‘Adıgey’de iç savaş kışkırtılıyor’

0
7

Serap Canbek
ABD-Washington merkezli Jamestown Foundation, Gürcistan’dan Ilia Devlet Üniversitesi’ne bağlı Uluslararası Kafkasya Araştırmaları Okulu (ISCS) ile birlikte 20-21 Martta Tiflis’te ‘Gizli Halklar, Devam Eden Suçlar: Geçmiş ve Gelecek Arasında Çerkesler ve Kuzey Kafkasya Halkları’ adlı bir konferans düzenledi.
 İki günlük konferansın amacı; ‘Kuzey Kafkasya’daki gizli uluslar ve Kuzey Kafkasya halklarının ve Çerkeslerin dramını Rusya, Avrupa ve Amerikalı uzmanlar ile tartışmak’ olarak sunulmuştu. Temel amacın ise; BM üyesi Gürcistan Parlamentosu’ndan ‘Çerkes soykırımı’na dair bir karar çıkartmaktı.
Soykırımı uluslararası boyuta taşımak üzere çalışmalar yapan Çerkes Kongresi Hareketi, başta Adige Xase olmak üzere başka sivil toplum örgütlerine de yönelen, Rusya devletinin baskısı ve yine Rusya’yla bağlantılı olduğu iddia edilen tehdit ve infazlarla gündeme geldi.  
Çerkes Kongresi Adigey Yöneticisi ve New Jersey Çerkes Kültür Enstitüsü üyesi Ali Berzeg, Jıneps’in sorularını yanıtlarken, üyesi olduğu örgütler adına değil sadece kendi kişisel düşüncelerini aktardığının altını çizdi.    
Çerkes Kongresi’nin öncelikle; 19. ve 20. yüzyıllarda Rusya tarafından uygulanan Çerkes soykırımının uluslar arası boyutta tanınmasını sağlamak üzere Maykop’ta kurulduğunu belirten Ali Berzeg, Kongre’nin çalışmaları konusunda şunları anlattı:
“Rusya’daki siyasi ortam, Putin politikalarının aleyhinde fikir beyan edildiğinde tehditkar hale geldiği için Çerkes Kongresi lideri Amerika’ya gitmek zorunda kalmıştır. Rusya’daki ortam sadece Çerkesler değil diğer etnik halklar ve hatta Ruslar için de aynı. Putin rejiminin kurbanlarının listesini çıkarmaya gerek yok sanırım. Çerkes Kongresi Türkiye’de kayıtlı olmadığı için Türkiye’den üyesi yok. Ayrıca biz Türkiye doğumlu olup da Adigey vatandaşlığına geçip orada yaşayanları ‘Türkiyeli’ olarak düşünmüyoruz.”
 Tiflis’teki konferansın sonuçları konusunda olumlu beklentileri olduğunu söyleyen Berzeg,. katılımcıların, uluslararası kamuoyunda kabul gören Gürcistan Parlamentosu’ndan, Çerkes soykırımını resmi olarak tanımaları konusunda çağrıda bulunmalarını istemesinin önemine dikkat çekti. 
Söz konusu konferans için neden Tiflis’in seçildiği sorusuna “Bu suçun tanınmasına dünyada ilgi ve arzu duyan tek ülke Gürcistan olduğu için orada yapıldı. Gürcistan Parlamentosu’nun soykırımı tanıyacağına inancım var. Bununla birlikte konunun öncelikle Parlamento tarafından görüşülmesi gerektiğini anlamalıyız, eğer içerik başarılı ise kabul edeceklerdir. Diğer taraftan şüphesiz ki yüzde yüz garanti yoktur” yanıtını verdi.
İç savaş istiyorlar
Geçen ay öldürülen Aslan Jukov ve diğer suikastlar konusunda ise; “Bu olaylar Çerkes meselesinin yasal ve barışçıl çözümünü istemeyen güçler tarafından yaratılan bariz provokasyonlardır” diyen Berzeg, şu ifadeleri kullandı:
“Aslan, Adigeler ve Karaçaylar arasında bir iç savaşı ateşlemek isteyenlerin avı oldu, anlamsızca kurban edildi. Bu tavır Kafkasya’nın her yerinde aynıdır. İnguş-Oset mücadelesinde de aynısı yapılmıştır. Bir süper güç birbirine muhalif iki küçük güçten birine arka çıktığında hep böyle olur. Putin Rusya’sında bu olayların çoğu birbirine tıpatıp benzeyen dizilerdir. Ünlü gazeteciler, İnsan hakları savaşçıları ve benzerleri…”
Ali Berzeg, bu nedenle de; Çerkesya’nın asıl halkı olan ve hakları reddedilen Çerkesler’in yüzde 80 ya da 90’ı hâlâ soykırım konusunun üzerine gidemediklerine vurgu yaparak; “Gerginlik ve şiddetin artmasını önleyebilecek tek çarenin Çerkes meselesine uluslararası müdahale olduğuna inanıyoruz” dedikten sonra şunları ekledi: “Kökeninin, kültürünün ve mirasının Ruslardan farklı olduğuna ve aynı zamanda onlarla ve diğerleriyle eşit olduğuna inanan insanların çoğunluğu teşkil ettiği bölgelerde bu güçler egemenliklerini sürdüremeyeceklerdir.”

Sayı : 2010 04

Yayınlanma Tarihi: 2010-04-01 00:00:00