Mezopotamya ile Kafkasya Arasındaki Arkaik İlişkiler

0
1668
Bu yazımızda, Kafkasya’daki Maykop kültürünü yaratan “Aşuva” halkıyla Doğu Anadolu, Mezopotamya ve güney batı İran’ın en eski halkları arasındaki ilişkilere değineceğiz. Bölgeye göçmen olarak gelen halklar bu çalışmanın kapsamı dışındadır.
 İki Bölge Arasındaki İlişkiler Çok Eskidir
Kafkasya ile Ortadoğu arasında  çok eski çağlardan beri yoğun ilişkilerin bulunduğu, tarımın benzer bir şekilde geliştiği, ekonomik ve kültürel ilişkilerin yüzyıllar boyunca kesintisiz bir şekilde sürdürüldüğü, aynı simgesel normlara dayanan ortak bir ideolojinin istikrarlı bir biçimde paylaşıldığı anlaşılmaktadır. (Dolukhanov, s.309)
Ortadoğu’daki Kafkas Halkı Hurriler
Hurri halkı, 5. bin yıldan itibaren Kuzey Mezopotamya’da görülen bir halktır. Hurrilerin anayurdu orta ve doğu Kafkasya idi. (Dolukhanov, s.432) A. Erzen’e göre, Hurriler kuzeyde Kafkasya’dan güneyde kuzey Suriye’ye, batıda Elazığ-Malatya bölgesine, doğuda Urmiye Gölü’ne kadar olan bölgede M.Ö. 4.bin yıldan itibaren güçlü bir kültür birliği oluşturmuşlardı. (Erzen, s. 15-17) Diakonoff’a göre Hurri dili, Çeçen-İnguş ve Batsbilerin konuştukları Nakh diliyle akrabadır. (Dolukhanov, s. 484-490)
Ubeyd Kültürü ve Subarlar
Sümer ülkesinin ilk yerli halkını, bilim adamları “Ubeyd Kültürü” olarak adlandırırlar. M.Ö. 4500-3500 yıllarına tarihlendirilen bu halkın tarihsel adının “Subar” olduğu kabul edilir. (Childe, s.105) Landsberger, Sümer kentlerinden çoğunun adının Sümerce olmadığını, eski halkın   dilinden olduğunu belirlemiştir. (Kramer, s.62)
Sümer’in kuzeyindeki “Subir/Subar” halkının ülkesi, daha sonraki Asur ülkesiyle özdeştir. Subar halkının bir kısmı Samilerle karışarak Asurluları oluşturdu. Samilerle karışmayanlarsa dilini ve etnik kimliğini koruyarak bu bölgede uzun süre yaşadı. (Childe, s.208)
‘Asur’ adı gibi ‘Suriye’ adı da Subar dilindendir. Subar dilinde yazılı kaynaklar bulunmadığından sağlıklı bilgiler edinilememekte ise de bu halkın dilinden olduğu bilinen tanrı, kent ve şahıs adları Abaza-Adıge diliyle uyum içindedir. “Sıba/Seba” (çoğulu Sıbara/Sebara) adını taşıyan bir klan Abazalar arasında halen yaşar. Ayrıca Aşba klanı ve Aşuwa/Aşuva boyunun adları da “Asur/Aşur” ile ilişkilidir.
Hurrilerin anayurdu sayılan güneydoğu Anadolu bölgesinde Hattiler    de yoğun olarak yaşamışlardır. Daha sonra bu bölgede Hurri – Mittani devleti kurulmuştur. Öyle anlaşılıyor ki, “Subar-Subir” adıyla anılan halk da Hattilerin bir koludur ve yine bir Kafkas halkı olduğu bilinen Hurri halkıyla aynı coğrafi bölgede uyum içerisinde yaşamıştır.
Herodot’un verdiği bilgiye göre,  eski Yunanlılar da, Subar halkının Samilerle kaynaşıp değişen torunları olan eski Suriye halkıyla Hattilerin torunları olan eski Kapadokya halkını akraba kabul ediyorlar ve Kapadokyalılara “Suriyeli” diyorlardı. (Herodot, 1-6) Yine Herodot, “Bunlara Yunanlılar Suriyeli, barbarlar Asurlu derler” demektedir. (Herodot, V11.63) Strabon da şu tespitleri yapar; “Torosların öbür tarafındakilere ‘Syrialılar’ dendiği halde, bugün dahi bunlara (yani Kapadokyalılara- açıklama bize aittir) Leuka-Syrialılar, yani ‘Beyaz Syrialılar’ denmektedir.” (Strabon, X11.3.9)
Sümer’i oluşturan Halklar
 Daha önce belirtildiği gibi güney Mezopotamya’nın Sümer öncesi kültürünü bilim adamları “Ubeyd Kültürü” olarak adlandırırlar. Yine bilim adamlarına göre bu halkın tarihsel adı “Subar” ya da “Subir”dir. Bu halkın ülkesine M.Ö. 4000-3500 yılları arasında başka bir halk göç ederek yerleşti. ( Çığ, s.29) Bu halklara, Sami kabilelerinden kopan yarı göçebe halklar da katıldı. Bu halklar yüzyıllar içerisinde kaynaşarak Sümer kültürünü yarattılar.
