isimli oluşum 21 Şubat 2009 günü Danimarka’ nın Herlev kentinde bir anma programı organize etti. Çeçen, Gürcü ve Azeri diasporası mensuplarının katıldığı sürgün etkinliğinde (..) Rus yönetimin Çeçen ve Kafkas halklarına uyguladığı soykırım politikalarından bahsedildi. (..)
İstanbul’ da faaliyet gösteren Kafkas Çeçen Kültür Derneği tarafından 22 Şubat 2009 günü bir anma programı düzenlendi. Uzun Geceler isimli Çeçence romanı Türkçe’ ye çeviren emekli öğretmen Ali Bolat, diaspora yazarlarından Avukat Hulusi Üstün ve dernek kurucularından Abdurrahman Özdil anma programında konuşmacı olarak yer aldı. (..)
Almanya’ nın başkenti Berlin’ de ise Çeçen Kültür Derneği tarafından 22 Şubat 2009 günü bir gösteri organize edilerek işgalci Rusya protesto edildi.
Uluslararası İnsan Hakları Derneği Başkanı Said Emin İbragimov tarafından Fransa’ nın Strasbourg kentinde Dünya Çeçenya Günü ve Sürgün’ ün 65. yılı nedeniyle üniversite meydanında 23 Şubat 2009 günü, (..) ayrıca başkent Paris’ te Rusya Federasyonu konsolosluğu önünde 23 Şubat 2009 günü bir gösteri düzenlendi.
Polonya’ da faaliyet gösteren Özgür Kafkasya Komitesi’ nin 26 Şubat 2009 günü Krakow kentinde sürgünün 65. yılı nedeniyle Polonyalı gazeteci Krystyna Kurczab Redlich’ in bir filminin gösterimini yapacağı ve Eugen Nowozylow isimli eski siyasi tutuklu, bağımsız gazetecinin sohbet edeceği bildirildi.
Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Akhyad İdigov (..) 23 Şubat’ ın Çeçen halkının tarihinde büyük bir trajedi olarak yer aldığını ancak bu günün şehit devlet başkanı Cohar Dudaev tarafından 1994 yılında Çeçen halkının yeniden diriliş günü olarak ilan edildiğine dikkat çekti. (..)
Çeçen Ulusal Komitesi Başkanı Ruslan Badalov, (..) ‘Çeçen halkının herşeye rağmen yılmadığını, hayatta kaldığını ve anayurduna geri döndüğünü’ vurguladı. (..)
Çeçenya Barış Forumu adına Ivar Amundsen, Malcolm Rifkind, Andrew Motion, Ken Loach, Prof. A.C. Graylink, Dr. Benjamin Zephaniah, Andre Glucksmann, Aki Kaurismaki, Prof. Brendan Simms, Glen Howard, Danny Alexander, Raymond Joyliffe, Nicholas Rea ve Peter Tatchell tarafından yazılan mektup İngiltere’ nin (..) The Guardian gazetesinde 23 Şubat 2009 Pazartesi günü yayınlandı. 24 Şubat 2009. (http://www.waynakh.com/tr/?p=1676)Çeçenya Barış Forumu adına Ivar Amundsen, Malcolm Rifkind, Andrew Motion, Ken Loach, Prof. A.C. Graylink, Dr. Benjamin Zephaniah, Andre Glucksmann, Aki Kaurismaki, Prof. Brendan Simms, Glen Howard, Danny Alexander, Raymond Joyliffe, Nicholas Rea ve Peter Tatchell tarafından yazılan ve The Guardian gazetesinde 23 Şubat 2009 günü yayınlanan mektubun tam metni:
“Bugün ‘Dünya Çeçenya Günü’ dür! 1944 yılında bugün, Çeçen halkının tamamı Stalin’ in emri ile Sibirya ve Kazakistan’ a sürgüne gönderildi. Sürgünde geçen 13 yılda 500 bin nüfuslu Çeçen halkının yarısından çoğu hayatını yitirdi.
65 yıl sonra Çeçen halkı hala acı çekiyor. Sovyetler Birliği’ nin dağılmasından sonra bağımsız bir devlet olarak kurulan Çeçenya 1994′ te Rusya tarafından işgal edildi. 1997 yılındaki barış anlaşması ve Çeçenya’ da yapılan demokratik seçimlere rağmen 1997 yılında Çeçenya Putin’ in emri ile yeniden işgal edildi, yine yüzbinlerce sivil yersiz yurtsuz kalarak mülteci oldu ve yüzbinlerce sivil hayatını yitirdi.
Kremlin artık savaşın sona erdiğini ve bölgede barışın hakim olduğunu iddia ediyor. Gerçek ise yoğun bombardımanın yerini Çeçenya’ daki sivil toplumu yok eden, açık ve demokratik sesleri bastıran bir korku ve baskı rejiminin almış olduğudur. Batılı ileri gelenlerin ve gazetecilerin Çeçenya gezileri oldukça dikkatli kareografize edilmektedir. Ziyaretçiler Moskova’ nın atadığı Ramzan Kadirov’ un idaresinin günlük gerçekliklerini göremiyor.
Sözde İstikrar görüntüsü tehlikelidir. Çeçenya’ da kalıcı barışı sağlamanın tek yolu, en son on yıl önce yapılan özgür ve adil seçimlerdir. Dünya Çeçenya Günü’ nde Başkan Medvedev’ i bu insanların acılarına bir son verecek gerçek bir siyasi çözüm bulmaya acilen davet ediyoruz.”

Sayı : 2009 03

Yayınlanma Tarihi: 2009-03-01 00:00:00