Ateşin ve Nasren Jak’ın Kurtuluş öyküsü

0
319

Bu doruk Elbruz doruğudur
Bu dağlar Kafkas dağları.
Yalçındır dorukları
geçit vermez
dosta – düşmana.
Olsun!
Bol su verir.
Yeşildir yamaçları,
Beslenir yaban domuzları, ceylanlar.
Güneşli vadilerinde,
Böğürtlenler, yaban armutları yetişir.
Aç kalmaz
yurt tutan eteklerini.
Boşuna değildir,
Bunca masallara konu olması,
Mekan tutması tanrıların, devlerin.
***
Açlık yok…
Yalçın dağ eteklerinde av,
Güneşli vadilerde bereket var.
***
Düğün var, şenlik var,
Ateş var, ateeeş
Haşlamak için mısırı ve de…
Kavurmak için av etini.
Derler ki, on yıllar böyle geçmiş.
Yine böyle bir şenlik zamanı,
Bir yandan mızıka çalınır,
Çılgınca dans ederken gençler,
Bol bol armut suyu içmişler yaşlı-genç.
Armut suyunun yol açtığı
bir anlık gaflet sonucu,
Çaldırmışlar ateşi devlere.
***
‘Dinleyin,
Bir gaflet sonucu
Kaptırdık kutsal ateşi.
Dövünmek-sızlanmak kar etmez
Yarından tezi yok
Hazırlayın atlarınızı ve
Kuşanın silahları’ diye seslenir,
Önderleri.
Ak saçlı, ak sakallı
Yüreği de saçı-sakalı gibi ak
Nasren Jak.
Dinlemezler, aksine…
‘Bizi maceraya sürüklüyor diye’
Zincire vururlar, ve de…
Elbruz doruğuna terk ederler.
Kartallar yesin etini.
***
Elbruz doruğunda
Nasren Jak.
Saçı-sakalı ak.
Belden yukarısı çıplak.
Vurulmuş yedi kat zincire
Yatmaktadır.
Her yeni günle birlikte
tan yeri atanda,
Süzülür gelir bir kartal,
Kartal değil bir alamet,
Kanadının bir ucu
uzanırken Kaspi suyuna,
Azağ’a uzanır öbür ucu.
Fırtınalar kopar her kanat çırpışında.
Parçalar ciğerini tutsağın
her gün yeniden.
Dayanmaz taş yüreği,
Ağlar Elbruz.
Derler ki..
Elbruz’un göz yaşlarıdır
Doğuda Hazar’a ulaşan Kuban suyu ile,
Batıda Karadenize dökülen Terek suları.
***
Haber salar Elbruz,
Dört bir yana, çevre köylere,
‘ Nice fırtınalar gördüm
Kar eksilmez omuzlarımdan
Depremler salladı, sarstı gövdemi
Volkanlar gördüm, kustum alev alev
Görmedim böyle zulüm.
Helal etmem suyumu, yemişlerimi
Gelin kurtarın bu yiğidi’.
***
Duyunca çığlığını Elbruz’un,
Yiğitlerden bir yiğit,
Hımış oğlu Peterez,
Kuşanır silahlarını,
atlar atına.
At sürmede ve
Ok yarışlarında hep birincidir.
Uçan kuşu, kaçan tavşanı,
İlk atışta vurmasıyla ünlüdür.
Yayı gergin,
Okları delicidir Peterezin.
Gergindir yüreğide yayı gibi,
çıkarken yola.
Bilir ki,
Vuramazsa ilk atışta kalbinden,
Ölümlerden ölüm beğensin.
***
Köylüler meydanda öbek öbek toplanmış
sonucu beklemektedir.
Yaşlılar kaygılıdır ama,
renk vermezler,
Başka mevzuları konuşurlar.
***
Bir küme kadının ortasında,
Göz yaşı dökerken, sessiz
Bir yandan da tanrılara yakarmaktadır,
Peterez’in annesi…
Gençler daha iyimserdirler.
Bilirler ne yaman okçu
olduğunu Peterez’in.
***
Saatler geçer böyle,
Birdenbire,
Uzaktan görününce Hımışoğlu
Elinde ateş ve terkisinde
Nasren Jak
Tarifsiz bir sevinç dolaşır meydanda.
Yaşlılar mahcup,
Göz göze gelmekten kaçınsalarda
Yine de kucaklaşırlar
Ak sakallı önderleriyle.
Gençler Peterezi kutlar.
Sorular, sorular, sorular…
Hımışın oğlu hemen hiç konuşmaz,
Nasren Jak kısaca,
‘İlk atışta vurdu’ der.
Mehmet Yücel
Kaynakça: Mitoloji ve Nartlar

               Yismeyl Özdemir Özbay

Sayı : 2010 08

Yayınlanma Tarihi: 2010-08-01 00:00:00