Sümer dilinin, Fin, Macar, Kafkas ve Türk dilleriyle ilişkili olduğu ileri sürülmüşse de genel kabul gören bir görüş yoktur. Sümer ülkesinde kayda geçirilmeyen pek çok dilin konuşulduğunu da belirtelim.
Elam Uygarlığı
Aşağı Mezopotamya’nın doğusundaki, güneybatı İran topraklarına “Elam” denilmektedir. İlkçağlarda, Elam’da, Sümer’le yarışan bir uygarlık vardı. Proto-Sümerlerin (Ubeyd ya da Subar halkının), Elam halkıyla ilişkili olduğu genellikle kabul edilmektedir.
Elam ülkesinde tarımsal gelişim 6. bin yılın ortalarında Susyana ovasında köy yerleşimleriyle başlamıştır. 5. bin yılın başlarında batıdaki Susa kenti yeni merkez olmuştur. Susyana kültürü, güney ve kuzey Mezopotamya, Anadolu ve İran’ın diğer bölgeleriyle ticari ve kültürel ilişkiler kurmuştur. (Dolukhanov, s.368) İran arkeolojisi uzmanı E. Herzfeld’e göre Elam kültürü, Hindistan’daki Mohenjo-Daro, Ortaasya’daki Anau (Anuwa) kültürleriyle de ilişkilidir ve Kafkas asıllı Kaspi halkına aittir. (Togan, s.23)
Ön Elamca halen çözülememiştir, esasen Elamca bilen uzman sayısı da ‘yarım düzineyi’ geçmez (Bottero, s.81). Diakonoff, Elam dilinin güney Hindistan’da konuşulan Dravid diline akraba olduğunu ileri sürmektedir. (Dolukhanov, s.392)
Bilindiği gibi Basko-Kafkas Dil Varsayımı da İspanya’dan Zagroslara ve Kafkasya’ya kadar uzanan bölgede konuşulan bütün eski dilleri akraba saymaktadır ki bu diller arasında Sümerce, Elamca ve Hattice de bulunur. Sümerce ile Elamcayı, Baskça ile Kafkas dilleri arasındaki ara bağlantıyı sağlayan diller olarak gören Zystar’ın görüşünü de özellikle belirtmek istiyoruz.
Maykop Kültürü ile Elam Kültürü Arasındaki Benzerlik
 Maykop kültürünün gömü hediyeleri, özellikle Orta Mezopotamya ve Elam Kültürleriyle ilişkilendirilmektedir. Dolukhanov şu tespitleri yapar: “Safranov, özellikle kuzeydoğu Suriye’deki Tel Hureyra’nın çanak çömlek buluntuları ile yakın benzerlikler üzerinde durmaktadır. Bu benzetmelere dayanarak Sami kabilelerinin (Amoritlerin) Yukarı Fırat’tan Kuzey Kafkasya’ya göç etmeleri nedeniyle Maykop kültürünün ortaya çıktığını düşünmektedir.” (Dolukhanov, s.439)
Sonuç
Mezopotamya’nın en eski kültürleri ile Kafkasya’nın Maykop kültürü arasında çok eski dönemlere dayanan ilişkilerin bulunduğu arkeolojik olarak kanıtlanmaktadır. Safranov’un tezi, iki kültür arasındaki benzerliğin ne kadar yoğun olduğunu gösterir. Benzerlik daha çok Orta Mezopotamya kültürleriyledir. Orta Mezopotamya halkı ise Hurri ve Subarlardır. Öte yandan Subarlar, proto-Sümer halkıyla ilişkili olduğu gibi proto-Elam halkıyla da ilişkilidir.Bu nedenlerle, Maykop kültürünü Orta Mezopotamya ve Elam Kültürleriyle ilişkilendirilen görüşlerin bu halklarla ilişkilendirdiği söylenebilir.
Elam halkını, Kafkas asıllı sayılan Kaspi halkıyla ve Mahenjo-daro ve Anuva kültürleriyle ilişkilendiren Herzfeld’in görüşünü ve bu görüşü Togan’ın da desteklemesini de, Elam-Kaspi-Maykop  ilişkisini göstermesi bakımından çok önemli buluyorum.
KAYNAKÇA
1. Afif Erzen, Doğu Anadolu ve Urartular, Ankara, 1986.  
2. A. Zeki Velidi Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, İstanbul, 1981.
3. Herodotos, Herodot Tarihi, İstanbul, 1983.
4. Jean Bottero, Mezopotamya, Ankara, 1987.
5. Muazzez İlmiye Çığ, Uygarlığın Kökeni Sümerliler-1, İstanbul, 2007.
    6. Pavel Dolukhanov, , ”Eski Ortadoğu’da Çevre ve Etnik Yapı” , Ankara, 2002.
7. Samuel Noah Kramer, Sümerler, İstanbul, 2002.
8. Strabon, Coğrafya, Anadolu (Kitap X11, X111, X1V), İstanbul.
  9. V. Gordon Childe, Doğu’nun Prehistoryası, 1971.
 
 
.

Sayı: 2012 05
Yayınlanma Tarihi: 2012-05-01 00:00:00