“Öncelikle altyapı ayağa kaldırılmalı”

0
279

Abhazya Devlet Başkanı yardımcısı Mihail Logua, Abhazya’nın politik ve ekonomik gelişmeyle ilgili projelerini anlattı


Rusya Federasyonu (RF) tarafından gerçekleştirilen ve Abhazya’nın sosyo-ekonomik kalkınmasını sağlamaya dönük kapsamlı plan sayesinde, Abhazya ülkenin başlıca endüstrilerine –turizm ve tarım- yönelik sermaye akışını mümkün kılacak bir temel oluşturmaktadır.

Bugün Abhazya yönetiminin ekonomi politikasının temel önceliği, savaş ve ambargo sırasında büyük zarar görmüş olan altyapının onarılmasıdır. Bu sürecin başlangıç noktası, 2008 yılında RF tarafından Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması olmuştur. RF ile Abhazya arasında ekonomik ve politik işbirliğinin gelişimiyle ilgili yönelimler hakkında Abhazya Devlet Başkanı Yardımcısı Mihail Logua ile “Эксперту Ю” gazetesi adına Nicholas Procenko ve Vladimir Kozlov tarafından yapılan röportajın (*) tercümesini aşağıda bulabilirsiniz.

Bağımsızlık dersleri

-İstatistiklere göre RF’nin, bağımsızlığını tanımasından sonra Abhazya’ya yapılan sabit sermaye yatırımları, 2 milyardan geçen yıl 5 milyar rubleye yükselerek iki buçuk katına çıkmıştır. Bununla birlikte ekonominin kimi kilit sektörlerinde belirli bir yatırım eksikliği göze çarpmaktadır ve mevcut yatırımlar temelde kamu sektörüne yönelmiştir. Bu aşamada özel yatırımların harekete geçirilmesi Abhazya yönetimi için bir öncelik midir?

-Öncelikle karlı ticari yatırımlara yönelmeyi değil, altyapıları yeniden inşa etmeyi seçtik. Örneğin tatil yörelerimize ne olursa olsun yatırım yapılacağını biliyoruz ve bunun işaretleri şimdiden görülüyor ama tabi henüz istediğimiz düzeyde değil. Ben Abhazya’nın ucuzcu bir turizm ülkesine dönüşmesinden taraf değilim ve tatil yörelerimizin er ya da geç yatırımcılar için ciddi yatırımlar yapılacak yerler haline geleceğini düşünüyorum. Ama bunun için öncelikle kilit altyapıların onarılması ya da yeniden inşa edilmesi yoluyla yatırım için gerekli ön koşulları oluşturmanız gerekir. Mesela Abhazya’da kanalizasyon sistemi en son SSCB’nin 1991’de yıkılmasından on-on beş yıl önce değişmiştir. Buna bir de 1992-93’deki savaşın etkilerini ekleyin. En ihtiyatlı değerlendirmelere göre, Gürcü saldırısının yol açtığı tahribat Sovyet dönemi fiyatlarıyla yaklaşık 15 milyar rubleyi bulmaktadır. 2010-2012 yıllarını kapsayan Abhazya’nın sosyo-ekonomik kalkınmasını sağlamak yönündeki ilk kapsamlı plan çerçevesinde, ülkenin yeniden inşasını yeni bir düzeye ulaştırabildik. Yollar yeniden inşa edildi, yeni anaokulları, okullar, kulüpler, spor sahaları yapılıyor. Kuzey Kafkasya Bölgesi idarecisi Aleksandr Kloponin’in başkanlığındaki bir Rus heyetinin geçtiğimiz günlerde Abhazya’ya yaptığı ziyarette, bu yeni tesislerin çok beğenildiği ve heyetin beklentilerinin çok ötesinde olduğunun müşahede edildiği bizzat sn. Kloponin tarafından bize ifade edildi.

-Daha büyük ölçüde bir yatırım sürecinin başlamasının, Abhazya’nın şimdi olduğundan daha fazla sayıda ülke tarafından tanınmasına bağlı olduğu söylenebilir mi?

-Kuşkusuz tüm girişimcilerin yatırım teklifleriyle ilgileniyoruz, yeter ki sermayenin kaynağının temiz olduğuna inanalım. Olabildiğince çok ülkenin bağımsızlığımızı tanıması hoş olur ve her gün bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Ama en önemlisi, bir asırdan uzun süredir kader birliği içinde olduğumuz, güçlü bir ülke olan RF tarafından tanınmış olmamızdır. Tarihimizde trajik zamanlar oldu ama manevi bağımızı hiçbir zaman koparmadık. En önemli olay, 2008’de Dmitri Medvedev’in Abhazya’nın bağımsızlığının tanındığını ilan etmesiydi. Bu bizim için gerçek bir bayramdı ama bunun bize ne büyük bir sorumluluk yüklediğini henüz tam manasıyla anlayabildiğimizi söyleyemem. Dolayısıyla esas mesele bizi kaç ülkenin tanıdığı değil, esas mesele bağımsız bir devlet olarak yaşamayı öğrenmiş olmamız. Çok genç, yirmi yıllık bir ülkeyiz -insan için bile genç bir yaş-, bir devlet için ise çok daha genç. Ayrıca bu yıllar güllük gülistanlık yıllar da değildi: savaş, ambargo, savaş sonrası yeniden yapılanma. Sonuç olarak öğrenecek çok şeyimiz var, pek çok problemimiz olduğunu saklamıyoruz. Bunların bugünden yarına çözülemeyeceğini biliyoruz.

-Bununla birlikte mali yardımlar için yalnızca RF’ye başvurulması riskli olabilir. (RF ile bu denli yakın ilişki) Abhazya’nın genişleyen dış politikası ve dış ticaret ortaklığı için bir meydan okuma oluşturmuyor mu?

-Kuşkusuz başlıca Batı ülkelerinin pazar koşullarını teorik olarak bilsek de henüz dünya pazarlarına giriş yapmadık. Ama şimdilik önceliğimiz RF ile uyumlu bir ilişki kurmak. Yatırım çevresine bakarsanız, Abhazya’da çalışan yabancı girişimlerin çoğunluğunu Rus şirketlerin oluşturduğu bir gerçek. Son yıllarda bizim temsilcilerimizin katılmadığı hiçbir önemli RF Ekonomi Forumu bilmiyorum. Rus sermayesinin Yuri Luzkov tarafından yönetildiği günlerden başlayarak Moskova ile ilişkiler aktif bir şekilde gelişiyor. Hatırlanacağı üzere Luzkov, Abhazya için en güç zamanlarda, ülkemizi desteklemek için ciddi tedbirler almıştı.

-Biraz da ülkenizin ikinci en önemli ticari ortağı olan ve büyük bir Abhaz diasporasının yaşadığı Türkiye’den bahsedelim mi?

-Savaş sonrası ilk yıllarda Türkiye ile alışveriş yapıldı. Gürcü devriyeleri tarafından çalınması pahasına –birçok kez oldu bu- Türkiye’den Abhazya’ya özellikle gıda gönderildi. Şu anda Türkiye ile dış ekonomik ilişkiler gelişmeye devam ediyor ama yine de bizim başlıca ticari ortağımız RF’dir. Ortak bir Sovyet geçmişimiz var ve (Sovyetlerin) son yıllarda kaptığımız sayısız hastalıktan berberce kurtulmalıyız.

-Çeşitli ülkelerdeki Abhaz diasporasının yatırımları ne ölçüde ülkeye çekilebildi? Yatırım faaliyeti daha yüksek olabilirdi gibi görünüyor.

– Ben de öyle düşünüyorum. Süreç devam ediyor ama yavaş gidiyor. Ermenistan’dayken, her ne kadar Abhaz ve Ermeni diaspoarası birbiriyle mukayese edilemeyecek olsa da, orada diasporanın üslendiği işi görünce şaşırdım. Kısa süre önce Abhaz-Abazin Halk Kongresi’nde Cumhurbaşkanımız kürsüden diasporaya şöyle seslendi: “Dışarıda yaşayan sizlerin her biri Abhazya’ya bir dolar yatırım yapsa, ekonomimiz çok daha gelişmiş olurdu”. Aynı zamanda soydaşlarımızın ülkeye dönüş yapması için çalışıyoruz. Suriye’deki savaşın başında, çok karmaşık bir süreç söz konusu olmasına rağmen, bu ülkeden 500’e yakın soydaşımız geldi.

Yatırımlar başlarken

– Sovyet döneminde, Abhazya yalnızca tatil yöreleriyle değil meyvesiyle de meşhurdu. Ülkede tarım için yaratılan olanaklar ne aşamada?

– Önümüzdeki yıllarda, tarımsal alana önemli fonlar sağlanacak ama bir şartla, girişimcilerin eline başlangıçta nakdi ödeme yapılmayacak. Şu anda ülkede tarım toprakları için kamu fonları oluşturuldu. Bu tür fonlar bir iş planıyla özel teşebbüslerin kullanımına verilebilir. Eğer tarımsal bir girişim birkaç yıl sonunda iyi sonuçlar verirse, kendisine uzun vadeli kredi verilebilecek. Ekonominin diğer sektörlerinde olduğu gibi, tarımda da öncelikle altyapıyı yeniden kurmalıyız, ardından en azından kendimizi ve ülkemize gelen misafirleri elimizden geldiğince çevreyle dost ürünlerle besleyebiliriz. Sonrasında bu ürünle dış pazara açılmak mümkün, tabi Rus pazarının fazlasıyla rekabetçi bir piyasa olduğunu ve giriş yapmanın kolay olmadığını biliyoruz. Örneğin son yıllarda Abhaz şarapları ülkenizde iyi bir konuma sahipti, şu anda RF’nin DTÖ’ye (Dünya Ticaret Örgütü) üyeliği nedeniyle, Rus piyasasını aynı fiyat yelpazesindeki Gürcü şarapları dolduracak olsa da, ürünlerimiz rekabet gücüne sahiptir.

