Abhazya’nın Hayaletleri

0
450
Thomas de Waal*

Ritsa Oteli’nde uykum berbat geçti. Kendi kendine söylenen, yaşlanmış Stalin’le eski bir evin içinde yürüdüğüme dair huzursuz edici bir rüya gördüm. Sabah uyandığımda uykumda beni kimin huzursuz ettiğini merak ederken, öbür dünyadan kuşkulanmaya başlamıştım.
Beyaza boyanmış bu otelin duvarlarında Abhazya’nın birçok hayaleti yaşıyor olmalı. Troçki 1924 yılında buradaydı ve eski yoldaşı Lenin’in öldüğü gün, bu otelin birinci katının balkonundan bir veda konuşması yapmıştı. Ya da bir diğer Stalin kurbanının, şair Osip Mandelstam’ın odasında uyumuş olabilirdim. Otel, 1993 yılında Abhazya-Gürcistan savaşında yanıp kül olunca hayaletlerin sayısı arttı. Yakın bir geçmişte yeniden inşa edildi.
Abhazya’nın geçmişi, bugünü ve geleceğiyle ilgili neredeyse her şey ihtilaflıdır. Buna Abazaların Sohum dedikleri başkentlerine, Gürcülerin ve birçok ülkenin Sohumi demeleri dahildir. Burası gaiplikler şehridir. İmparatorluk ordularına başkaldıran Abazalar, 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’na sürülmüşlerdi. 1877-1907 yılları arasında, burada kalan Abazaların şehirde ya da Karadeniz kıyılarında yaşamaları yasaklanmıştı. Onların yerine Gürcüler, Rumlar ve Ruslar yerleştirildi, demografik denge yerli Abaza halkının aleyhinde değişti. Rumlar, 1949 yılında çılgın Stalin sürgünlerinden biri sonucunda toplu olarak Kazakistan’a kovuldu. Gürcistan silahlı güçleri 1992 yılında el koyunca Abazaların çoğu şehri terk etti, ertesi yıl Abazalar şehri tekrar ele geçirince de Gürcülerin neredeyse tamamı kaçtı. Rus para akışına, yeni kafe, dükkan yığınlarına ve yeniden açılan otellere karşın; 17 yıl sonra Sohum(i) sokakları yıkımlar yüzünden hala biçimsiz.
Abhazya tarihi hakkında konuşanların dikkatli adım atması gerekir. Ama bu, Rus parlamenter Konstantin Ztulin’in çizme ve mahmuzlarıyla buraya adım atmasını engellemedi. Duma Bağımsız Milletler Topluluğu (ICS) Komitesi’nin birinci başkan yardımcısı, bıyıklı Ztulin çarlık subayı gibi görünüyor ve kuvvetli tarafı zekası değil. Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’yı tanıması için bilfiil destekleyip, Ağustos 2008 savaşını Batı’ya karşı kazanılmış bir zafer olarak adlandıranlardan biri de Zatulin’dir. Ancak küçük bir ayrıntıyı fark edememiştir: Abazaların Rus yanlısı olmaları hevesliliklerinden çok zorunluluklarındandır. Zatulin, Abaza tarihçi Stanislav Lakoba’nın okullarda okutulan bir kitabını eleştirince moralleri bozdu.
Zatulin, kitabı için Lakoba’yı kıyasıya eleştirdi ve Abazaların 1810 yılında Rus İmparatorluğu’yla ‘gönüllü birlik’ kurduklarını ve her zaman Ruslarla uyum içinde yaşadıklarını iddia etti. Bu eleştirinin ardından birkaç ay geçmişti ki Lakoba ‘Zatulinizm’ başlığında tumturaklı bir yazıyla cevap verdi. Rus parlamentere şöyle sesleniyordu: “Abhazya’yı tebrik etmek lazım. Artık siyasi bir sansürcüsü var.” Lakoba Rusya’nın şu anda Abhazya’nın müttefiki olduğunu ve öyle kalması gerektiğini ısrarla belirtirken, Abazaların kendilerine ait bir projelerinin olmadığını, Gürcistan projesinin bir parçası olmak istediğini sanan Gürcülerin düştüğü hatayı tekrarlayan Rusları uyarıyordu. “Birisi Abazaların fazla özgür olduğunu düşündü ve onları sahip oldukları başlıca şeyden, geçmişlerinden mahrum bırakarak zayıflatıp gem vurmaya karar verdi.” 
Bu noktada Lakoba’yı kınamak yanlış olur, çünkü akrabası Nestor Lakoba’nın soyadını taşımaktadır. Nestor Lakoba, Stalin’in baş yardakçısı Lavrenty Beria tarafından zehirlenmeden önce Abhazya’yı kollektivizasyondan kurtarıp üst düzeyde otonomi kazandırmış ünlü Bolşevik liderdir. Genç Lakoba’nın başına böylesi dramatik bir şey gelmeyecektir ama Ritsa Oteli’nin önünde beraber kahve içerken, Rusların anavatanından ne istediğine dair kaygıları olan bir adam olduğunu sezdim.
Abhazya’daki sıradan halkın çoğu için küçük bir sorundur bu. Rusya’yla tarih kitapları ya da mülkiyet hakları konusunda yaşadıkları anlaşmazlıklar, maaşlarını ve pasaportlarını veren Rusya’nın sağladığı imkanların yanında ikinci sırada kalmaktadır. Açıkça söylemek gerekirse, onlara göre Rusya Gürcistan’ı yenen ve Gürcülerin geri gelmesini engelleyecek olan güçtür. Başbakan Sergei Shamba’nın bana söylediği gibi: “Rusya’yla 150 yıl önce savaştık, Gürcistan’la 18 yıl önce savaştık ve Rusya bize yardım etti. Aradaki fark burada.”
Lakoba ile Zatulin arasındaki ağız dalaşının akla getirdiği şudur: Yakın ya da uzak geçmişindeki hayaletleri hatırlamadan, Abhazya’nın geleceği hakkında yararlı bir konuşma yapamazsınız.(abkhazworld)
*Kafkasya konusunda uzman, İngiliz gazeteci ve yazar.
Çeviri: Serap Canbek

Sayı : 2010 11

Yayınlanma Tarihi: 2010-12-01 00:00:00