Olimpiyat meşalesi insanlık onurunu yaktı

0
454

Soçi 2014 Kış Olimpiyat Oyunları; yolsuzluk, baskı, insan hakları ihlalleri, ekolojik tahribat ve soykırım gerçeğine rağmen, 7 Şubat’ta başlayacak.

İnsan hakları kuruluşları, çevre örgütleri, yolsuzlukları belgeleyen oluşumlar ve Çerkes sivil toplum örgütlerinin Soçi’deki olimpiyatlara karşı çıkmak için haklı nedenleri vardı ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve Putin kararlıydı. Putin’in, ‘kendi Rusyası’nı gösterme zaafı uğruna olimpiyat ilkeleri birer birer çiğnendi. Olimpiyatın sadece olimpiyat olmadığı bir kez daha gözler önüne serildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Avrupa ve Orta Asya sorumlusu Jane Buchanan, olimpiyat ruhunun çelişkisini şu sözlerle anlatıyor: “Olimpiyatın ilkelerinden biri de insan onurunu yüceltmektir, ama Soçi’deki olimpiyatlarda insan onurunun yerine korku ve baskı atmosferi yüceltilmektedir.”

1864’te gerçekleştirilen soykırım ve sürgünün sembolü olan Soçi’de olimpiyat yapılmaması için mücadele eden diaspora Çerkesleri sokağa çıktı ve gerçekleri dünya kamuoyuna bir kez daha haykırdı.
 

""

Matruşkadan çıkanlar

İşçi hakları ihlalleri

Soçi Kış Olimpiyat Oyunları tüm zamanların en pahalı organizasyonu oldu. Milyarlık yatırımların yapıldığı dev projelerde çalışan işçilerin sistematik bir biçimde sömürülmesi ise madalyonun diğer yüzü.

Deutsche Welle ekibinin haberini yayınlıyoruz.
 

""

Olimpiyat işçileri mağdur

Aylarca süren hummalı çalışmaların ardından şantiyelerde yalnızca birkaç işçi kalmış. Her ne kadar işçiler ortadan yok olmuş gibi görünse de aslında bunun arkasında ciddi bir haksızlık yatıyor. Aylarca zor şartlar altında çalışan işçiler eşi benzeri görülmemiş bir haksızlığa maruz kaldı.Araştırmamız Soçi'nin kenar mahallelerinden birinde başlıyor. Moskova'da bulunan Memorial İnsan Hakları Merkezi'nde çalışan Semyon Simonov da yanımızda. Simonov Soçi'de çalışan yaklaşık bin 500 işçinin sorunlarıyla yakından ilgilendiğinden, yaşanan sorunları teker teker sıralıyor:

"Olimpiyat şantiyelerinde çalışan işçilerin yüzde 90'ı ücretlerini kısmen ya da tamamen alamadı. Onların çalışmaları olmasaydı olimpiyatlar gerçekleşemezdi, fakat işçiler emeklerinin karşılığını alamadılar. Çalıştıklarına dair resmi bir belgeleri bile yok. Hatta diğer ülkelerden gelen bazı işçiler zorla sınır dışı edildi."

İşçilerin çoğu göçmen

Simonov işçilerin uğradığı haksızlıkların pek de su yüzüne çıkmadığını ekliyor. Olimpiyat inaşaatlarında çalışan kyaklaşık 100 bin işçiden çoğu projeler için OrtaAsya'dan gelmiş. Çoğu, işin bitmesi ile kendi ülkelerine geri dönmüş.

Rusya'ya çalışmak için gelen işçilerden çoğu Tacikistanlı. Afganistan ve Çin'e komşu olan ülkenin ekonomik durumu pek iç açıcı değil. Ülkedeki ortalama aylık gelir 200 euronun altında kalıyor. Dünya Bankası'nın açıkladığı verilere göre, ülkedeki vatandaşların yarısı yurt dışında çalışan aile fertlerinin gönderdiği dövizlerle geçimini sağlıyor.

Göçmen işçiler konuşmaya çekiniyor

Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'nin doğusundaki pazarlarda birçok işçiyle karşılaşıyoruz. Bunların çoğu Soçi'de çalıştıklarını fakat paralarını alamadıklarını söylüyor. İşçiler isimlerini vermekten ve bu durumu açık açık dile getirmekten çekiniyorlar.

Semyon Simonov, Soçi'de işçilerin maruz kaldığı haksızlığın sistematik olduğuna dikkat çekerek işçilerin parası verilmeyerek sonra da sınır dışı edildiklerinin altını çiziyor. (www.dw.de)

İnsan hakları ihlalleri ve baskı

Rusya genelinde uygulanan ihlaller ve baskı, insan hakları savunucularının tepkisini çekiyor.  Memorial, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Kriz Grubu gibi bağımsız kurumların hazırladıkları raporlar, uygulanan baskının büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Sivil toplum kuruluşu aktivistlerine uygulanan baskının en son örneği Çerkes aktivistlerdi. Açıklama yapılmaksızın gözaltına alınan aktivistlerin bilgisayarlarına ve telefonlarına el konulması, içlerinden birine ait haber sitesinin yayınına son verilmesi tepkilere neden olmuştu.  İnsan hakları savunucularının tepkisini çeken bir diğer konu da Soçi'de olimpiyatlar dolayısıyla başlatılan “Kafkasyalı avı.”

