Dağlı Bir Gerilla; Hacı Murad

0
2029
Hacı Murad dağların özgür çocuğu Kafkasya’nın en ünlü gerilla kahramanıydı.
İmam Gazi Muhammed Ruslar tarafından öldürüldükten sonra yerine Hamzat İmam olarak seçildi. İmamlığa seçilen Hamzat, Kafkasya’da Avar Hanlarını kendi iktidarı önünde engel görüyordu. Bu yüzden Avar Hanlığını yöneten Bahu Bike adındaki kadını ve iki oğlunu öldürtmüştü.
Hacı Murat, Bahu Bike’nin akrabasıydı. Silahlı adamlarıyla İmam Hamzat’a suikast düzenledi ve onu Hunza’da öldürdü. Bunun üzerine Çarlık, Hacı Murad’a rütbe ve nişanlar verdi. Onu Tiflis’te yedi yıl koruma altında tuttu. Buna rağmen O, gene de türlü entrikalar altında Rusların elinde adeta esir muamelesi görüyordu.
Tiflis’te yaşadığı 1835 -1842 arası Kafkasya ve ülkesi Dağıstan’da en acımazsız ve en kanlı savaşlar devam ediyor, Rus ordularının operasyonları sürüyordu. O yıllarda Şeyh Şamil Ruslara karşı savaşıyordu. Tiflis’te esir muamelesi gören Hacı Murad’ın gönlü, Kafkas halklarının Ruslara karşı verdiği özgürlük savaşlarından yanaydı. O sıralar Dağıstan’da Ahmet Han adlı Avar Beyi Çara sadakatle bağlıydı. Çar generallerinden bile daha çok bağlıydı Rusya’ya. Çarlığın ona tanıdığı yetkilerle Avar halkını soyuyor, sefil ediyordu. Tiflis’te yaşayan Hacı Murad bu durumdan haberdardı. Rus görevli memurları ve Çarlık generalleri ile Ahmet Han’ın baskıları devam ediyordu. Hacı Murad bu duruma daha fazla tahammül edemiyordu. Çar ordu kumandanları ve Ahmet Han gibi yerel Çar memurları rüşvet, soygun ve yağmalamalarla elde ettikleri paralarla zenginleşiyorlardı. Devam eden Kafkas – Rus savaşlarında savaş ağaları türemişti. Her türlü soygun, talan ve rüşvet Kafkasya’da kol geziyordu. Bu durum Avrupa basınında geniş bir şekilde yer bulmuştu. Özellikle Çeçenya Genel Valisi görevini yapan Rus General Pullo, rüşvet ve yolsuzluktan çok ileri gitmişti. Zor yoluyla halktan topladığı silahları ve Rus ordu birliklerinin silahlarını satıyordu.
Hacı Murad gibi, Rus ordusunda görevli bazı kumandanlar da bu durumdan şikâyetçiydiler. O vakitler Kafkasya’daki Rus ordusuna başkomutanlık yapan ve Çara yakınlığıyla tanınan General Golovin’e şikâyet mektupları yazarak bu durumu bildirmişlerdi. Bu mektuplarda Kafkasya’da bu tür görevlilerin Rusya’nın çıkarlarını (!) baltaladığını dile getirmişlerdi.
Çarlık ordu komutanlıklarının Kafkasya’da yaptıkları zulümlerin yanında bir de halka karşı böylesine soygun, rüşvet ve yağmalama uygulamaları vardı.
Dağıstan’da süren savaş sırasında Avar Beyi Ahmet Han, üç bin silahlı askerin başına geçmiş, Çeçenya ve Dağıstan’da savaşan Şeyh Şamil’e karşı mücadele veriyordu. Tiflis’te bulunan Hacı Murad’ı, Dağıstan’da olanlar yaralıyordu. Ahmet Han, Hacı Murad’ı gelecekte önünde en tehlikeli kişi olarak görüyor, onun konumundan endişe duyuyordu. Rus memurları ve generalleriyle içli dışlı olan Ahmet Han, Hacı Murad’ın Şamil’le ilişki halinde olabileceği haberini duyurmuştu. Bunun üzerine Rus makamları Tiflis’teki Kafkasya ordusu başkomutanının diktatörce yetkileriyle Hacı Murad’ı tutuklamış, zincire vurmuş, O’nu Sibirya’ya sürgüne göndermeyi emretmişti. Hacı Murad’ın halkın üzerinde büyük bir etkisi vardı. Bunu kırmak için 1840’ta onu bir top arabasına bağlatmış, zincire vurulmuş halde Dağıstan’ın Temirhan Şura kentine götürmüşlerdi. Burası Rus ordu birliklerinin karargâhı ve silah merkeziydi. Günlerce yol yürütmüşlerdi. Türlü baskılar uygulanmıştı. Silahlı muhafızlarla elleri bağlı halde kış ve karlı tipili bir günde, dolambaçlı dağ yollarından geçerken muhafızların elinden firar etmiş, bir uçuruma atlamıştı. Yaralı halde bir köylü tarafından bulunmuş, kırıkları ve yaraları Dağıstan’ın en usta Avar kırık çıkıkçılarınca iyileştirilmiş ama bir ayağı kısa kalmıştı.
Hacı Murad sonraki yıllarda o kısa kalan ayağı ile tam yirmi yıl Rusların tehlikeli rüyası olmuştu.
Hacı Murad’ın firar etmesiyle Rusya merkezinde Çarlık büyük bir endişeye kapılmış, Kafkasya’daki General Klugenav yerel işbirlikçi ve ajanlarını devreye sokmuştu. Hacı Murad’ın Dağıstan’ın Çelmes köyünde olduğunu öğrenmişti. Ve ona adamları aracılığıyla bir mektup göndermişti. Bu mektupta, Hacı Murad’ın; Dağıstan ve Çeçenya’da Ruslara karşı savaşan Şeyh Şamil’e katılmamasını yazmıştı. Türlü servet ve mal teklifinde bulunmuştu. Bu rüşvet ve mal tekliflerine karşın, General Klugenav Hacı Murad’ı satın alamamıştı.
Hacı Murad dağlıların bir gerilla kahramanı, ünlü bir savaşçısı olarak başlarda, -1835’te – Hunza’da Avar Hanı Bahu Bike  ve iki oğlunu öldüren İmam Hamzat’ı öldürmüş, İmam Şamil’e karşı savaşmıştı. Ama yedi yıl sonra Rusların elinden firar edince 1843’te yeniden Şeyh Şamil’le anlaşmış ve onunla birlikte Ruslara karşı savaşlara katılmıştı. Onun Ruslara büyük kayıplar verdirdiği en ünlü savaşı ise Dargo savaşıydı.
Hacı Murad, daha sonra süvarileri ile Avar Hanlarının merkezi Hunzah üzerine yürüdü. Hunzah kalesini kuşattı. General Klugenav ile savaşa girdi. Az bir kuvvetle Klugenav’ı Hunzah’tan çıkarttı. Tiflis’te zincire vurulmasına sebep olan Avar Hanı Ahmet Hanla karşı karşıya gelmek istemişti. Ahmet Han’ın karısı ve çocuklarını maiyetiyle rehin almıştı.

Sayı: 2010 02
Yayınlanma Tarihi: 2010-02-01 00:00:00