Kafkas Tarihinden Yapraklar: Şeyh Şamil’in Vefatı

0
6

Otuz beş yıl aralıksız Ruslara karşı savaşan Şeyh Şamil, Rus General Vorontsof, General Grabe, General Yevdokimof gibi ünlü Rus komutanlarla girdiği çetin savaşlarda onlara, büyük kayıplar ve yenilgiler yaşatmıştı. Kafkas – Rus savaşları sırasında Kuban bölgesi Adığeleri arasında ve bütün Kafkasya’da olduğu gibi Çeçenya ve Dağıstan’da savaşan Şamil ve kuvvetleri silah temininde zorluk çekiyordu. Kafkas halklarının direnişçilerinin ellerinde doğru düzgün silah yoktu. Batılılar özellikle Fransızlar, Kafkasya üzerinden Ruslara karşı hesaplar içerisine girmişlerdi. Bu yüzden de Kafkaslara karşı temkinli duruyorlardı. İngilizler ise Karadeniz’de Rus donanmalarının dolaştıklarını kendilerinin Ruslara karşı olmalarına rağmen Karadeniz’de donanmalarıyla Kafkasya’ya destek olma imasıyla Kafkasları denetleyerek uzak Asya ve Hindistan’da çıkarlarını korumayı gözeterek Kafkasya politikalarını sürdürüyorlardı. Şamil, Osmanlı, İngiliz ve Fransızların Kafkasya ve Rusya planlarını ve İngilizler ile Osmanlının vaat ettiği silah sözlerini yerine getirmediklerini, özellikle İngilizlerin silah ve barut, cephane temini konusunda sözlerini tutmadıklarını başlarda kavramış değildi. Ruslara karşı savaşırken pek çok defalar silah ve mühimmat sıkıntısı çekiyordu. Şamil sonunda, uzun uğraşlarla ormanlarda, dağlarda, köylerde çeşitli zırh, miğfer, kama, kılıç, mızrak, yay, hançer gibi silahlar yaptırmış, barut imal etmiş, her biri usta olan Dağıstanlı sanatkârlara 1840’lardan itibaren tüfekler, tabancalar yaptırmış savaşçılarını silahlandırmıştı. Rus ordu birliklerinin ellerinde ise türlü silah ve top mevcuttu. 1843’de General Grabe, 1845’te Prens Vorontsof kuvvetleriyle çarpışmalara girmişti. Ardından Prens Baryatinski Rusya’nın Kafkas orduları başkomutanlık görevine getirildiğinde aynı zamanda Kafkasya Genel Valiliği görevini de üstlenmişti. Çarlık, Baryatinski’ye üstün silah gücü olan donanımlı ordu kuvvetleriyle büyük yetkiler vermişti. 1848’lerden 1856’lara dek Rus ordu saldırıları aralıksız devam ediyordu. Baryatinski uzun yıllar Kafkasya’yı diktatörce yönetmişti. Kafkasya’yı ve Kafkasya’da süren savaşı pek yakında tanıyordu. O dönemler Kafkasya’da Rusya’nın beş büyük ordusu görev yapıyordu. Rus ordu birliklerinin sayıları beş yüz bine dayanmıştı. Adığelerin bölgelerinden başlayarak Çeçenya ve Dağıstan’a yayılmış Rus ordu birlikleri sürekli operasyonlar yapıyordu. Özellikle Rus General Yevdokimof, silahlı Kazak süvarileriyle Çerkeslere karşı savaşı sürdürüyordu.   
    Şeyh Şamil 35 yıl dağlarda Rus ordularına karşı savaştı. Prens Baryatinski, Rus orduları Başkumandanı olarak, Şamil’i Gunip’te 6 Eylül 1859’da teslim almıştı. Gunip, Şamil ve kuvvetlerinin direnişinin düştüğü son noktaydı. Rus ordu birlikleri türlü para ve mal vaatleriyle Şamil’in adamlarını teslim alıyor ya da yerli işbirlikçiler Rus ordu birliklerini, Şamil’in kaldığı Gunip’e gizli geçitlerden götürüyordu. Kuşatılan Şamil ve çevresindekiler teslim