Ana olmayan diller!

0
432

Uzmanlar anadilde eğitim zorunluluğunun kaldırılmasına yönelik kanunu, kanun yapıcılarının endişe verici bir insiyatifi olarak değerlendirdiler.

Çerkes sivil toplum örgütleri temsilcileri, 21 Aralık 2012’de yapılan toplantıda

Parlamento geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı yeni eğitim yasasını, üçüncü oturumdaki oylamayla kabul etti. Yeni kanun, halen yürürlükte olan 1992 genel eğitim ve 1996 yükseköğrenim ve lisansüstü mesleki eğitim yasalarını yürürlükten kaldıracak. Cumhurbaşkanı tarafından onaylanırsa 1 Eylül 2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.
Bu kanuna göre eğitim kurumları, ulusal cumhuriyetlerdeki anadil eğitimlerini ancak Rusçaya zarar vermeyecek şekilde verebilecekler.

Kabul edilen bu yasa hem ulusal cumhuriyetlerde hem de toplumun çeşitli kesimlerinde tepkiyle karşılandı. Bazı hukuk çevrelerince, bu yasanın cumhuriyetlerdeki anadilde eğitim zorunluluğunu ortadan kaldıracağı yönünde eleştirilirken bazı hukuk çevreleri ise kanunda anadilde eğitim zorunluluğunu ortadan kaldırıcı bir ibarenin olmadığı görüşünde.
Ancak şu bir gerçek ki yasa koyucular zaten epey zamandır anadilde eğitimin gönüllülük esasına göre yapılması gerektiğini dile getiriyorlardı. Hatta geçtiğimiz sonbaharda Rusya Parlamentosu Uluslar Komisyonu Temsilcisi Hacimeta Safaralieva tarafından Rusya Federasyonu’nda (RF) yaşayan ulusların dilleri başlıklı bir yasa teklifi hazırlanmıştı. Bu yasa cumhuriyetlerde Rusça dışındaki dillerin zorunluluk kapsamından çıkarılarak seçmeli kapsamına alınmasını öngörüyordu. Ancak belirtelimki hazırlanan bu yasa tasarısı birçok cumhuriyette büyük tepkilere yol açmış ve bu konuda protestolara maruz kalmıştı.

Anadilde eğitim zorunluluğunun kaldırılması bu dillerin yok olmasına yol açar!

Özellikle Karaçay Çerkes Cumhuriyeti’nde (KÇC) bu yasa eskiden gündemde olan bu konudaki tepkileri tekrar gündeme taşıdı. Çünkü bu sorun 2008 yılında da gündeme gelmişti. O tarihte KÇC eski başsavcısı, anadilde zorunluluğun kaldırılmasına dair bir dava açmış, dava zorunluluğun kaldırılması yönünde sonuçlanmıştı. Ancak bu karar milletvekillerince haksız bulunarak Anayasa Mahkemesi ve meclise taşınmış, büyük tartışmalardan sonra Anayasa Mahkemesi ve KÇC Parlamentosu Anadillerin eğitimde zorunluluk halinin devamında karar almıştı.

Özerk yapıdaki Adıge Milli Kültür temsilcisi Aleksandr Ohtov, bu yasanın anadilde eğitimde zorunluluğu ortadan kaldıracağını, bunun da RF’de Rusça dışındaki dillerin yok olmasına yol açacağını savunuyor ve şöyle diyor: “Böyle bir şey yapılamaz! Çünkü bu diller sonuçta devlet dili. Adıgece, Karaçayca, Abazince ve Nogayca KÇC’nin devlet dilidir. Böyle olunca da bu dillerin okullarda okutulması zorunludur. Hatta yükseköğretimde bile seçmeli olarak okutulması, bu konuda gerekli bölümlerin hazırlanması gerekir.”

Bize söz verildiğinde biz bu söze inanırız!

Aleksandr Ohtov, bu kanunu siyasi bir kanun olarak niteliyor ve şunu ekliyor: “Geçenlerde sayın Cumhurbaşkanı’nın her yıl rutin olarak yaptığı yıl sonu değerlendirilmesine ilişkin konuşmaya bakarsak, sayın Cumhurbaşkanı ‘bu dilleri yok edin’ demiyor, aksine ‘RF’de yaşayan tüm milletlere saygı gösterilmesi gerekir’ diyor. Bu milletlere saygı, ancak onların kültür ve dilleri korunarak gösterilir. Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını verilmiş bir söz olarak görüyoruz ve bize Devlet tarafından bir söz veriliyorsa inanırız!”

Ohtov’a göre; halen yapılmakta olan anadildeki eğitim de yetersiz. Okullarda bu eğitimle ilgili öğretim süreleri az, eğitimde kullanılan kitaplar bir süredir yeniden basılmıyor, okullara yeterli kadrolar verilmiyordu. “Bizdeki üniversitelerde anadil konusunda öğretmen de yetiştirilmiyor zaten. Çünkü bu dal popüler değil, bu dalda eğitim veren öğretmenlerin aylıkları yeterli değil, çalışma koşulları da çok yetersiz” diyor Ohtov.

Anadil eğitimi derslerinin planlı yapılması gerekiyor

KÇC Subaylar Birliği temsilcisi Hızır Sanaşakov, ‘anadil eğitim derslerine katılımın bölgede çok az veyetersiz olduğu’ tespitini yaptı ve şunları söyledi:
“Biz ne Batı Avrupa nede Amerika’yız. RF’de 180 değişik halk yaşıyor. Devletin anadil öğrenimi için verdiği eğitim çok yetersiz ve verimsiz. Bu yüzdendir ki bu eğitimlere katılım çok az. Bizim okuduğumuz dönemde anadile ilişkin sınavlar, okulu bitirmede belirleyici sınavlardandı. Ama şimdi öyle değil. Eskiden uygulanmış olan bu sistemi tekrar yürürlüğe sokmak gerekiyor. Ayrıca okullarda anadilde eğitim için ayrılan maddi kaynaklar çok yetersiz. Bu eğitime yönelik yeterli sayıda öğretmen atanmalı, bu dala yeterli sayıda maddi kaynak sağlanmalı. Ama ben bunların yapılacağını sanmıyorum. Çünkü zaten devletin maddi kaynakları oligarkların elinde” dedi.

Ahmet Yarlikopov

Anadiller kendi evlerinde ölüme terkediliyor!

Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü temsilcisi Prof. Dr. Ahmet Yarlikopov da bu yeni yasanın RF’deki dil çeşitliliğini tehdit eden bir yasa olduğunu bildirdi.
Yarlikopov; “Tüm bu bölgelerde öğretilmeye çalışılan diller, yaşam içinde kullanımda Rusçaya göre rakip olamayacak ve popülaritesi olmayan diller. Seçmeli yapılması durumunda aileler ve öğrenciler seçimlerini daha fazla Rusça dersleri ya da diğer yabancı dil dersleri, İngilizce, Fransızca vb. lehine yapacaktır.

Günlük yaşantıda sürekli kullanılan Rusça bu dillerin yok olmasına yardımcı oluyor. Adıgece veya Nogayca kurulan cümlelerde bu dillerdeki kelimelerin yerine geçiyor ve bu geçiş sürekli artarak devam ediyorsa bu da meselenin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Okullarda anadil zorunluluğunu kaldırırsak bu dilleri kendi evlerinde ölüme terkederiz!” dedi.

*Gazeteci
26.12.2012
Çeviri: Fatih Dinçer

Not: Bahsi geçen yeni yasa, 31.12.2012 tarihinde Cumhurbaşkanınca onaylanarak kanunlaşmış ve 1 Eylül 2013’ten itibaren uygulanmaya başlanacaktır. Ç.N

Kaynak: http://www.elot.ru/ww.elot.ru/main/main/index.php?option=com_content&task=view&id=3151&Itemid=98

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz