Sohum’dan bakınca – A.Papba

0
806

Abhazya’da hemen herkes halihazırda hüküm süren mafyatik güç odaklarından, rüşvetten, yolsuzluktan, iltimastan, klancılıktan bıkmış durumda. Yani bu tür bir olumsuz olayın hayırlı bir toplumsal silkinişin itici gücü olması için her şart mevcut

Abaza toplumu esprili bir toplumdur. En sıkıntılı ve zor durumlarda bile olaylara mizahi yaklaşım geliştirir. Tabi durumun gerektirdiği asgari nezaketi elden bırakmadan. Geçtiğimiz günlerde bu ulusal meziyetin güzel bir örneğini, Abhazya Cumhurbaşkanı Ankvab’a yönelik altıncı suikast girişiminden sonra, Abaza gazeteci İnal Khashig verdi. Olayı yorumlayan yazısına “Ankvab’a suikast düzenlemek kötü bir alışkanlık oldu” diye başlayan ünlü gazeteci, bir yandan Ankvab’a yönelik bu başarısız ama ısrarlı girişimlerle inceden inceye alay ederken, öte yandan da Abhazya’da politik mücadelenin hala şiddet ve rakiplerin ortadan kaldırılması yoluyla yapılmaya çalışılmasının, ya da en azından toplumda ve dışarıdan bakanlarda bu tür bir algı doğmasına yol açacak bir tarz-ı siyasetin, artık terk edilmesi gereken bir alışkanlık olarak algılanması gerektiğine işaret ediyordu. Tabi iki güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği bir olay hakkında yazdığının bilinciyle işi saygısızlık olarak algılanabilecek bir ciddiyetsizliğe vardırmama becerisini de göstererek.
Diasporada yaşayanlar haklı olarak bu olayın ardında yatan neden nedir veya bu saldırıyı kimler ne amaçla işledi diye merak ediyorlar. Bu tür olaylardan sonra tüm dünyada adet olduğu üzere bu konuda Abhazya’da da epey bir spekülasyon yapıldı. Olay ve failler sadece Abhazya’da değil Rusya’da da geniş biçimde tartışıldı. Bu konuda merak sahibi olanların bu sayımızda yer alan “Ankvab’ın Ölümü Abhazya’yı Krize Sokabilirdi” başlıklı Alexei Vlasov söyleşisini okumalarını tavsiye ediyorum. Oldukça dengeli ve bilgi veren bir söyleşi. Bu yazımızda ise daha çok bu saldırının sonrası ve olası etkileri üzerine bazı gözlemleri ve düşünceleri paylaşmakla yetineceğiz.
Başkan Ankvab’a yönelik yapılan ve iki güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği bu suikast girişimi hiç şüphesiz Abhazya’da gerçekten büyük ve haklı bir üzüntü yarattı. İnsanlar bu girişimden genelde yerel mafyatik güçleri sorumlu tuttular ve bu odaklara karşı öfkeliydiler. Aslında artık Abhazya’da hemen herkes halihazırda hüküm süren mafyatik güç odaklarından, rüşvetten, yolsuzluktan, iltimastan, klancılıktan bıkmış durumda. Yani bu tür bir olumsuz olayın hayırlı bir toplumsal silkinişin itici gücü olması için her şart mevcut. Ama ne var ki Sovyet döneminin mirası apolitizmden mi, yoksa ulusal birliğe zarar verir ve tetikte bekleyen Gürcistan’ın elini güçlendirir diye her türlü toplumsal harekette aşırı kontrollü olma kaygısından mıdır bilinmez, ülkede ilginç bir sessizlik söz konusu. Tabi saldırının hemen ertesi günü Başta Sohum ve Gudauta olmak üzere çeşitli kınama yürüyüşleri oldu ama bunlar spontane ve cılız etkinlikler olmaktan öteye geçemedi. Bu üzücü olayın Abhazya’da şeffaf demokratik, adam gibi bir devlet düzeninin tesisi açısından bir vesile olması için Abhaz yönetimi tarafından pek bir şey yapılmıyor gibi gözüküyor.
Umut ediyoruz ki bu görüntü sadece bir yanılsamadır ve Başkan’ın bu konuda işleyen bir harekat planı vardır. Yoksa eğer bu saldırının arkasında olanlar yakalanmaz ve onların pek muhtemeldir ki var olan siyaset ve menfaat dünyasındaki işbirlikçileri ve teşvikçileri de açığa çıkartılıp adalete teslim edilmezse, Abhaz siyasi hayatı içten içe zehirlenmeye devam edecektir. Bilinen bir sözdür “yıkmayan her darbe güçlendirir.” Sadece kendisine değil Abhazya’nın bütünlüğüne yöneldiği herkes tarafından dile getiren bu saldırıyı da atlatan Başkan Ankvab’ın artık elinin yolsuzluklardan beslenen bu odaklara karşı çok daha güçlü olduğunu ve toplumun vicdani desteğinin arkasında bulunduğunu hissetmesi ve bunun gereklerini yerine getirmesi gerekiyor. Bunun ilk adımı da yolsuzluklarla mücadelenin ancak ve ancak tüm toplum tarafından sahiplenilen bir mücadele haline gelmesi durumunda başarıya ulaşacak bir mücadele olduğu bilincini destekleyecek büyük ve katılımcı bir kampanyanın hayata geçirilmesi olabilir.

Sayı: 2012 03