DUMA Çerkes temsilcilerle görüştü

0
14

Çeşitli ülkelerden Çerkes temsilcilerinin katıldığı Duma’daki toplantıya katılan KAFFED Başkanı Cihan Candemir, Rusya’yı özür dilemeye çağırırken, Kaliforniya Çerkes Yardımlaşma Derneği Başkanı Şık Çiçek ise Çerkeslerin şu andaki temel amacının, hayatta kalma mücadelesini sürdürmeleri için gereken temel şartların sağlanması olduğunu belirterek “Bağımsızlık kendi başına bir son değil, araçtır. Bağımsızlık hali hazırdaki tüm kapılar yüzümüze kapandığı ve makul bir işbirliği ortamı sağlanamadığı zaman seçilir” dedi. Çiçek tarafından Duma’ya kapsamlı bir rehabilitasyon programı da sunuldu.
Rusya Federasyonu Devlet Duması, 16 Mayıs’ta Moskova’da Çerkes diasporası temsilcileriyle görüştü. Toplantıya, Çerkes diasporasından Ajaxho Kanşobi – Dünya Çerkes Derneği Başkanı (KBC-RF), Xekuj Hayredin – Ürdün Krallığı Senatörü (Amman-Ürdün), Karden Samir – Çerkes Yardımlaşma Derneği Başkanı (Amman-Ürdün), Xunago Narmin – Ürdün Krallığı Senatörü (Amman-Ürdün), Temzeko Omar – Avrupa Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı (Hannover-Almanya), Şık Çiçek – Kaliforniya Çerkes Yardımlaşma Derneği Başkanı (ABD), Abaza Şaraf – Suriye Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komitesi Eski Başkanı (Şam), Bakir Hasan Nisim – Kfar Kama Çerkes Derneği Başkanı (İsrail), Cihan Candemir – Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı (Ankara-Türkiye) katıldı. Ayrica delegelerin dışında Kabardey-Balkar Cumhuriyeti adına Duma üyesi Albert Kajarov da toplantıya katılanlar arasındaydı.
Toplantıya Duma adına ise şu isimler katıldı: Andre Krilov- Duma’nın AB ile ilişkilerinden sorumlu üyesi, toplantının yöneticisi; Baskaev Giorgiyevich- Dumada RF’deki halklardan sorumlu Başkan Yardımcısı;
Arshba I Otari- Duma üyesi (Abhaz); Valeri Draganov: Duma üyesi; Albert Kajarov- Duma üyesi (Kabardey Balkar Cumhuriyeti); Vycheslav E. Derev- Duma temsilcisi (Karaçay Çerkes Cumhuriyeti);
Orlova Nadezdha Pavlova- Rusya Anayasası ve Dışarıdaki Vatandaşlar ile ilgili yasalar konusunda uzman Duma üyesi.
Katılımcılardan KAFFED Başkanı Cihan Candemir Soçi’de olimpiyat yapılmasına duyulan tepkileri dile getirerek, Soçi’nin bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekti. Candemir, Rusya’yı özür dilemeye çağırdığı konuşmasında özetle şunları söyledi: “Soçi’nin seçilmesinin protesto edilmesi gayet doğal. Yapılacaksa bile o topraklarda yaşayan insanların kimler olduğu, oranın yerli halklarının kimler olduğu ilan edilmeli, tarihi gerçekler açıklanmalı. Olimpiyatların bizim topraklarımızda yapılmasının bize bir yararı olmalı. Olimpiyatlar belki de Rusya’nın Çerkes diasporasıyla barışması için bir fırsat haline getirilebilir. Yapılan tarihi soykırımın kabullenilmesi Rusya açısından çok önemli bir adım olacaktır. Ortada tarihi bir gerçek var. Büyük ülkeler her zaman uluslarla barışırken bunu yaptı. Amerikalılar Kızılderililerden, Almanlar Yahudilerden özür diledi; Rusya da Çerkeslerden özür dilemeli. Rusya’da böyle bir iradenin olduğunu düşünüyorum.”
Duma’da konuşma yapmasının yanı sıra bir rehabilitasyon programı da sunan
Kaliforniya Çerkes Yardımlaşma Derneği Başkanı Şık Çiçek’in ise “onurum adına özellikle vurgulamam gerekiyor ki, atalarımın mezarları üzerinde yapılması planlanan kutlamalarla ilgili hiçbir pazarlığın parçası olmam söz konusu dahi olamaz” sözleri dikkat çekti. Rusya tarafında bölücülüğe dair oluşabilecek endişelerin zemininin olmadığını vurgulayan Çiçek, Çerkeslerin şu andaki temel amacının, hayatta kalma mücadelesini sürdürmeleri için gereken temel şartların sağlanması olduğunu belirterek özetle şunları söyledi: “Bu nedenle bağımsızlık kendi başına bir son değil, araçtır. Bağımsızlık hali hazırdaki tüm kapılar yüzümüze kapandığı ve makul bir işbirliği ortamı sağlanamadığı zaman seçilir. Mevcut durumda bölücülüğü ve RF içişlerine karşı olabilecek olası dış müdahaleleri engelleyebilecek tek adım Çerkesya’nın rehabilitasyonunun sağlanmasıdır. RF sınırları içerisinde varlığını sürdüren bir Çerkesya beklentisinin giderek yok olması, Çerkesler arasında bağımsız Çerkesya inancını giderek güçlendirmenin ötesinde bu fikrin kesinlikle hayat bulmasına neden olacaktır. Dolayısıyla Çerkeslerin bu beklentilerini RF içinde veya dışında veya bir bağımsızlık hareketi yoluyla hayata geçirmeleri tamamen Rusya’nın tutumuna bağlıdır.” 
Çerkeslerin yaşadıkları ülkelere ve onlara yardım edenlere bağlılıklarının herkes tarafından çok iyi bilindiğine dikkat çeken Çiçek, ancak alışılmış normların üzerinde olan bu vefanın Çerkeslerin aleyhine işlediğini de ekledi.  Çiçek “Çerkes milletinin kurtuluşu ve rehabilitasyonu için Rusya’nın desteğiyle ortaklaşmak hiç kuşkusuz tüm Çerkesler arasında RF’ye karşı gerçek ve sağlam bir bağ oluşmasına yardımcı olur. Ayrıca bu durum Rusya’nın tüm dünya milletlerine adil ve ilerici öncülüğünü gösterme şansı da verir” dedi.
Şık Çiçek’in dile getirdiği talepler:
1- Çerkeslerin anavatana koşulsuz dönüş hakkının tanınması.
2- Geri dönüşün teminini sağlayacak ve geri dönüşe teşvik edecek mekanizmalarının geliştirilmesi. Biz Çerkesler anavatan ve daha iyi hayat koşulları arasında seçim yapmak durumunda değiliz. Bunların her ikisi de bizim en doğal hakkımızdır.
3- Çerkes anavatanında anadil, kültür ve tarih gibi konularda rehabilitasyon sağlayacak enstitülerin kurulması.                                                                                                       
4- Kendi kaderini ve ekonomik üretkenliğini tayin etmek için gerekli olan umut ortamını oluşturmak.  
5- Geçmişte yaşananlar neticesinde bugün içinde bulunduğumuz çıkmazın kavranması ve Çerkeslerin Rusya politikasında "özel durum" olarak tanımlanması.
—-
Çiçek’in Duma’ya verdiği “Çerkes Milleti ve Kültürü’nün Korunma ve Rehabilitasyon Programı”nın maddeleri:
Rusya Federasyonu, Çarlık Rusya’sının 19. yüzyılda Çerkeslere, soykırım ve zorunlu sınır dışı yoluyla uyguladığı etnik temizliği resmi olarak kabul etmelidir.
RF resmi olarak Çerkesleri Kuzeybatı Kafkasya’nın yerli halkı olarak tanımalıdır. Böylelikle Çerkesler, RF’nin sağlamakla yükümlü olduğu garantörlük ve desteğiyle, Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Bildirgesi’nden doğan tüm haklara sahiptir. Çerkes Diasporası, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, anavatana koşulsuz geri dönüş hakkına sahip olmalıdır. Bu madde mevcut olan tüm kotaları, finansal yükümlülükleri, yerleşme koşullarını ve dil bilme gerekliliğini ortadan kaldıracaktır. Geri dönüş yapan Diaspora aynı zamanda çifte vatandaşlık alma ve anavatana hiç bir sınırlamaya maruz kalmaksızın rahatça giriş çıkış hakkına sahip olmalıdır. RF, Çerkeslerin anavatana yeniden yerleşmesini sağlayacak kaynakları tıpkı diğer Rus Diasporaları’na sağladığı düzeyde sağlamalıdır. (Örnek: Old Believers )
Çerkesya otonom ve sınırdaş tek bir cumhuriyet altında birleştirilmelidir. Bu cumhuriyet Kabardey- Balkar, Karaçay-Çerkes, Adigey Cumhuriyeti ve Krasnodar Kray’ın tamamını kapsamalıdır.
Mevcut cumhuriyetler suni sınırlarla, özellikle Çerkesleri bölmek ve herhangi bir milliyetçi kimliği yok etmek amacıyla bir birinden ayrılmıştır. Ayrıca bu sınırlar yakın geçmişte birçok kere değiştirilmiş ve yeniden çizilmiştir. Mevcut tüm iddiaların aksine Çerkesler kimliklerini tek bir Adıge kimliği altında tanımlamaktadırlar. Yakın geçmişte Moskova’da ki Rusya Bilim Akademisine bağlı Etimoloji ve Antropoloji Enstitüsü de yaptığı araştırma ile Çerkeslerin aslında dört değil tek bir millet olduğunu teyit etmektedir. Bu bilimsel değerlendirme, tarihi Çerkesya topraklarının mevcut sınırlarla bölünmesinin ne kadar temelsiz gerekçelere dayandırıldığını bir kez daha ortaya koymaktadır.  
Çerkesya’nın birleştirilmesi sadece tarihi bir yanlışı düzeltmekle kalmayacak, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve ekonomik gelişme için de önemli bir rol oynayacaktır. Bugün tarihi Çerkesya topraklarındaki mevcut durum adalara bölünmüş olarak yaşayan Çerkes nüfusundan ibarettir. Bu sınırlar içinde küçük gruplara bölünmüş olan Çerkesler kültürel, yasal ve politik asimilasyon baskısı ile karşı karşıyadır. ( Adıgey Cumhuriyeti’nin fesh edilerek Krasnodar Kray’a bağlanması yönündeki çabalar bunun en yakın örneklerindendir.) Bu Çerkes adaları bugünkü mevcut koşullar altında iki nesil sonra dillerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadır. Politik yok oluş ise çok daha yakın bir zamanda Çerkeslerin kaderi olacaktır. Bu tür bir yapılanmaya tabi tutularak ayrılmış cumhuriyetlerde tek ve etkili bir geri dönüş programının uygulanması ve ekonomik gelişmenin sağlanması kesinlikle imkansız olacaktır. Başarılı bir altyapı oluşturmak, yasal ve eğitimsel reformlar, Çerkeslerin öncülüğünde yapılacak yabancı yatırımların teşviki ancak etkili bir hukuki ve idari sistemin kurulmasıyla mümkündür. Bu bölgede yaşayan herkesin refahını artıracaktır, fakat bunun sağlanmasının tek koşulu birleştirilmiş bir Çerkesya’dır.
Bölgede yaşayan Çerkes olmayan azınlıklar, Birleşmiş Milletler Azınlık Hakları bildirgesinde belirtilen tüm haklara sahip olacaktır. Özellikle Çerkesler ile tarihi kardeşlik bağına ve çözüm bekleyen tarihi acılara sahip Karaçay ve Balkarlar’a, dilleri ve kültürlerini korumak ve geri kazanmak için gerekli gördükleri bütün hak ve kaynaklar kendileri için ön gördükler en iyi şekilde sağlanmalıdır..
Rusya’nın tüm yerli ve uluslararası düzeydeki Çerkes organizasyonlarına müdahalesi derhal son bulmalıdır.
RF, Çerkes Cumhuriyetlerinde Çerkes dilini korumak ve geri kazandırmak için ilkokul ve üniversite düzeyinde verilmesi gerekli olan dil eğitimine yönelik destek ve mali yardımı sağlamalıdır. 
Sivil bir toplumun yaratılması ve idame ettirilmesi için koşul olan ifade ve basın özgürlüğü haklarının korunması, bağımsız meclis ve her türlü yasal kurumun kurulması sağlanmalıdır.
RF, Çerkes dilinde yayın yapan televizyon programları için gerekli destek ve mali yardımı sağlamalıdır.
Çerkes Cumhuriyetlerinde mevcut diyalekt farklarından doğan sorunların ortadan kaldırılması için gerekli olan ortak bir yayın mekanizmasının oluşturulması sağlanmalıdır.
RF, tarihi Çerkesya sınırları içindeki topraklara alt yapı, yüksek öğrenim ve sağlık alanında yatırım yapmalıdır. Kendilerine karşı işlenen suçlara karşın, Rusya’nın bu suçların hukuki telafisinden doğan parasal borcundan Çerkeslerin feragat edeceği göz önüne alınarak, RF’nin Çerkes anavatanını Çerkeslerin yaşadıkları Diaspora ülkelerinin refah düzeyine yükseltmek için gerek alt yapı, gerek iletişim, gerekse eğitim ve sağlık alanlarında yatırım yapması son derece önemli ve gereklidir.

Sayı : 2011 06

Yayınlanma Tarihi: 2011-06-01 00:00:00