“Ben Abhazım, sülalem de Çaçba”

0
12

Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi Başkanı İrfan Argun,  Georges Charachidze’nin
ölümü üzerine üzüntülerini bildirdiği açıklamada, Charachidze’yle ilgili önemli bilgiler aktardı. Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Dr. Vladimir Camalipa Ayüzba’nın anlatımı ile aktarılan bilgilerde Charachidze’nin Abhaz kökenli oluşu da yer aldı. 
İşte Büyükelçi Ayüzba’nın anılarından bir anekdot:
 “Charachidze ile 1994 yılında Profesör Sumru Özsoy tarafından Boğaziçi Üniversitesinde düzenlenen bir toplantıda tanıştırılmıştık. Charachidze o gün toplantıda Fransızca olarak yaptığı konuşmasında Wıbıh ve Abhaz dillerinin kıyaslaması ve ilişkisine dair bir tebliğ sundu. Konuşmasını bitirdiğinde kendi yerine gitmeyip doğruca benim yanıma gelip oturdu.
Heyecanla Abhazya hakkında sorular sormaya başladı. Bir de Abhazya’da kendi sülalesinden kimse olup olmadığını sorunca sinirlendim ve ‘Hayır! Ne senin sülalenden ne de başka sülaleden Gürcü kalmadı, savaştan sonra hepsi kaçtılar’ dedim. Bunun üzerine, ‘Ben gürcü değilim ki Abhazım ve sülalemde Çaçba’ dedi.
O gün toplantı sonrasında tekrar bir araya geldiğimizde ise ailesinin bir dönem Abhazya da hüküm süren Çaçba hanedanına mensup olduğunu fakat feodal düzenin kendine ait kuralları nedeni ile büyük dedesinin iki yüz elli yıl önce Abhazya’dan çıkarak Gürcistan’da Guria’ya yerleştiğini, kendisinin de Fransa da doğduğunu söyledi.”
Ünlü yazar, özel izinle Gürcistan arşivlerinde yaptığı araştırmalarda, ailesinin Abhaz Çaçba hanedanına mensup olduğunu kanıtlayan belgeyi de bulmuştu. Paris’teki evinin duvarını süsleyen en kıymetli eser olduğunu söylediği belgeyi astıktan sonra kızına da “Ben de aynen babam gibi kendi kızıma vasiyet ediyorum ki Abhaz olduğunu unutmasın.’’ demişti.
 Vladimir Camalipa’nın anlattıkları arasında bir başka çarpıcı anı da, Türkiye de ki Gürcü Diasporası tarafından yayımlanmakta olan Çveneburi dergisinde yer alan bir röportajla ilgili:
 “Charachidze ile ikinci karşılaşmamız ise ilk görüşmemizden yıllar sonra, yanılmıyorsam 1999 veya 2000 yılında, İstanbul da Fransız Araştırmaları Enstitüsü’ndeki bir seminerde oldu.
Beni görür görmez yanıma gelmişti. O, hal hatır sormaya çalışırken lafını kesip ‘Sen nasıl birisisin, neden Abhazım diye yalan söylüyorsun? Çveneburi’de seni ‘Fransa’daki Gürcü bilim adamı’ olarak tanıttılar. Charachidze bunun üzerine ‘Ben, o Gürcü gazeteciye ısrarla Abhaz kökenli olduğumun yazılmasını söylediğim halde Gürcü olduğumu yazdılar. Defalarca bunu düzeltmelerini istedim ama yapmadılar. İşte böyle insanlardan nefret ediyorum’ dedi”
 

Sayı : 2010 03

Yayınlanma Tarihi: 2010-03-01 00:00:00