Gürcistan ve Batı; Abhazya ve Güney Osetya’yı tanısa ne olurdu?

0
8
Paul Goble*

Bir an için imkansızı düşünerek Tiflis ve Batılı ülkelerin rota değiştirip Abhazya ve G. Osetya’yı tanıdıklarını hayal edelim.
Gürcistan için; böylesi bir tanıma büyük bir siyasi yenilgi olurdu, ama bir yandan da hem içeride hem dışarıda yeni olanaklar yaratılması sağlanırdı. Asla böylesi bir adım atmayacağına dair yemin eden Sakaşvili zor durumda kalırdı. Tiflis’in Abhazya ve G. Osetya’yı tanıması ülke için en az üç sonuç doğururdu. İlki ve en önemlisi Gürcistan’a Moskova’yla ilişkilerini düzeltme olanağını sağlardı. İkincisi, Sakaşvili’nin muhalefeti yok etmek için kullandığı bir sorunu ortadan kaldırırdı. Böylece Gürcistan siyasetinin önü açılır ve demokrasi canlanırdı. Üçüncüsü, Gürcistan bir ulus devlet olarak şu anki halinden daha az bölünmüş ve daha çok Gürcüleşmiş olurdu.
Abhazya için; kaderin bu şekilde tersine dönmesinin muazzam olumlu sonuçları olurdu. Gürcistan ve Batı tarafından tanınmak Abhazya’nın ulusal hedefine ulaşmasını ve başkentinde RF’nin yanı sıra birçok batı ülkesinin elçiliklerinin olmasını sağlardı. Abhazya RF’nin müvekkili konumundan uluslararası topluluğun gerçek üyesi konumuna geçerdi.
Güney Osetya için; Gürcistan ve Batı tarafından tanınmanın sonuçları çok çelişik olurdu. Bir yandan G. Osetya hükümeti varlıklarının kendi kaderlerini tayin etme hareketini yansıttığına dair iddialarının teyit edildiğini iddia ederdi. Diğer yandan topraklarının genişletilmiş Osetya’nın bir parçası olarak RF tarafından absorbe edilmesini isteyen G. Osetyalılar için durum zorlaşırdı.
*Avrasya’daki etnik ve dinsel sorunlar konusunda uzman.

Sayı : 2010 08

Yayınlanma Tarihi: 2010-08-01 00:00:00