Anayasa Platformu’na Hazır

0
1224
Önümüzdeki günlerde ya da gazeteniz elinize geçtiğinde belki başlamış olacaktır, bir Anayasa Platformu duyurusuyla karşılaşacak Türkiye. İçinde Türkiye’nin kanaat önderleri, hukukçuları ve fikir insanlarının yer aldığı bir grubun çağrısıyla açılacak olan bu Anayasa Platformu’nun sözcülüğünü, şimdilik değerli hukukçu Osman Can yürütüyor.
Bu yazıyı kaleme almadan bir gün önce Osman Can ve platformun destekçilerinden Sanayici ve Türkiye ihracatçılar Meclisi(TİM) yönetim kurulu üyesi Adnan Dalgakıran, Yazar Cemil Ertem’in davetiyle bir grup gazeteci yemek yedik Çengelköy’de. Platform’un duyurusu henüz yapılmamıştı ve şimdilik off the record olarak gerçekleştirilen medya toplantıları çerçevesinde bir araya geldik. Sabah grubundan Emre Aköz, Yavuz Baydar, Şeref Oğuz ve ben vardık. Mahmut Övür ile Süleyman Yaşar da ani çıkan işleri nedeniyle katılamadılar.
Osman Can’la önceden tanışıklığımız ve dostluğumuz var. Çerkes olduğumu da bildiği için geçen ay Avrupa Parlamentosu’nun ev sahipliğini yaptığı 5. Çerkes Günü ile ilgili izlenimlerini anlattı bana. Kendisi de oradaydı ve Cem Özdemir ile birlikte konuşma yapmıştı. Sohbet, Yavuz, Emre ve Şeref’in benim Çerkesliğimle ilgili takılmaları yüzünden devam edemedi. “Derin devletle ilişkisi kesilen Çerkeslerin” artık geleceği Avrupa Birliği’nde aradıklarından tutun da Önder Sav-Deniz Baykal Çerkes kliğinden kurtulan Alevi CHP’lilerin her gün bayram ettiklerine dair her türlü geyiği yaptılar. Epey güldük.
Ardından Osman Can Anayasa Platformu ile neyi amaçladıklarını, nasıl çalışılacağını anlatmaya başladı. Çok zekice düşünülmüş ve hazırlanmış bu proje esasında 2011 seçimlerinden sonra yeni Anayasa’nın halk tarafından dillendirilecek talepler doğrultusunda yapılmasına imkân sağlayacak bir çalışma. Türkiye’nin dört bir yanında 100’den fazla halk toplantısı gerçekleştirilecek. Referandumda evet ya da hayır oyu veren herkese açık olacak bu toplantılarda dillendirilecek tüm görüşler tahminen 120 kişilik bir ekip tarafından çerçevelendirilecek. Çıkan metin tüm siyasal partilere sunulacak.
120 kişilik ekibin oluşumunda hiçbir siyasal ayrım güdülmeyecek. Bu arada katılanların hepsi birey olarak, sadece kendilerini temsil edecekler. Kurumsal temsiliyet olmayacak.
Anayasa Platformu’nun kurucu ekibi Başbakan Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bu meseleyi uzun uzun konuştu. Her iki lider de meseleye çok sıcak baktı ve destek verdi. Dolayısıyla, dediğim gibi bu çalışma önümüzdeki aylarda çok konuşulacak ve bir buçuk iki yıl da konuşulmaya devam edecek.
Bu konudaki diğer detaylar şimdilik bende kalsın.
Gelelim ikinci mevzuya.
Geçen ay, telefonla bir Çerkes arkadaşım aradı beni. “Aday olmuşsun, kutlarım” dedi. Şaşkınlıkla “Nereye?” diye sordum. Neyse öğrendim sonunda. “Kayseri’deki Kafkas Diasporası” adlı internet sitesi Samsun Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak “Yılın En İyileri”ni seçiyormuş.  Bu arada en iyi politikacı, sanatçı, sivil toplum kuruluşu, spor ekibi gibi kategorilerin yanı sıra “En iyi gazeteci-yazar” sınıfı da varmış. Üç adaydan biri de benmişim. Diğerleri sevgili dostum Ahmet Tezcan ve Hakan Albayrak. Hani Mavi Marmara gemisindeki gazeteci arkadaşımız.
Sonraki günler Face Book üzerinden bazı Çerkes dostlarım beni destekleyen çağrılar yayınladılar. Tuhaf hissettim doğrusu. Face Book üzerinden sık sık tartıştığımız Kemalist-CHP’li kimi Çerkesler beni “hükümet yandaşı” olarak protesto ettiler ve oylarını Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eski basın danışmanı Ahmet Tezcan’a vereceklerini söylediler. Buna çok güldüm tabii.
Ancak, birkaç gün sonra da şikayetler gelmeye başladı. Jıneps yöneticilerinden Yaşar Güven ve Face Book’ta binlerce kişiye seslenen Orhan Demirsoy anket ve oylama sisteminde “tuhaf” bir katakulli olduğunu, kimsenin oy veremediğini, çeşitli kereler web sitesini yönetenlere şikayetlerde bulunduklarını ama “bozulmuş, şimdi düzeltiyoruz” diye yanıt almalarına rağmen eskisi gibi devam ettiğini yazıp çizmeye ve söylemeye başladılar. Ben de merak edip girdim, denedim, sonuç aynı. Oy kullanılamıyor. Peki onlarca oyu kim kullanıyor o zaman?
Garip. Anlaşılır gibi değil. Bir yarışta aday olmak, kaybetmek ya da kazanmak değil mesele. Senin adına birilerinin senin adını yarışa sokup ve ardından ismini “meze” olarak kullanması acayip olan.
Kısacası bu sitenin entrikasını hiç hoş karşılamadığımı belirtmeliyim.
Biz Çerkeslere yakışmayan bir tavır.

Sayı: 2010 11