alınmıştı. Onun bu durumu Avrupa’da ve Kafkasya’da büyük yankılar uyandırmıştı. Çar İkinci Aleksandr, Şamil’in savaş esiri olduğunu duyurmuştu. Temirhan Şura’da teslim alınan Şamil, Çarlığın o zamanlarki başkenti Petersburg’a götürülmüştü. Çar, Ruslarla otuz beş yıl savaşmış olan Şamil’i sarayında savaş esiri olarak alıkoydu. Kaf dağlarının efsanevi kahramanı Şamil, artık Çar ordularının elindeydi. Şamil ve yanındakiler 1859’dan başlayarak 1870’lere kadar Çar ve onun hükümet makamları tarafından savaş esiri muamelesi gördü. Petersburg’da bir ay kalan Şamil, Moskova yakınlarında bulunan Oka nehri kıyısında kurulu Kaluga şehrine gönderildi. Bu şehir daha 18. yüzyıldan başlayarak Rusların elinde esir olmuş pek çok kişiye ev sahipliği yapmıştı. Kırım Hanı Şahin Giray, Kırgız Beyi Ebulgazi, Gürcistan Kraliçesi Tekla Heraklihevena gibi kişiler de Şamil gibi bu şehirde esir edilmişlerdi. Çar İkinci Aleksandr tarafından bu şehrin en gözde konaklarından biri Şamil’e tahsis edilmişti. Şamil ve yanındakilere masrafları için yıllık 24 bin altın ruble tahsisat bağlanmıştı.   
Çar Aleksandr, kentin valisi ve yüksek rütbeli subaylarına Şamil’i ziyaret etme zorunluluğu getirmişti. Her vali değiştiğinde kentin ileri gelen rütbelileri Şamil’i yılda bir defa ziyaret ediyorlardı. Bu ziyaretler yıllarca sürdü. Şamil 63 yaşında Çar ordu komutanlıklarına teslim olmuş ve bu kentte 10 yıl yaşamıştı. On yılın sonunda Kiev’e yerleştirilmişti. Kiev’de yaşayan Şamil, Osmanlı İstanbuluna gitmek için sürekli Çarlıkla görüşmeler yapmıştı. Haç görevini yerine getirmek için Çardan sürekli istekte bulunmuştu. Çar 10 yılın sonunda Şamil’in bu isteğini kabul etmiş, ancak şart ileri sürmüştü. Büyük oğlu Gazi Muhammed’i, yerine teminat/esir olarak bırakırsa gidebileceğini bildirmişti. Bunun üzerine Şamil ailesini de yanına alarak Hac vazifesi için Medine’ye gidip dönecek şekilde hazırlıklarını yapmış, kendisine tahsis edilen bir Rus vapuru ile 1870’de İstanbul’a gelmişti. Şamil’i getiren Rus vapuru Osmanlı İmparatorluk yetkililerince karşılanmıştı. Şamil, Dolmabahçe’den alınarak Beyazıt’taki bir konakta ağırlanmış, Sultan Abdülaziz tarafından konuk edilmişti. Şamil, Medine’ye gidip Hac ziyaretini gerçekleştirecek ve Rusya’ya dönecekti. Sultan Abdülaziz, Mısır’a kadar gidebilmesi için Şamil’e özel vapur tahsis etmişti. Mısır Hıdivi İsmail Paşa Mısır’da onu karşılamıştı. Şamil Medine’de hastalanmış ve 74 yaşında orada vefat etmişti.
 
Kaf dağlarının efsanevi kahramanı Şamil, artık Çar ordularının elindeydi. Şamil ve yanındakiler 1859’dan başlayarak 1870’lere kadar Çar ve onun hükümet makamları tarafından savaş esiri muamelesi gördü. Petersburg’da bir ay kalan Şamil, Moskova yakınlarında bulunan Oka nehri kıyısında kurulu Kaluga şehrine gönderildi. Çar İkinci Aleksandr tarafından bu şehrin en gözde konaklarından biri Şamil’e tahsis edilmiş, Şamil ve yanındakilere masrafları için yıllık 24 bin altın ruble tahsisat bağlanmıştı
Turabi Saltık

Sayı : 2010 04

Yayınlanma Tarihi: 2010-04-01 00:00:00