– Abhazya’da özel toprak mülkiyeti yok. Bu ülke yönetiminin ilkesel bir tutumu mu? Bu, yatırım akışını caydırıcı bir unsur değil mi?

– Bu halkımızın tercihi. Küçük bir ülkeyiz biz ve toprak satamayız. Zira satarsak bir sabah kalktığımızda yabancı bir ülkede uyanma tehlikesi söz konusudur. Ayrıca toprakları uzun süreli kiralamanın norm kabul edildiği Fransa gibi pek çok büyük ülkeyi örnek olarak sayabilirim. Bugün toprakları, uzatma olanağıyla birlikte 25-30 yıl için kiraya verebiliriz. Toprakta karlı bir teşebbüs yapmak için yeterli bir süre bu.

– Bugün Abhazya’da emlak satın alımında Rus yurttaşlar için oldukça karmaşık bir süreç söz konusu. Bunu kolaylaştırmanın bir yolu yok mu?

– Geçmişte Abhazya’da ancak bir Abhazya Cumhuriyeti vatandaşının ev sahibi olabileceğini şart koşan bir yasa kabul edildi. Ama aynı zamanda uzun yıllardan beridir açık ya da gizli bir şekilde vatandaş olmayanlarla gayrimenkul alım ve satımı yapıldığını biliyoruz. İki yıldır Vatandaşlık Komitesi’nin başındayım ve başvurucuların % 80’i Abhazya’da bir ev ya da apartman dairesi sahibi olmak için Abhaz vatandaşlığı talep eden RF vatandaşlarından oluşuyor. Oysa bir ülkenin vatandaşı olmak başka bir şeydir, manevi bir boyut söz konusu olmalıdır. Ama bahsetmiş olduğum yaygın pratik göz önüne alındığında, Cumhurbaşkanına RF vatandaşlarına konut satışının, ikamet şartına bağlı olarak yasallaştırılması gerektiğini söyledim. Aslında zaten mevcut olanın tanınması söz konusu.

– Değişiklikler yapılır yapılmaz yasa yürürlüğe girecek mi?

– Teklif hala geliştirilme aşamasında, sonrasında Parlamento ve Başkan tarafından kabul edilmesi gerekecek. Biraz zaman alacak ama sonuçta olumlu bir kararın çıkacağını umuyorum. Biz her zaman çok etnisiteli bir ülke olduk ve öyle olmaktan da gurur duyuyoruz. Konut edinme konusu milliyetçi bir renge bürünmemeli.

– Sizce Abhazya’da iş yaparken bir suçun mağduru olma riski ne düzeydedir?

– Abhazya’da suç oranının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum, bunu sadece eski Sovyet ülkeleri ile kıyaslayarak da söylemiyorum. Şu anda görülen temel suç, basit hırsızlık. Son yıllarda ağır suçların oranı azaldı ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede ciddi ilerlemeler kaydedildi.

– Abhazya’da taşımacılığın, özellikle de hava taşımacılığının geliştirilmesi konusunda neler yapılıyor?

– Sohum havaalanı düzenli uçuşlar yapmak için neredeyse hazır. Bu havaalanında Rus devlet heyetlerini sık sık karşılıyoruz. Ama normal sivil uçuşlar söz konusu olduğunda her şey Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’ne (ICAO) bağlı. ICAO’nun mevzuatında, örgütün hiçbir üyesinin karşı çıkmaması halinde uluslararası havaalanı kodunu mümkün kılan bir madde var. Dolayısıyla şu anda ICAO üyesi Gürcistan süreci baltaladığından, politik bir mesele bu.

– Birkaç yıl önce RF, eskiden Kuzey Kafkasya ile Abhazya’yı birbirine bağlayan askeri otoyolun restorasyonu projesini duyurmuştu. Bunun hala geçerli bir taahhüt olduğu söylenebilir mi?

– Bence hala geçerli bir proje, şu anda projenin dokümantasyonu yapılıyor. Bu bakımdan bahsettiğiniz proje ve –daha hayali gibi gözüken ama inanın bana gerçekleştirilebilir olan- diğer birçoğu bu dokümantasyona bağlı olarak ilerleyecek. Bize zaman verin. Henüz çok genciz, yirmi yıllık bir ülkeyiz –çok kısa bir süre bu. Ama Rusya gibi bir güçle birlikte başaracağız. (http://expert.ru/south/2013/32/infrastruktura-podtyanet-investitsii)

Çeviri: Anıt Papba