Türkiye Diyasporası Yayınlarından Seçmeler

0
10

Anadil Türkçe mi?  
Yismeyl Özdemir Özbay* – 1975                                                                               

Milliyet Gazetesi’nin 25 Ekim 1975 tarihli sayısında Devlet Bakanı Sayın M. Kemal Erkovan ile yapılan Abdi İpekçi’nin bir röportajı “Her Hafta Bir Sohbet” sütunlarında yayınlandı. Röportaj konusu Türkiye’deki son Genel Nüfus Sayımı idi.
Abdi İpekçi’nin “Önceki sayımlarda ortaya çıkan aksaklıklar, kusurlar hangi noktalardaydı, bunlar belli midir?” sorusuna Sayın Erkovan şöyle cevap vermiştir: “İki noktadan geliyor, birisi sayım memurunun eğitilmesindeki noksanlıklar. Bir de vatandaşın verdiği cevaplar. Vatandaşla sayım memurunu anlaştırmakta güçlük çekiyoruz. Mesela Türkiye’de ‘Anadil…’ meselesi. ‘Ana dilin nedir?’ diye sorduğumuz zaman, Türkiye’deki yaşayan nüfusun anadili Türkçe’dir. Fakat bunun yanında Çerkesçe, Lazca falan yazmak sureti ile, bir karışıklığa maruz kalıyoruz. Bu sene eğitmek sureti ile, kağıttaki soruya bağlı kalmamasını, soruyu biraz daha açmasını kendilerine izah ettik. Bu bakımdan faydalı olacağını sanıyorum…”
Devlet Bakanı Sayın Erkovan bu cevabi ile o denli çelişkiye düşmekte, gerçekleri tahrif etmektedir ki, kamuoyuna ve Halkımıza konu ile ilgili hatırlatma ve açıklamalar yapmak zorunluluğu hissettik. Şöyle ki:
1-Sayın Erkovan “Türkiye’de yaşayan nüfusun anadili Türkçe’dir” diyerek bir önyargı ile hareket etmiş ve bu doğrultuda bir sayım için örgütüne emir vermiştir. Türkiye’de yaşayan her kişinin anadili Türkçe olarak kabul edildiğine göre, kırk milyon insanın hepsine “Anadilin nedir?” sorusu neden sorulmuştur? Öyle ya, Türkiye’de yaşayan kırk milyon insanın anadili Türkçe olduğuna göre, sayım evrakında bu denli zaman ve para harcanarak anadilin saptanması uğruna bir sütun konmasının gerekçesi nedir..?
2-Sayın Erkovan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir milyon Çerkes’in anadilinin Türkçe olduğunu savunurken hangi bilimsel esas ve bilgilere dayanmaktadır..? Bu hususları henüz bilmiyoruz ancak, Agop Dilaçar’ın dünya dillerinde Çerkesçe’nin hangi dil gurubundan olduğunu gösteren T.D.K. yayınlarını, Encyclopedia Larousse, Britannica, Caxton vb. uluslar arası kaynakların Circassien, Caucasien maddelerinin incelenmesinde Çerkesler’in 1864-1903 yılları arasında Kuzey Kafkasya’dan ayrıldıkları, yalnız din birliğinden kaynaklanan bir anlayışla, sırf halifenin ülkesi olduğu için Anadolu’ya yerleştikleri, anadillerinin Çerkesçe olduğu, Türkçe ile uzak yakın hiçbir ilişkisi olmadığı, Çerkesçe’nin İber-Kafkas dil gurubu içinde Baskça ve Gürcüce ile yakınlığı olduğu, günümüzde Kuzey Kafkasya’da Özerk Çerkes Cumhuriyet ve Bölgelerinde eğitim ve edebiyat dili olduğu gerçeği ile karşılaşılır.
3-Sayın Erkovan, sayım memurlarını eğitirken acaba hangi yöntemi öğretmiştir..? Eğer beyanlarındaki bilimsel tutarlılıktan yoksun yöntemleri öğretmişse, bu sayımlardan bilimsel olarak hiçbir yarar ummamak gerekir. Çünkü bu denli mantık ve bilimden uzak yöntemlerle yapılmış bir genel nüfus sayımı gerçekleri yansıtmayan sakat doneler verecektir. Bu donelere dayanan sosyo-ekonomik ve bilimsel çalışmalar; her türlü kalkınma planlarına ilişkin uğraşılar sağlam bir temelden yoksun olacaktır. Kısacası, İstatistik bir bilim dalı olduğuna göre Sayın Bakan’ın bilimi saptırmaya hakkı yoktur.
Ama bilerek ve isteyerek bilimi saptırmak, böylece faşizan yollarla Çerkes halkının asimile edilmesini sağlamak amaç ise, dünyanın hiçbir ülkesinde bu tür baskılarla bu amaca ulaşılamayacağı gerçeğini hatırlamakta yarar vardır. Dağa taşa yazılan bir sloganı Sayın Erkovan öncelikle kendisine uygular ve “Titreyip kendine dönerse” Çerkes kökenli bir aileden geldiğini, Çerkeslerin anadilinin Türkçe olmadığını ibretle görecektir.
Dünyanın hiçbir yerinde sonuca ulaşmayan bu tür baskı yöntemlerinin, asimile hareketlerinin en kısa bir dönem içinde sona ermesi umuduyla…

Kaynak: YAMÇI – Aylık Sosyo-Kültürel Dergi, Aralık 1975, Sayı: 2
*YİSMEYL Özdemir Özbay
Büyük Çerkes Sürgünü (1864)
sonucu Anadolu’ya gelerek Uzunyayla yöresine yerleşen “YİSMEYL” adlı bir ABAZA ailesindendir. 1944 yılında Pınarbaşı’na bağlı KAZANCIK köyünde doğdu. Anakara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nde avukat olarak çalıştı. Ankara “Kuzey Kafkasya Kültür Derneği” nde birçok kez yönetim kurullarında görev aldı ve dernek başkanlığı yaptı.
 “Kafkasya” (Ankara), “Kamp” (İstanbul), “Yamçı” (Ankara), “Nartların Sesi” (Ankara) ve “Kafdağı” (Ankara) gibi dergi ve gazetelerde Kafkasya ile ilgili deneme, hikaye, inceleme ve şiirleri yayımlandı.

Basılmış Kitapları:
Kuzey Kafkasya Göçmenlerinde Besteciler Ressamlar Hattatlar – (Sefer E. Berzeg ile birlikte, Ankara 1971)
4 Kafkas Hikayesi – ( Zübeydet Şhaplı ile birlikte, Ankara 1971)
Mitoloji ve Nartlar – (Ankara 1990)
Anadolu’da Kafdağı Öyküleri – (İstanbul 1994)

 Hazırlayan: Yalçın Karadaş – Yaşar Güven 

Sayı : 2009 03

Yayınlanma Tarihi: 2009-03-01 00:00:00