Onlar Çerkes Tarihinde Gizli

0
9
Resmi ya da gayri resmi tarih içinde, asla hak ettikleri yeri bulamaz kadınlar. Bu

evrensel ayrımcılık, kadınları görmemeye, görünmez kılmaya ya da önemsizleştirmeye çalışır.

Tüm dünya halklarının kadınlarını aynı ‘kaderde’ ortaklaştıran egemen zihniyet bugün hâlâ mücadele verilmesi gereken en temel engel olarak duruyor. Bu engeli kırmaya katkı koymak ve onları görünür kılmak için, geçmişten günümüze, kimlik mücadelesinin, edebiyatın, tiyatronun, resmin altına imza atmış aydın Çerkes kadınlarından bazılarını bilgilerinize sunuyoruz.
Ayla Kutlu
Çeçenlerin Dişno boyundandır.
1938 yılında Antakya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Antakya İskenderun ve Gaziantep’te, yüksek öğrenimini Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yaptı. Yirmi yıl İçişleri Bakanlığı ve Emekli Sandığı’nda çalışarak emekli oldu. Daha sonra Kültür Bakanlığı’nda da bir süre görev yaptıktan sonra kendi
isteğiyle ayrıldı.
1974 yılından başlayarak kitap tanıtma yazılan ve hikâyelerle dergi sayfalarına girdi. İlk hikâyelerini Aysel Berel adıyla “Özgür insan” (1976-77) dergisinde yayımladı. “Babaya Çiçek Götürmek” adlı hikayesiyle 13. Antalya
Film Şenliğinde film öyküsü dalında ödül kazandı. “Türk Dili”, “Sanat Olayı”, “Gösteri” vb. dergilerde de hikayeleri yayımlandı. “Bir Göçmen Kuştu O” romanıyla Madaralı Roman Ödülünü (1986), “Hoşça Kal Umut” ile Rüştü Koray Roman Ödülünü (1987), “Sen de Gitme Triyandafüis” (1991) ile Sait Faik Hikâye Ödülü’nü kazandı.
Eserleri: “Merhaba Sevgi” (Çocuk Romanı), “Kaçış” (1979), “Islak Güneş” (1980), “Cadı Ağacı” (1983), “Tutsaklar”
(1983), “Hüsnüyusuf Güzellemesi” (1984), “Bir Göçmen Kuştu O” (1985), “Hoşça Kal Umut” (1987), “Sen de Gitme Triyandafilis” (1991), “Kadın Destanı” (1994).
(Ayla Kutlu ile Konuştuk. Argun (Aylık Haber ve Kültür
Gazetesi), Sayı: 2,İstanbul, 15 Temmuz 1991.
Fidarok: İçimizden Birkaç İsim.
Hayriye Melek Hunc
Büyük Çerkes sürgününde (1864) Kafkasya’nın Soçi yöresinden Anadolu’ya sürülen “Xuinge” adlı bir Vubıh ailesinin kızıdır. Babası Kasbolet Bey, 1877-78 Osmanlı Rus savaşına Çerkes gönüllü birlikleri içinde katılmış ve Balkanlarda Ruslara karşı savaşmıştı. 1896 yılında Manyas’ın Hacıosman (Huncehable) köyünde doğdu, İstanbul’da “Nötre Dame de Sion” Fransız lisesini bitirdi.
Meşrutiyetin ilanından sonra (1908), kadınlara yönelik olarak yayınlanan “Mehâsin” (Güzellikler, 1908-1909),
“Musavver Kadın” (1911) ve “Türk Yurdu” dergileri başta olmak üzere çeşitlidergi ve gazetelerde yazıları ve şiirleriyayınlandı. “Çerkes İttihad ve TeavünCemiyeti’nin organı olarak İstanbul’daTürkçe- Adıgece yayınlanan “Qhuaze”(Rehber, 1911-1914) gazetesinde yazılaryazdı. Bu derneğin ve daha sonra kurulan
“Şimali Kafkas Cemiyeti’nin sosyokültürel çalışmalarında görev aldı. Kafkas sürgünlerinin tarihinde özel bir yeri olan “Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti”nin (İstanbul, 1918-1922) kurucuları arasında bulunarak bu derneğin başkanlığını yaptı. Dernek organı olarak Türkçe- Adıgece yayınlanan “Diyane” (1920) adlı
derginin de başyazarıydı.
Sürgündeki Kafkasyalıların sosyokültürel yaşamına önemli katkıları bulunan Met Yusuf İzzet Paşa ile(1919), onun ölümünden sonra da Prof. Aytek Namitok’la(1931) evlenmiş bulunan Hayriye Melek Hanım’ın, özellikle Prof. Namitok’un ve onun çalışma arkadaşı Prof. George Dumezil’in Kafkasoloji konusundaki çalışmalarına önemli yardım ve katkıları olmuştur. Türkçe ve Fransızcadan başka Adıge-Vubıh-Abhaz dillerini de biliyordu. Çerkeslerin ilk kadın yazarlarından biri, belki de birincisi sayılabilir.
Kitap halinde yayınlandığını bildiğimiz iki eseri vardır: “Zühre-i Elem” (Elem Kızları, roman, İstanbul 1910), “Zeynep” (Roman, İstanbul 1926 )… Sefer E. Berzeg: Gurbetteki Kafkasya III. S. 31-36. Ankara 1989.
Renan Demirkan
Tiyatro sanatçısı ve yazar. Büyük Çerkes sürgününde Düzce yöresine yerleşmiş bir Adıge ailesinin
kızıdır. 1962 yılında Ankara’da doğdu. 1962 yılında ailesiyle birlikte Almanya’ya göçtü. Öğrenimini
Almanya’da yaptı. Hannover Müzik ve Tiyatro Yüksek Okulu’nu bitirdi.
Halen Almanya’da yaşıyor.
Tiyatroya 1980 yılında başladı. 1982’de ilk filmini çevirdi. Sayısız tiyatro oyunu ve filmde başrol oyuncusu
Olarak rol aldı. Alman Televizyonunda “Reporter” adlı dizideki “Gazeteci Azade” rolüyle zirveye
tırmandı. NRW Eyaletinin ödülünü (1986), Halkın Seçtiği Altın Kamer (1990) ve eleştirmenlerin verdiği
Adolf-Grimme Ödülü’nü kazandı. 1991 yılında Almanya’da yayınlanmış bulunan “Schwarzer Tee
mit drei Stück Zucker” adlı romanı Türkçeye de çevrilerek “Üç Şekerli Demli Çay” adıyla yayınlanmış ve
on kez baskısı yapılmıştır. “Die Frau mit Bart” (Sakallı Kadın) adlı romanıda 1994 yılında Almanya’da yayınlanmıştır.
Neveser Kökdeş
 (1904-1962)
Babası Sultan Abdülaziz’in Başmabeyncisi Çerkes Hurşid Paşa’dır. Bestekar Muhlis Sabahattin Ezgi’nin
de kardeşidir. Yunanistan’da Drama’da doğdu, ilköğrenimini de burada yaptı.
İstanbul’da Notre-Dame de Sion’dan mezun oldu. İlk müzik derslerini babası ve ağabeyi Muhlis Sabahattin’den aldı. Bir süre İstanbul Radyosu’nda çalıştı, çeşitli makamlarla (Rast, Niha-vend, Segah, Suzinak ve Hicaz) Fantazi, zeybek ve köçekçeler sergiledi. Bir ara Türk Sanat Müziği’nin batı enstrümantalleriyle yerli sazların birleştirilmesiyle çok sesli musikinin daha modern bir anlayışla düzenlenmesi gerekliliğini savunduysa da o dönemin müzik yorum ve icracıları bu görüşe karşı çıktılar. Neveser Kökdcş’in bu yeni müzik türünü Neveser KökdeşMüziği diye benimsemediler. Oysa günümüzle Türk Sanat Müziği’nde bu tür müzikler sık sık gündeme gelmeye başlamıştır.
Neveser Kökdeş 7 Temmuz 1962
yılında hayata gözlerini yumdu
Elmas Eşsiz
 (Kaberdcy-Dişek)
1932 yılında Yugoslavya’da doğdu. 1936 yılında Niğde’ye | ailece yerleşip, 1961 yılına kadar Niğde’de
yaşadılar. 1961 yılından sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir. Niğde’de Balıkesir’de ve İstanbul’da Dikiş-Nakış Kurs öğretmenliği yapmıştır.
Kardeşi Ayşe Eşsiz ile rölyef çalışmalarına 1984 yılında başladılar. Çalışmalarında ahşap kabartma ve tutkal kabartma kullanmışlardır. Mitoloji ve Nartlar konulu yaklaşık 80 çalışmaları (Tablo, Tabak İşlemesi,
Bakır, Prinç, Vitray, Makrome, Çanta, Kemer, Abajur, Cüzdan, Çiçek v.s.) bulunmaktadır.
İstanbul, Bağlarbaşı Kafkas Kültür Derneği’nde 1986-1987-1988 yıllarında 3 kez sergi açmışlar, Ankara Kuzey

Kafkasya Kültür Derneği’nin 21-27 Ekim 1988 tarihlerinde düzenlemiş olduğu 125. Yıl Kültür Haftası’nda çalışmaları sergilenmiştir

Sayı : 2010 03

Yayınlanma Tarihi: 2010-03-01 00:00:00