Kim Engelli Kim Kurban?

0
10

Basın Bildirisi
Kim Engelli Kim Kurban? 
Küreselleşen dünyamızda, teknolojik gelişmeler öyle bir noktaya gelmiştir ki bu çağda; artık, nerdeyse fiziki bedene bulunamayacak çarenin kalmadığı söylenebilir.
Engellilik son derece görece bir kavram olup, temeldeki en büyük sorun; Toplumun onları kabullenmemesinde yatmaktadır. Toplum olarak engellilerin toplumsal yaşama önyargısız ve eşit katılım haklarını sağladığımızda; Engellilerin diğer toplum bireyleri ile bedensel eşitsizlikleri ortadan kalkacak, dışlanmışlıkları önlenecektir.
Ülkemizde engellilik sosyal bir facia olarak en yakıcı sorun olma özelliğini toplumun tüm kesimlerine daha etkili bir biçimde hissettirmeye devam ediyor. Bu tespitimiz abartılı bir iddia değil. İsterseniz birkaç rakam verelim; ülkemiz nüfusunun %12,29’u engelli, engelliler arasında okuma yazma oranı %3, engelliler arasında işsizlik oranı %99, engellilerin ulusal gelirden aldığı pay %0,0004 ne dersiniz? Bu tablo engelliler bakımından bir isyan tablosu değimlidir? Evet bu tablo tam bir sosyal facia ve isyan tablosu ile karşı karşıya kaldığımız anlamına geliyor. Yeki toplumun vicdanı ve sağduyusu bu tablo karşısında nasıl bir tepki veriyor dersiniz? Bu soruya büsbütün olumsuz yanıt vermek olası olmasa da pek de iç açıcı ve çözümleyici yaklaşıldığı kanaatinde değilim. Ancak, yine de bu karanlık isyan tablosunda yanıp sönen umut ışıkları yok değil.
Günümüzde toplumun engellilere bakış açısında, göreceli olarak olumlu sayılabilecek bir değişme olmuştur. Toplumlar; artık engellilere acımak, merhamet duygularıyla lütfen bakmak yerine onlara ve haklarına, saygı duymaları gerektiğini öğrenmiştir. Giderek çok daha fazla insan engellilerin de; sağlıklı insanlarla aynı ekonomik ve sosyal haklara sahip normal ve sıradan insanlar olduklarının farkına varmaktadır.
Çağdaş toplumlarda artık engellilerin korunması yerine toplumla bütünleşmelerinin sağlanması ilkesi hakim olmaya başlamıştır. Engelliler için ayrımsız, bütünleştirici ve engelsiz bir sistem yaratmak; ancak toplumun tümünü içine alan bir kurumsal yapının yaratılması ile mümkün olabilir. Tam bu noktada ENBİL LTD. ŞTİ. Olarak bizler engellilerin bu kurumsal yapının olmazsa olmaz unsuru olmaları gerektiğine inandık. Diğer yandan, günümüzde gerek devlet ve kamu kurumlarının, gerekse toplumsal inisiyatif ve sivil toplum örgütlerinin “engelliler adına “ yaptıkları dağınık çalışmalarının ve gösterişli söylemlerinin toplum vicdanında kabul görmediğine,. Daha çarpıcı olanı bu şatafatlı gösterilerin, engellilerin bizzat kendilerine yardımcı olmadığı gibi engellilerin toplumsal duruşlarını kaybetmelerine neden olduğuna inandık. Bu nedenle, engelliler için bir şeyler yapılması gerekiyorsa bu çabanın bizzat engelliden başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Günümüzde engellilere hizmet etmek için kurulan var oluş nedenleri “engellilere hizmet etmek” olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının görevlileri engelli haklarından bihaberler. Yine engellilere hizmet etmek için kurulmuş ticaret şirketleri (rehabilitasyon merkezleri, eğitim merkezleri) ticari hedef kitlesi olan engellilerin haklarından habersizler. Peki, engelliler adına veya engellilerin kurdukları sivil toplum örgütlerine ne demeli? Onlar da var olma noktalarından (engelli haklarından) habersiz bir rüzgara kapılmış gidiyorlar. Bu bilinçsiz, bu cahil, bu kara düzen çalışma ve rant elde etme hırsının esiri olmuş kesimlerle engellilerle toplum arasında kurumsal bir bütünleşmeden söz edilemez. Peki çözüm ne? Çözüm yukarıda söz edildiği üzere bu kurumsallaşma çabasının bizzat engelliden başlaması gereğidir. ENBİL LTD. ŞTİ. Bu gereğe hizmet etmek adına engelli bireye kişilik kazandıracak, öz güven kazandıracak bir proje  uyguluyor. Son on yıldır gerek ülkemizin uluslar arası sözleşmelerle taraf olması gerekse kendi ulusal duyarlılıklarımızın artması nedeni ile ülkemizde bir “engelliler hukuku” oluştu. Projemiz; bilir bilmez yüksek sesle engelliler adına ortada dolaşanları bir tarafa iterek doğrudan engellinin kendisi ve ailesini kendi hakları konusunda bilinçlendirmektir. Bu amaçla (www.engellihukuku.net) web sitesi aracılığı ile engelli hakları konusunda engellilere danışmanlık hizmeti veriyoruz. Engelli bireye kendine özgü temel bilgileri yazdığı zaman web sitesindeki yazılım o engelliye hangi haklarının olduğunu, bu hakları nasıl kullanacağını, nerelere nasıl başvuracağını bildirecektir. Ayrıca, engelliler ve engelli aileleri bu site aracılığı ile kendi hakları, engelliliğe ilişkin kapsamlı ve en güncel bilgilerle donatılacaktır. Tabi ki altını çizerek söyleyelim ki tüm bu ve buna benzer hizmetler engellilere bedelsiz olarak sunulacaktır. Yoksa bizim eleştirdiklerimizden ne farkımız kalırdı. Böylece, engelli birey ile engellilere hizmet sunan kurumlar arasındaki kar hırsı ile var olan rant esiri odaklar aradan çekilecektir. Diğer yandan, engellilere hizmet veren kurumları da engelli hakları konusunda içinde bulundukları koyu cehaletin içinde bırakmaya gönlümüz razı değildir. Şirketimizin ürettiği bir yazılım, bu kuruluş ve şirketlere karşılarına hizmet talep etmek için gelen engelliye en doğru ve en kısa yoldan nasıl hizmet verilebileceğinin yolunu gösterecektir. Bu yazılıma engelli bireyin temel bilgileri girildiği zaman; yazılım hizmet istenen kurumdan engellinin hangi haklarını talep edebileceğini gösterecektir. Ayrıca engelliye verilen hizmetin yasal dayanağı, bu konularda olumsuz uygulamalar karşısında ulusal yargı ve uluslararası mahkemelerinin karlarına ulaşmak mümkün olacaktır. Dahası engelliye sunulan hizmetin maliyeti eğer başka kurum ve kuruluşlar tarafından karşılanıyorsa bu yazılım aynı zamanda hizmeti sunan kuruluşu gereksiz ağır mali yüklerden de kurtaracak bir anlamda o kuruluşa da kendi hakları anlamında danışmanlık yapacaktır. Böylece engelli ile engelli haklarının kullanımı arasında bilgisiz ve istismara açık görevli zihniyeti olmayacağından ülkenin her yerinde engelli haklarının kullanılması bakımından ortak bir standart yakalanmış olacaktır. Bizim şirket olarak temel çıkış noktamız özetle böyle açıklanabilir.
Engellilerle ilgili temel ön yargılardan biri de herkes kadar normal ve sıradan insanlar olan engellilerin sosyal yaşama katılmalarında kentsel çevre ve toplumda oluşan engellerden dolayı kendi kendine yetemeyen tüketici engelli göründükleri yorumudur. Çevrelerindeki engeller olmasa engelliler de yaşamlarını bağımsız ve onurlu bir şekilde kimseye ihtiyaç duymadan yürütebileceklerdir.
Engellilerin tüm fiziki imkânsızlıklara ve toplum içinde karşılaştıkları son derece katı önyargı ve güç koşullara rağmen; onurlu bir şekilde var olma ve yaşama savaşı vermeleri çabalarının mutlaka toplumun öncelikle karar alma mercilerinde bulunanlar ve tüm kesimleri tarafından fark edilmesi, bu çabalara hak ettikleri değerin verilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.
Konuya bakış açımız; doğrudan doğruya sağlıklı bireylere nazaran, daha güç koşullar     altında yaşayan engellilerin; sosyal, ekonomik ve yasal tedbirlerle korunması gereksinimleriyle, engellilerin toplumun her üreten bireyi ile olabildiğince eşit koşullarda toplumsal yaşamın her alanında ve her düzeyde bütünleşmeleri ve katılımlarının önünü açacak koşullarının, yaratılması zorunluluğudur. Bu yaşamsal beklentiyi en kalıcı ve uygulanabilir biçimde
Karşılayan yöntemin çağdaş hukuki düzenlemeler yapmak olduğuna inanmaktayız. Son yıllarda engellilerin devlet eliyle korunması politikası yerine gelişmiş toplumlarda uygulanan çağdaş yaklaşımlardan esinlenildiği bu yaklaşımları esas alınmak sureti ile yeni birçok hukuki düzenleme yapıldığı gözlenmektedir. Bu sevindirici gelişmeyi gölgeleyen sorun; engelli hakları ile ilgili çağdaş yaklaşımlar doğrultusunda gerçekleşen değişimin ne engellilerin içinde yaşadığı toplum, ne de bizzat engelliler ve engellilerin aileleri tarafından bilinmemesidir. Kanımızca, önemli olan bir toplumun ortak bilincinde mükemmel engelli haklarının olması gerektiği kabulü, hatta bu kabule uygun yasal düzenlemelerin yapılmış olması değil, bizzat bu hakların süreci olan engellilerin kendi haklarını bilmesi, özümsemesi, toplumun etkin katılımcı ve üretken bir kesimi olma hedefine kilitlenmesi engelli haklarının alınması ve geliştirilmesi için bir baskı gurubu olarak sivil örgütlenmeyi başarabilmesidir. Bu anlamda, bu çalışmanın amacı; Türk mevzuatında engelli haklarının neler olduğu yönünde engelli bireylere derli toplu bir bilgi sunmak, engelli bireyin hak arama bilincinin gelişmesine katkıda bulunabilmektir.
Şirketimizin yukarıda sözü edilen projesinin hayata geçirilmesi, umulur ki, toplumsal engellerin azalmasına, engelli bireylerin toplumsal kurban seçilmesine son verme amacına doğru atılmış sağlam bir adım olur.
Recep KISACIK
 0312 232 5629   
 
 

Sayı : 2009 11

Yayınlanma Tarihi: 2009-11-01 00:00:00