Ön Asya ve Kafkasya Halkları Tarihinde Dersim

0
1474
MÖ. 3000’de, aşağı Mezopotamya’da yaşayan Alanlar, Yukarı Mezopotamya’ya (Dersim’e) buradan da Kuzey Kafkasya’ya kadar çok geniş bir coğrafyaya dağılmışlardı. Alanların ilk topraklarını pek çok araştırmacı ve bilim insanı İron diye adlandırmıştı. İron; yani irilerin yurdu anlamında. Alan kültürünün ve inancının ilk ortaya çıktığı yer ağırlıklı olarak Araksi (Hazar Denizi) diyarlarıydı. Alanların yaşadığı bu ilk topraklar Antik Çağ’da ilk dinsel dizgelerin de ortaya çıktığı yerlerdi. Bu yörelerde hâkim kültür; Zend – Avasti inancıydı. Bölgede yaşayan pek çok boylar gibi yöredeki Alanlar da bu inançları benimsemişlerdi. Doğudan gelen Samiler ve Akadlar, Alanların yerleştiği bu toprakları işgal edip Babil Uygarlığı’nı oluşturunca, Babillilere tutunamayan Alanlar topraklarını terk edip, Hazar Denizi’nin civarında yaşayan Bakterianlar’ın topraklarına yerleştiler. MÖ. 2000’lerde bu yörenin hâkimleri ise Hattilerdi. Bakterianlar gibi Alan boyları da bu sıralar Dersim’e yerleşmişlerdi.
Bölgede gelişmişlik düzeyi en yüksek olan halk Hattilerdi. Onlar çivi yazısı ve devlet organizasyonlarını kendilerinden önceki komşularından ve yerleşik Ön Asya halklarından örnekleyerek almışlardı. Başkentleri daha MÖ. 3000’lerde Hattuşaş’tı. Bu isim devletin kurucusu Hatti ya da Hitit’ten alınmaydı. O süreçte Hattilerin komşuları Subariler bu toprakların doğusunda ve batısında yaşıyorlardı. Subariler’in güney bölgelerinde ise Huriler vardı. Dönemin yerleşik halklarının arasındaki mücadelede (MÖ. 1800’lerde) Hititler galip gelmişti. Hititlerin en görkemli dönemi bu dönemdi. Ardından bölgenin hâkimiyeti Subarilerin eline geçti. Subariler’e bu hâkimiyeti sağlayan en önemli neden yeni keşfettikleri ‘hafif yapılı, iki tekerlekli, at koşulu savaş arabaları’ olmuştu. Subariler, MÖ. 1700’lerde bir krallık kurdular. Ve bu krallığa Mitanni Krallığı denildi. Subariler’in oluşturduğu Mitanni Krallığı, bölgedeki tüm toprakları ele geçirdi. Birkaç yüz yıl, bölgenin tek hâkimi oldu. Mitanni Krallığı’nın başkenti Dersim Çemişkezek’teki Vasgıvan köyüydü. Burası aynı yöredeki Aşuwa Krallığına komşu topraklardı. Ardından yeniden güçlenen Hattiler (MÖ. 1400-1300), tekrar egemenliği ele geçirip yörenin en etkili politik ve kültür merkezlerinin sahibi oldular, Suriye ve Mısır’ı işgal ettiler.
Hatti – Subari, Mitanni döneminde bölgede ve Dersim’deki dinsel dizgeler, çok tanrılı görsel ve imgesel inançlardı. Güneş ‘dişi’ydi ve Ana Tanrıça’ydı. Fırtına erkekti ve Ana Tanrıça Güneş’in eşiydi. Bu inançlar yukarı Mezopotamya’dan (Dersim’den) Kafkasya’ya kadar yayılmıştı. MÖ. 1300’lerdeki Wa (Rüzgâr) tanrısı inancı ve Güneş inancı bu gün hala Dersim’de yaşatılmaktadır. Hatti, Subari, Mitanni döneminin çok tanrılı inanç dizgeleri arasında; Bitkilerin ve Bereketin tanrıçası Telefeni inancı da bölgede önemli yer tutuyordu. Dönemin halkları arasında o zamanlar doğa varlıkları, akarsular, yüksek dağlar ve ormanlar kutsaldı. Tanrılar, değişik efsunlu sözlerle kutsanmıştı. Hatti – Subari ülkeleri köle sistemiyle idare ediliyordu. Ve eski anaerkil gelenekler güçlü biçimiyle egemendi. Hatti Kralı kendisini yüksek Güneş Tanrıça’nın kölesi sayıyordu. O, Güneş kültünün hizmetçisiydi. Hattiler’in çağdaşı Asurlar, bölgede ilk defa bu sıralar güç kazanmaya başlayınca, Hattilerin – Subarilerin oluşturduğu Mitanni Krallığı parçalanmaya başladı; topraklarında pek çok küçük beylik meydana geldi. Bu yeni oluşumlar Tuballar ve Muşkiler’di (Gürcüler kendilerini Muşki kabul ediyorlar). Muşkiler ve Tuballar, Asur ülkesine saldırdı ve baskınlar düzenlediler.
