Biliminsanının Gözüyle“Doğruluk dostluktan daha değerlidir”

0
10

Prof. Dr.ĞIŞ Nuh*

Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
I. Bölüm
Adigelerin kökeni üzerine açıklamalar
Adigelerin bir toplum olarak bir arada bulundukları ve ortak bir alanda yaşadıkları sıralarda hangi dili konuşmuş olduklarını bilmemiz kolay değildir, konu yazılı kaynaklarda yeterince belirtilmiş değil. Kaynaklara göre Adigeler Hatlar’dan (Хьатхэр) (1) türemişlerdir. Bu nedenle Adigece’nin Hat dilinden (Хьатыбзэ) türemiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu sözümüzü destekleyici nitelikte çalışma ürünleri vardır.
Peki Hatlar kimlerden türemiş olabilirler? Hatların Hananlar’dan (Хьананэ) türemiş olduklarını düşünebiliriz. Çünkü, İbrahim Tanrı’nın kendisine vaat ettiği toprağı ararken Hatların yaşadığı yere geldi ve orada yaşayan Hatlarla karşılaştı ve o yerde kaldı. Bu açıklama İncil’den. İbrahim’in eşi Sara ölünce, Hatlara ricada bulunup yaşadığı Hanan toprağında eşini defnetti. Hananlar ayrı bir topluluk idiler, bu da İncil’de yazılı. Ancak Hananlar Yahudiler tarafından soykırım yoluyla ortadan kaldırıldılar (Günümüzde bile Hanan sülale adını /лъэкъуац1э taşıyan bir aile Adigey’in Koşhabl rayonu Fedz köyünde yaşıyor). Hananlar Etrüskler’den türemiş olmalılar. Ancak konu henüz yeterince açıklığa kavuşturulmuş değil.
Hat sonrasında Hatlar toplu bir halk olarak mı yoksa kendi içlerinde bölünmüş topluluklar olarak mı bir yaşam sürdürdüler? Kişisel görüşüme göre Adigeler kendi içlerinde bölünmüş, gelenek-görenek ve dilleri de biraz farklılaşmış olarak yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu söylediklerim yazılı kaynaklarca da destekleniyor. Kral Mitridat’ın yazıcılarının tanıklığına ve MÖ I. yüzyılda yaşamış olan Strabon’un yazdığına göre, Mıvt’e Denizi (Хы Мыут1э; Meot Denizi/Azak Denizi) çevresindeki bir kuşakta Mıvt’eler (Мыут1эхэр/Meotlar) yaşıyorlardı. “Mıvt’elerin” ayrı bir ulus oldukları yakıştırmalarında bulunanlar da vardır. Ama bu tür görüşlere katılmıyorum, ayrıca doğru da değildir. Bu, Kuban Irmağı dolaylarında yaşayan bütün insanlara Rusların toptancı bir anlayışla “Kubanlı” demeleri gibi bir anlam taşır sadece. Bu görüşüm kuşkusuz bir temele dayalıdır. Strabon’un yazdığına göre, o kıyılarda (Azak Denizi kıyılarında) Bospor ve Sind bölgeleri bulunuyordu. Bu iki bölgeye yakın yerlerde de Ahey (ахэй), Zih (зих), Genioh (гениох), Kerket (керкет) ve Sindler (синд) yaşıyorlardı. (“Geografiya”, 17 kitap, M.,1964, II.cilt, s.468). Milattan 1200 yıl önce Hat (Hitit) Krallığı’nın yıkılmış olmasından sonra,Strabon’un sözünü ettiği topluluklar tarih sahnesine çıkmış durumdaydılar. V.S. Sergeyev’in yazdığı gibi, Kuzey Karadeniz kıyılarında yaşayanların Kimmerler oldukları belirtiliyor. Asur kabartma (щэнэбз) yazılarında (MÖ VIII. yüzyıl) karşılaşılan “Gimmirey” (“гиммэрей”/”K’emguy”-Ğ.N.) sözcüğü de oraya bağlıdır. Grekler, birbirlerine komşu olan Ahey, Sind, Zih, Kerket, Genioh gibi birçok halkı Kimmerler ortak adı altında tanımlıyorlardı (Bkz. Sergeyev V.S. İstoriya Drevney Gresti/Kadim Yunanistan Tarihi. M., 1963, s.131). Strabon, “Bospor yönetimi, bir ara Kimmerlerin eline geçmişti. Bu nedenle Mıvt’e’ye (Azak Denizi’ne) açılan boğaza Kimmer Bospor’u denmiştir” diye yazıyor (Bkz. Strabon, s.383). Sözünü ettiğim bu konuda daha çok bilgi edinmek için yayınlanmış kitabıma bakabilirsiniz (“Все об адыгах. Зэк1эри адыгэмэ яхьыл1агъ”, Maykop, 2002, s.19-28).
Hatlardan geriye kalan topluluklar- ахэй/ahey, зих/zih, синд/sind, керкет/kerket, гениох/genioh’lar- Adige, Kabardey, Abhaz ya da Wubıhlar mı idiler, kesin bir bilgiye ulaşmış değiliz, ancak bu toplulukların aynı kökten türeme oldukları biliniyor. Bu halk topluluklarına ortak ad olarak Gimmirey/Kimmerler dendiğini de görüyoruz. Sonradan bunlara Çerkes denmeye başlandı. Kişisel görüşüme göre, “Çerkes” adı kişi adından geliyor olmalı. Strabon’un yazılarına dayanarak böyle düşünüyorum. Strabon şöyle yazıyor: “Geniohların Krekas ve Amfistrat adlı iki yöneticisi/komutanı vardır”, “Geniohlar, kendilerini sanırım bu iki kişinin adıyla tanıtıyorlar” (Strabon, s.470). Geniohların komutanının adı, Strabon’un yazdığına göre, (ya da Rusça’ya çevirisine göre), “Krekas”tır, ancak Adige ulusal dilinde “k” (Türkçe’deki “ka” sesi) denilen bir ses ve “kr” biçiminde de bir söyleyiş yoktur. Bu nedenle Krekas denilen büyük şefe/komutana Geniohların (“Adigelerin”) dilinde “К1элэк1ас” (K’elek’as; Son oğul, Sevgili oğul) ya da “Джэрэкъэс” (Cerekas; Naralar atarak, haykırarak gelen) deniyor olabilirdi. Bu Adige (“Genioh”) sözcüğünü, başka halklar kendi dillerine uydurmuş olmalılar. Böylece K’elek’as ya da Cerekas sözcüğü Krekas olmuş olmalı. Ad, ardından Kerket, en sonunda da Çerkes oluyor. Adın sahibi olan halkın yazısı olmadığından (ya da var idiyse bile yitirilmiş olduğundan) böylesine durumlarla karşılaşabiliyoruz.
(Adige Mak, 12/13 Şubat 2009)
*ĞIŞ Nuh: Dilbilimleri uzmanı, Prof.Dr., AC ve RF kıdemli bilim çalışanı, AMAN akademisyeni, ARİGİ (Adigey Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü) Bölüm Başkanı.
(1) Hatlar, Hatti/Hititler olmalı-HCY
Notlar: 1.Ara başlıklar ve tire içindeki yazılar, alt çizmeler çevirmene aittir-HCY
2.Adige Dilbilimleri uzmanı Ğış Nuh’un, “Adige Mak” gazetesinde çıkmış olan bilimsel makalesi bir tanıdık sayesinde elimize geçti. “Adige Mak”, ne yazık ki, böylesi bilimsel makaleleri internete ya hiç vermiyor ya da çok sınırlı veriyor. Nedendir, bilemiyoruz. Ancak hiç de iyi yapmıyor. Gazete yazıları ayrımsız verilmeli ve bir internet arşivi de oluşturulmalı.HCY
 

Sayı : 2009 07

Yayınlanma Tarihi: 2009-07-01 00:00:00