İsimlerimizi geri istiyoruz

0
9
1940 yılından bu yana ismi değiştirilen binlerce köyün önemli bir bölümü Çerkes köylerinden oluşuyor. Araştırmacı Nejat Özsoy’un yaptığı çalışmaya göre yalnız Düzce çevresinde Adığece ve Abazaca isimleri değiştirilen yüze yakın köy bulunuyor

Fırat Üniversitesi Beşeri ve İktisadi Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Harun Tunçel’in, 1940 -2000 yıllarını kapsayan ‘Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler’ çalışması 2000 yılında yayınlandı. Tunçel’in çalışmasında, 12 bin 211 köyün adının değiştirildiği, bunun da her yüz köyden 35’ine denk düştüğü ortaya çıktı. Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu’da yoğunlaşan ad değişiklikleri 1940’ta çıkarılan İçişleri Bakanlığı genelgesine dayanıyor. Üniversitenin Sosyal Bilimler Dergisi’nde 2000’de yayınlanan makalesinde Tunçel, köylerin yeni adlarının halk tarafından tümüyle benimsenmediğini, özellikle orta yaştakilerle yaşlıların hâlâ eski adları kullanmayı yeğlediğini yazıyor.
Tunçel makalesinde, adları değiştirilen köylerin illere dağılımını da belirtmişti:
Adana (169), Adıyaman (224), Afyonkarahisar (88), Ağrı (374), Amasya (99), Ankara (193), Antalya (168), Artvin (101), Aydın (69), Balıkesir (110), Bilecik (32), Bingöl (247), Bitlis (236), Bolu (182), Burdur (49), Bursa (136), Çanakkale (53), Çankırı (76), Çorum (103), Denizli (53), Diyarbakır (555), Edirne (20), Elazığ (383), Erzincan (366), Erzurum (653), Eskişehir (70), Gaziantep (279), Giresun (167), Gümüşhane (343), Hakkâri (128), Hatay (117), Isparta (46), İçel (112), İstanbul (21), İzmir (68), Kars (398), Kastamonu (295), Kayseri (86), Kırklareli (35), Kırşehir (39), Kocaeli (26), Konya (236), Kütahya (93), Malatya (217), Manisa (83), Kahramanmaraş (105), Muğla (70), Muş (297), Nevşehir (24), Niğde (48), Ordu (134), Rize (105), Sakarya (117), Samsun (185), Siirt (392), Sinop (59), Sivas (406), Tekirdağ (19), Tokat (245), Trabzon (390), Tunceli (273), Şanlıurfa (389), Uşak (47), Van (415), Yozgat (90), Zonguldak (156).
Tunçel’in çalışmasında adı değiştirilen köylerin etnik yapısı hakkında ayrıntı yer almamasına rağmen, tüm Türkiye’de ama özellikle de Kocaeli, Maraş, Sinop, Eskişehir, Bilecik, Sakarya, Bolu gibi illerde adı değişen köyler arasında çok sayıda Çerkes köyü bulunuyor. Örneğin eskiden Bolu’ya bağlı olan Düzce ilindeki Adığece ve Abazaca köy isimlerinin tamamı Türkçeye çevrildi.
Bu asimilasyon çabalarına rağmen, yaşlı kuşak bugün de köy isimlerini anadilleri ile anarak, hem genç kuşaklara aktarıyor hem de kimlik bilinciyle Türkçeleştirmeye bu biçimde karşı duruyorlar.
Nitekim Çerkes araştırmacı Nejat Özsoy, Düzce çevresinde yaptığı araştırmada, 28 Abazaca köyü ile 56 Adığece isimli köy isminin değiştirildiğini tespit etti ve bu köylerin eski ve yeni isimleriyle listesini de yayınladı.
Demokratik Açılım ve bağlı olarak Kürtçe yer isimlerinin iadesi meselesi üzerinden gündeme gelen ‘ad değiştirmeler’, BDP tarafından sıklıkla Meclis gündemine getirildi. BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman geçen yıl verdiği soru önergesinde “Hükümet eğer bu konuda samimi ise eski köy ve yer isimlerini derhal iade etmelidir. Bunu sağlamak, bu topraklarda yaşayan bütün halklara Türkiye’nin boynunun borcu olmalıdır” dedi ve değiştirilen Çerkes, Laz, Gürcü, Kürt yerleşim yerlerinin adlarının iadesini isteyerek, şunları söyledi:
“Yüzlerce yıl boyunca kardeşçe yaşadığımız bu topraklarda insanların yaşadıkları yer isimlerini kendi anadilleri ile ifade etme özgürlükleri hiçe sayılarak bu isimler değiştirilmiş ve başta Kürt Halkı olmak üzere Anadolu’da yaşayan diğer bütün halklar bu yolla kimliksizleştirilmeye ve yok edilmeye çalışılmıştır. ‘Demokratik açılımlın koordinatörlüğünü’ yürüten İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay, bu açılımla ilgili yapmış olduğu her konuşmasında ‘İsimleri değiştirilen yerleşim birimlerine eski isimlerinin verilmesi’ ile ilgili çalışmaların yapılacağını ifade etmiştir. Oysa bu konuyla ilgili olarak bu güne kadar bir arpa boyu bile yol alınamamış, üstelik devlet katı ve çözümsüzlüğü dayatan tutumunu devam ettirmiştir.”
Devletin 1940 yılında çıkarmış olduğu 8589 Sayılı Genelgeyle ve 1957 yılında kurmuş olduğu Ad Değiştirme İhtisas Komisyonu’nun eliyle yapılan isim değişikliklerinin, yine çıkaracakları bir genelgeyle veya il ve ilçelerde kurulacak komisyonlarla eski isimlerin iade edilebileceğini söyleyen Yaman, “İsimleri değiştirirken Kürt Halkının ve diğer halkların iznine ve görüşüne başvurdunuz mu?” dedi.
Her seçim dönemi başta KAFFED olmak üzere Çerkes derneklerinin kapısını çalıp oy isteyen, sadece o dönemlerde kimliklerinden söz eden Çerkes asıllı bir tek vekilin ise bugüne kadar Çerkeslerin siyasal, kültürel, sosyal ya da ekonomik talepleriyle ilgili tek bir gündem maddesi bile oluşturamamış olmasını ise yalnız onların sorumluluğuna bırakmak doğru olmaz. Hiç kuşkusuz bu olguyu, diasporanın ve temsiliyet iddiasındaki kurumların etkisizliği ve yetersizliği ile birlikte değerlendirmek gerekir.
Ancak köy ve diğer yerleşim yerlerimizin anadildeki adlarını geri istediğimizi yüksek sesle haykırmanın, bu konu önündeki tüm engellerin derhal kaldırılması için diasporanın topyekün harekete geçmesi gerektiği konusunda farkındalık yaratmanın her bir Çerkesin görevi olduğu da unutulmamalıdır.
Enver Paşa talimatnamesi
Yer adlarının Türkçeleştirilmesi daha eskiye dayanıyor. Tarihçi Ayşe Hür, fikrin Osmanlı’nın son döneminde, 1910’da ortaya çıktığını, 5 Ocak 1915’te Enver Paşa’nın askeri kıtalara gönderilen talimatnamede "savaş zamanının sunduğu olumlu imkandan yararlanılarak" Osmanlı topraklarında Ermenice, Rumca ve Bulgarca dillerden olan il, ilçe, köy, dağ ve nehir adlarının "Türkçe’ye tahvili"nin istendiğini anlatıyor.
 
Araştırmacı Nejat Özsoy’un yaptığı çalışmada, Düzce çevresinde Abazaca isimleri değiştirilen 28 köyü , araştırmacı Nejat Özsoy, Düzce çevresinde adı
Türçeleşterilen 56 Adığe köyü tespit etti

Sayı : 2011 01

Yayınlanma Tarihi: 2011-01-01 00:00:00