MÖ. 1100’lerde Asurlar’a saldıran Tubal halkı; 24 beylikten oluşuyordu. Yerleşik merkezi başkentleri Meleti (Malatya) kentiydi. Fırat suyunun batı kıyılarında kurulan Meleti Kalesi, Keban, Ergani, Gulaman, Harput, Palu ve Sağman Dersim, bronz, gümüş ve bakır işçiliğinin alanlarıydı. Buralar Dersim yerleşiklerinin ellerindeydi. Ve bu alanlar Asur ticaret kolonilerinin göz diktiği yerlerdi. Fırat kıyısında, Süngeç suyunun eteklerinde Dersim Pertek’te kurulan Sağman Dersim Kalesinde pek çok eski boylar yaşıyordu. Günümüzde Dersim Hozat’da, Aşuwa, Sin, Xoşan adlarıyla üç köy hala varlık göstermektedir. Zaten Dersim’in en eski adı da Aşuwa (İşuwa) olarak hala yaşatılmaktadır. Bu kelimeler; Sin(d) Adığe, Aşuwa Abaza, Xoşan ise Alan kökenli kelimelerdir.
Musa peygamber zamanında Tevrat’ta, Yukarı Mezopotamya’da Dersim (der: kapı – sim: gümüş – Dersim: Gümüş kapı) ile Meleti halkına “Tubal Kaini” deniliyordu. Bu ad gümüş dövenler demekti. Yani gümüş, bakır, bronz ve altın dövme işçiliğine verilmiş bir isimdi bu. Yörede – MÖ. 980 ve 800’lerde – toplumsal ayağa kalkışmalarla yeni birlikler kuruldu. En büyüğü Van yöresinde oluşturuldu. Ortaya çıkan ve bu birlikteliği kuran boylar arasında en güçlüleri Haldeliler ile Biayna ve Manalar’dı. Bunlar Kızılırmak boylarına kadar yayıldılar. MÖ. 900’lerde aktif olan bu boylar bir araya gelmiş pek çok boyu bünyesinde toplamış güçlü bir birlik oluşturmuşlardı. Bu birlik Urartu adını aldı. Urartu tek bir halkın adı değildi. Pek çok halk adının toplamıydı. İçlerinde en güçlü boy ise Haldeliler (Ermeniler) idi. Urartular MÖ. 800’lerde hızlı bir ilerleme gösterdiler. Urartularla birlikte yaşayan Çeçenler ve Alanlar en eskiden Kafkaslara dağılmış akraba boylarının yanlarına bu sıralar kitlesel göçler başlattılar.
Kaynaklar: (Eylül ve Ekim sayısı yazılarında yararlanılan kaynaklar)
r BERNAL, Martin: Kara Atena, Eski Yunanistan Uydurmacası Nasıl İmal Edildi? Çev: Özcan Buze, Kaynak Yayınları
r CHILDE, Gohordon: Kendini Yaratan İnsan
r KLENGEL, Horst: Hamurabi Yasaları ve Babil Günlüğü, Çev: Nesrin Oral, Telos Yay.
r MORGON, Henriy. Eski Toplum. Payel yay., 1987, Çev: Ünsal Oksay
r STONE, Merlin. Tanrılar Kadınken. Payel Yay., Çev: Nilgün Şarma
r THOMSON, George. Tarih Öncesi Ege. Çev: Celal Üster, Payel Yay., 1991
r THOMSON, George. Aiskhylos ve Atina. Çev: Mehmet H. Doğan, Payel Yay., 1990
r Bilim ve Teknik Dergisi. 381. Sayı. Ağustos 1999
r ERİŞ, Eyüp. Dikilinin Geçmişi. Dikili B. Kül. Yay.

Sayı: 2010 10
Yayınlanma Tarihi: 2010-10-01 00:00:00