Kafkasya’dan Atina’ya: Hantse Guaşe

0
533

Yunanistan’da 13 Aralık günü, Hantse Guashe (Hantse Guaşe) isimli bir rock albümü çıktı. Albüm, 2008 yılında Atina’da kurulan “Circassian” (Çerkes) adında bir gruba ait.

Hantse Guaşe albümünün tanıtım yazısında, “Orkestra üyeleri sadece Çerkesya’ya ilgi duymuyor, ayrıca kültür ve folklorüyle de yakından ilgililer. Çerkes kültür ve folklorü, yavaş ama emin adımlarla dünya bilincine ve kültürüne doğru ilerliyor. Huantse Guaşe’yi bilmeyenler için bilgi: Kuraklık olduğunda Hantse Guaşe’nin (Kürek Prenses) kuklası taşınarak yağmur yağması için köyde gezilir” cümleleri vardı.

Grup üyelerinden Xenofon Karakonstantis’e ulaşarak, “Circassian Rock Grubu”nu anlatmalarını rica ettim ve orkestra üyeleri, ‘Circassian’ın hikayesini anlattı.

Orkestra; Dimitris Kourtikakis, Xenofon Karakonstantis, Nikos Kotsaris ve Eddie Theofanidis isimli dört Yunan gençten oluşuyor. İlk konserlerini Eylül 2008’de vermişler. 22-23 yaşlarındaki bu dört genç, etnik müziğe yoğun bir ilgileri olduğunu ve araştırma yaparken “Circassian” kelimesinin ilgilerini çektiğini, Çerkeslerin tarihlerini ve yaşadıklarını öğrendikten sonra bu kelimeyi orkestra adı olarak kullanmaya karar verdiklerini belirtiyorlar.

Yunanistan’da Çerkesler çok bilinmediği için ‘Circassian’ın manası merak uyandırıyormuş. Hantse Guaşe’ye ise yakın arkadaşları sanatçı Konstantinos Lianos’un araştırmaları sonucunda ulaşmışlar ve yeni albümlerinin adı olarak seçmişler. Albüm kapağındaki çizimler de Lianos’a ait. Circassian Rock Grubu, bugüne dek albümlerinde Çerkes müziği kullanmadıklarını ama gelecekte yapabileceklerini ve kendileri için de ilginç bir deney olabileceğini söylüyorlar.

Hantse Guaşe*

Öyküsü mitolojik çağlara kadar dayanan bir gelenektir. Bir tür yağmur duasıdır. Yağmurun yağması için yapılan bir bereket ayinidir.

Abazalarda Dzıvara olarak tanımlanan Hantse Guaşe bir kukla prensestir. Bu simge anaerkil dönemin kalıntısı bir motiftir. Toprak ana, bereketin, sunumun, vermenin, beslemenin, doğurmanın ifadesidir. Kökleri Ana tanrıça figürlerinin başlangıcı olan Khubabe’ye (Къубабэ) dayanır. Khubabe ise, dağ (Къу), ana (бабэ) yağmurun, yeşermenin, bereketin ifadesidir. Bu bağlamda Hantse Guaşe insan elbisesi giydirilmiş bir Tanrıça olarak da tanımlanır.

Hantse Guaşe’yi gezdiren gençler, ‘‘Hantse Guaşe’yi gezdiriyoruz, Tanrımız, yağmur yağdır’’ diyerek topluca ve ritmik olarak bu ifadeyi yineleyerek ev ev dolaşır yiyecek toplarlardı. Onlara hazır yiyecek verilmez, daha çok un, darı, yumurta, kurutulmuş et ve benzeri şeyler verilirdi. Uğradıkları evlerden Hantse Guaşe’nin üzerine ‘‘Tanrımız, yağmur yağdır’’ diyerek su serpilirdi.

Çocuklar, topladıkları yiyecekleri su kenarında hazırlarlar ve Tanrıya dua ederek yerlerdi. Şapsığlar Hantse Guaşe’yi bir akarsuyun içinde yağmur yağıncaya kadar bekletirlerdi. Kaşhej Talib’in yazdığına göre, Kabardeyler Hantse Guaşe’yi köyün içine dikiyorlar Wuic Xhurey yaparak etrafında dans ediyorlardı. Kimi Adıgeler ise Hantse Guaşe ile birlikte, yanında elek içinde peynir ve hamur gezdiriyorlardı. Peynir suyu yağmurun simgesi, hamur ise toprağın yağmura doymuş halini temsil ediyordu.

*Dumanış Auledin ‘‘Çerkes Kültürü Üzerine Etüd’’, Kayseri Kafkas Derneği, 2004

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz