Akademi ve İktidar

0
14
Elif Ergün*

Efendim bilenler bilir, Michel Foucault’dan beri iktidar kendini tesisinde bir takım araçlar kullanır. Bu araçların konumlandırılması ise çeşitli kurumlar ve en geniş manada mekanlarla olur. Bu yazının konusu olan eğitim kurumları özelde akademiler de iktidarın meşru kılınmasında ilk akla gelenlerdendir.
Meşru kılmanın yakın tarihte örnek iki olayı şöyle verilebilir: Önce Nazi döneminden bir örnek. Martin Heidegger 1 Mayıs 1933’te Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisine girer ve hemen akabinde Freiburg Üniversitesi rektörü olur. Rektör Heidegger’in ilk icraatı ise Yahudi ve demokrat akademisyenleri (ki bunların içinde hocası Husserl de vardır) hızla üniversiteden uzaklaştırmaya başlamak olur. Heidegger bir yıl sonra rektörlüğü bıraksa da II. Dünya savaşı bitimine kadar parti üyeliğinde kalır. Ölümünden sonra yayınlanması koşuluyla verdiği röportajlarda rektörlük dönemi icraatlarını haklı gösterecek bir takım beyanatlarda bulunsa da bir çok çevre tarafından inandırıcı bulunmaz. Bugün hâlâ filozofun eserleri ile siyaset anlayışı arasındaki ilişki üzerinde çokça durulur (Hannah Arendt’le olan ilişkisinden hiç bahsetmeyip onu popüler sahaya bırakıyorum).
İkinci örnek ise İspanya’dan. Miguel de Unamuno. Unamuno gerek edebiyat gerekse felsefe alanında önemli eserler kalem almış 20.yy. bilim insanı, onun önemini arttıran (eserlerinin yanı sıra) ise rektörü olduğu Salamanca üniversitesinde faşist yönetim Franco’ya karşı olan tutumuydu. 1936 yılında Salamanca üniversitesi konferans salonunda kendisini dinleyen faşist lider Franco ve tüm davetlilerin önünde “yeneceksiniz ama ikna edemeyeceksiniz” sözleriyle iktidara karşı tutumundan taviz vermeyen yazar, ölünceye kadar ev hapsine mahkum olur.
Bu yakın geçmişli iki örnek aşağıda yer alan akademisyenlerin çağrısını biraz daha açık kılmak adına verildi. Bugün (sayıları tam bilinmemekle birlikte ) birçok üniversite öğrencisi ve akademisyen tutuklu. Keyfi tutuklamaların son süratle devam ettiği bugünlerde bilim insanlarının çağrısını sizinle paylaşıyorum:
Akademik Özgürlükler için Birleşme Çağrısı
GITTürkiye
Türkiye’de Araştırma ve Öğretim Özgürlüğü
Uluslararası çalışma grubu
Türkiye’nin toplumsal ve siyasal tarihindeki temel meselelerle yüzleşmek, hesaplaşmak ve yeni siyasal çözümler üretmek zorunda olduğu bu dönemde, bilimsel araştırma ve her türlü düşünsel etkinliğin, akademik eğitim ve bilgi aktarımının özgürce yapılabilmesi ve kamusal tartışmayı besleyebilmesi daha da fazla önem kazanmıştır.
Hal böyle iken, bilim insanları olarak bizler, siyasal ve toplumsal iktidar odaklarının üniversiteler üzerindeki etki ve baskısının vahim derecede artmış olduğunu gözlemliyoruz. Öğrencilerin, öğretim elemanlarının, gazeteci ve yayıncıların gözaltına alınması ve tutuklanması; öğretim elemanlarına yönelik idari soruşturmalar; araştırmacılara yönelik doğrudan veya dolaylı engellemeler; eğitimin ticarileşmesi çerçevesinde yaratılan güvensizlik ve kırılganlık şeklinde ortaya çıkan baskılar, akademisyenlerin ve akademik faaliyetin itibarsızlaştırılmasına yol açmaktadır. Bu itibarsızlaştırma, özellikle tabulaştırılmış konularda çalışan ve ders veren akademisyenlerin düşünsel ve toplumsal varoluş imkânlarını ciddi anlamda kısıtlamaktadır. Acil çözüm bekleyen konularda bilgi üretimi ve paylaşımının gerçekleşememesi, Türkiye’nin en can alıcı sorunlarının çözümü önünde de engel teşkil etmektedir. Oysa ağır toplumsal ve siyasal bedelleri olan pek çok sorunun aşılması, özgür ifade ve araştırma ortamının güvence altına alınmasına bağlıdır.
Biz aşağıda imzası bulunan akademisyenler, tüm akademik unvan ve kadrolardaki bilim insanı ve öğretim elemanlarını Türkiye’de Araştırma ve Öğretim Özgürlüğü Uluslararası Çalışma Grubu’na (GITTürkiye) imzalarıyla katılmaya ve katkılarını sunmaya çağırıyoruz. Fransa, Kuzey Amerika, İngiltere, İsviçre ve Almanya’da kurulan uluslararası çalışma grupları ağının bir parçası olarak GITTürkiye, Türkiye’de çeşitli baskılar altında kalan akademisyenlerin, öğretim elemanlarının ve araştırmacıların maruz kaldıkları baskı ve engellemeler konusunda belgelere dayalı bir bilgi akışı sağlayacak, eğitim ve araştırma koşulları üzerine konferanslar, seminerler, paneller ve basın toplantıları düzenleyecek, bulgularını internet ve basın kanalıyla kamuoyuna sunacaktır. Eğitim ve araştırma faaliyeti kısıtlanarak benzer baskılara maruz kalan öğrenciler, çevirmenler, editörler ve gazetecilerle dayanışma içinde, Türkiye’deki düşünce insanlarının karşı karşıya kaldığı tahakküme karşı mücadele edecektir.
Özgür bilgi üretimi ve paylaşımının zeminini inşa etme gücünü birbirimizde bulmanın zamanı gelmiştir.
Prof. Dr. Füsun Üstel (Galatasaray Üniv.)
Prof. Dr. Ayşe Durakbaşa (Marmara Üniv.)
Doç. Dr. Zeynep Gambetti (Boğaziçi Üniv.)
Doç. Dr. Ferda Keskin (Bilgi Üniv.)
Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan (Marmara Üniv.)
Prof. Dr. Ahmet İnsel (Galatasaray Üniv.)
Prof. Dr. Mesut Yeğen (Şehir Üniv.)
Prof. Dr. Ümit Cizre (Şehir Üniv.)
Prof. Dr. Levent Köker (Atılım Üniv.)
Prof. Dr. Mithat Sancar (Ankara Üniv.)
Prof. Dr. Baskın Oran
Prof. Dr. İştar Gözaydın (Doğuş Üniv.)
GIT-Türkiye’ye katılmak için aşağıdaki adreslerden birine akademik unvanınız ve varsa bağlı olduğunuz üniversite veya araştırma kuruluşunu da belirterek e-posta göndermenizi rica ediyoruz:
Zeynep Gambetti: [email protected]
Nesrin Uçarlar: [email protected]
Daha fazla bilgi için:
www.gitinitiative.com uluslararası düzeyde girişimi tanıtan, temsilcilikleri örgütleyen, çalışmaları bir araya getiren ve tüm etkinlikleri duyuran web sitesidir.
http://gitturkiye.com Türkiye grubunun web sitesidir.
*Sakarya Üniversitesi – Felsefe Bölümü Araştırma Görevlisi

Sayı : 2012 02

Yayınlanma Tarihi: 2012-02-01 00:00:00