Ayağa Kalkmayan Gelin

0
1137

Göşekibar yanındakilerle birlikte iki odalı köy evine girdi. Holde, Hac Jambot Hoca ve Rısta Kerem sol odaya geçtiler, Göşekibar ve yanındaki kadınlar yeni gelinin olduğu sağ odaya girdiler. Gelin adet olduğu üzere ayağa kalkarak içeri girenleri karşıladı. Öbür odada, kaynana Melikhue Nane vardı, Hac Jambot Hoca ve Rısta Kerem ona göz aydınlığı diliyorlardı. Gelin odasında ise iki küçük kız çocuğu, dikkatlice gelini izliyorlardı: İçeri giren herkese kalkıyor mu, kalkmıyor mu?

Bahtiyar, gelini test etmek için arkadaşına fısıldadı: “Ben dışarı çıkıp tekrar içeri gireceğim, gelin kalkacak mı kalkmayacak mı, bakalım“ dedi ve yavaşça odadan dışarı süzüldü. Melikiupkh bir geline, bir kapıya bakıyor, arkadaşının giriş anını ve gelinin kalkışını kaçırmamak için azami dikkat sarf ediyordu. Aradan biraz zaman geçtiğinde, arkadaşı kapıda göründü. İçeriye yavaş yavaş girerken pür dikkat geline bakıyordu. Bahtiyar’ın odaya girdiğini gören gelin, adetin gereğini yaptı, ayağa kalktı. Bahtiyar, Melikiupkh’un yanına geldi ve sessizce fısıldadı: “Bak gördün mü, kalktı.“ Arkadaşı da onu onayladı: “Evet kalktı.“ Bahtiyar arkadaşına: “Hadi şimdi sende çık, gir bakalım kalkacak mı?” dedi. Melikiupkh odada biraz zaman geçirdikten sonra dışarı çıktı, kendince zamanı yeterli gördüğünde odaya döndü. Kapıdan girdiğinde gözü gelinin üstündeydi. Yavaş yavaş yerine geçerken gözü hala gelinde idi. Olacak şey değildi. Gelin ayağa kalkmamıştı. Bozuldu. Arkadaşının yanına gitti. Bahtiyar: “Bak sana kalkmadı.“ Melikiupkh onu onayladı: “Evet kalkmadı.“

Aradan biraz daha zaman geçince iki arkadaş yeniden bir test daha yapmaya karar verdiler. Bahtiyar “Hadi bir daha çık ve gir, belki görmemiştir“ dedi. Arkadaşı onayladı: “Görmemiştir.“ İki arkadaş, geline, odadakilere bakarak biraz daha zaman geçirdiler. Yeterli zaman geçtiğine kanaat getiren Melikiupkh dışarı çıktı, dolaştı tekrar odaya girdi. Dikkatini geline vererek arkadaşının yanına doğru gitti. Gelin yine kalkmamıştı. Bahtiyar sessizce “Yine kalkmadı” dedi. Arkadaşı onayladı: “Kalkmadı.” Bu sefer Bahtiyar dışarı çıktı. Tekrar odaya girdiğinde gelin ayağa kalktı. Bahtiyar, arkadaşına “Hadi dışarı çık ve gir, bakalım kalkıyor mu?” dedi. Melikiupkh dışarı çıktı, döndü dolaştı tekrar odaya geldi, gelin yine kalkmadı. Bir zaman bekledi sonra tekrar çıktı girdi odaya, gelin yine kalkmadı. Bahtiyar “Bak sana kalkmıyor, bana kalkıyor” dedi, arkadaşına. Melikiupkh “Evet sana kalkıyor” dedi. Bu oyundan sıkılmışlardı. Kendi kendilerine oynamaya, konuşulanları dinlemeye koyuldular.

Melikiupkh gelin odasından çıktı, dayısı ve Hac Jambot Hoca’nın olduğu yandaki odaya geçti. Jambot Hoca onu sevgiyle yanına çağırdı, oturttu. Halini, hatırını, gelini nasıl bulduğunu, neler yaptıklarını sordu. Melikiupkh gelini güzel bulduğunu söyledikten sonra ekledi; “Gelin, Bahtiyar odaya girince kalkıyor, ben girince kalkmıyor” dedi, o çocuksu saflığıyla. Odada dolaşan neşeli hava bir anda uçup gitti, yaşlılar birbirlerine baktılar. Kaynana Melikhue Nane elleri önde bağlı, oturduğu yerde kıpkırmızı kesildi. Belli ki gelini önceden iyi bilgi almış, kaynının çocuğu olan Bahriyar’ı tanımış, ona torpil yapıyor, ayağa kalkıyordu. Biliyordu ki; bu ayrımcılık Khiabzeye göre yapılabilir bir şey değildi. Sessizce ve gelini yerine kendisi suçluymuşçasına başını öne eğdi. Hac Jambot Hoca her zamanki tezliği ile dayanmadı, “Olur mu öyle şey, nasıl kalkmazmış” dedi. Melikiupkh gene o çocuksu saflığı ile “Bana kalkmadı” dedi. Hac Jambot tekrar, “Olmaz öyle şey” diye itirazını sürdürdü. Rısta Kerem, “Onlar çocuk, boş ver Jambot” dediyse de, Hac Jambot kalktı, bastonunu aldı. “Gel bakalım, nasıl kalkmazmış” diye Melikiuphk’un elinden tuttu. Odadan çıkıp karşıya, gelinin olduğu odaya yöneldi. Kaynana Melikhue Nane de bir suçlu gibi, peşi sıra elleri önünde bağlanmış bir şekilde, onları takip etti.

Karşı oda kapısına varınca, Hac Jambot Hoca önce bastonuyla kapıya vurdu, sonra da bastonun ucu ile kapıyı itip açtı. İçeri girmeden seslendi: “Benim Melikiuphk’uma kalkmayan gelin hiç kimseye kalkmasın!” ve Melikiuphk’u kapıdan içeri soktu. Gelin yaydan fırlamışçasına, elpençe ayağa kalktı, yüzünde alı moru birbirine karıştı, öylece kalakaldı. Yaptığı hata bir büyük tarafından, kaynanası ve onca kadının önünde açıkça yüzüne vurulmuştu.

O gün, bu olaydan sonra ne yaptılar ne ettiler ise bir daha Melikiuphk odadan çıkıp evine gidinceye kadar gelini kimse yerine oturtamadı.

Sayı: 2010 07
Yayınlanma Tarihi: 2010-07-01

Önceki İçerik… VE ALLAH, ATI YARATTI. – Çetaw Nart
Sonraki İçerikAdığe Davranış Kuralları
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.