Olimpiyatlara yönelik bir diğer eleştiri de medyadan. Özellikle Batılı medya kuruluşları Soçi’de basına sansür uygulandığını iddia ediyor. Bunun en bariz örneklerinden biri olarak, Soçi Olimpiyatları öncesinde, bölge insanının yaşamından karelere yer veren The Sochi Project adlı sergiyi düzenleyen Hollandalı fotoğrafçı Rob Hornster’e ikinci kez vize verilmemesi ve serginin iptal edilmesi gösteriliyor. Bir diğer örnek ise Perm vilayetinde yetkililerin müdahalesi sonucu Rus ressam Vadim Slonov’un Soçi Olimpiyatlarıyla ilgili “Welcome Sochi 2014” adlı sergisinin kapatılması. Norveç televizyonu çalışanlarının gözaltına alınması, Soçi Olimpiyatları ile ilgili eleştirel filmin yayınının engellenmesi da sansür örnekleri olarak basında sık sık vurgulanıyor. Batı basını ve Rus blog yazarları Soçi Olimpiyatlarına hazırlık çerçevesinde kent valiliğinde özel sansür birimi oluşturulduğunu iddia ediyor. İddialara göre bu birim, olimpiyatlarla ilgili yerel medya kuruluşlarında yayınlanan haberleri takip ediyor, negatif yoruma rastladığı zaman çeşitli baskılar uyguluyor.

Olimpiyat tesislerine yer açmak için evlerinden çıkarılan yaklaşık 2 bin ailenin çoğunluğunun mağduriyeti devam ediyor. Uğradıkları zararın tazmin edilmesini bekleyen aileler henüz bir cevap bile almış değiller.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Avrupa ve Orta Asya sorumlusu Jane Buchanan, yaşananları şu sözlerle özetliyor: “Olimpiyatın ilkelerinden biri de insan onurunu yüceltmektir, ama Soçi’deki olimpiyatlarda insan onurunun yerine korku ve baskı atmosferi yüceltilmektedir.”

**

Yolsuzluk

Yaptığı yolsuzluk araştırmalarıyla ünlenen genç muhalif liderlerden avukat Aleksey Navalni, bu kez Soçi Olimpiyatları harcamalarını gündeme getirdi. Resmi makamların, "Maliyetin yüzde 60'ı özel sektörden" demesine karşı çıkan Navalni, yatırımın yüzde 96’sında kamu kaynakları kullanıldığını vurguluyor.

""

2011-2012’deki Vladimir Putin karşıtı gösterilerin liderlerinden olan Navalni, "Soçi'de çoğu kez ihale yapılmadan ya da sembolik ihalelerle önemli pastayı Putin'in arkadaşları aldı. Temelde Soçi projeleri sadece olimpiyat oyunları için değil aynı zamanda Putin’in yakın çevresini zenginleştirmek için tasarlandı” diyor. Raporda bu isimler Gennadi Timçenko, Arkadi Rotenberg ve Vladimir Yakunin olarak sıralanıyor. İhalelerde yapılan toplam yolsuzluk rakamı 15 milyar dolarak iddia ediliyor.

Bir başka iddia

Uluslararası Olimpiyat Komitesi Üyesi Gian-Franco Kasper, Rusya’nın 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’na harcadığı paranın üçte birinin yolsuzluk sebebiyle heba olduğunu öne sürdü. Aynı zamanda Uluslararası Kayak Federasyonu Başkanlığı’nı yürüten İsviçreli Kasper, olimpiyatlar için 50 milyar dolar harcandığını ve bu aşırı yüksek rakamın diğer ülkeler açısından kötü örnek teşkil ettiğini söyledi.

Kasper ayrıca, Soçi Olimpiyatları için harcanan paranın Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen ve çok daha büyük bir organizasyon olan 2008 Yaz Olimpiyatları’ndan bile fazla olduğunu söyledi. Çin, 2008 Pekin Yaz Olimpiyat Oyunları için 44 milyar dolar harcamıştı. Soçi’nin kış olimpiyatı olduğu göz önüne alındığında bir başka ayrıntı da şu: Kış olimpiyatlarına 2 bin 500 sporcu katılırken yaz olimpiyatlarında ise yaklaşık 11 bin sporcu bulunuyor. Ayrıca kış olimpiyatlarında 86 müsabaka düzenleniyor, yazın ise bu rakam 300'e çıkıyor.

Kasper’e göre aralarında İsviçre ve Fransa’nın da bulunduğu birçok ülkenin kış olimpiyatı düzenlemek için 50 milyar dolar harcamaya gücü yetmez.

Rusya'nın yüksek olimpiyat bütçesi ülkede muhalefetin de eleştirilerine sebep olmuştu. Muhalefetten Boris Nemtsov ve Leonid Martynyuk, Rusya'nın Soçi için harcadığı paranın NASA'nın Mars'ta yaşam belirtisi olup olmadığını araştırmak için yaptığı operasyonun üç katı olduğunu söylemişti.

**

Ekolojik tahribat

Soçi Milli Parkı ve Kbaada (Krasnaya Polyana) asırlık ormanları, otuz binden fazla bitki çeşidi ve barındırdığı çok sayıda yerel hayvan türüyle (kahverengi ayılar, dağ keçileri, su samurları, vahşi Kafkas kedileri vd.) 50 bin hektardan fazla bir alanla 1999'dan beri UNESCO'nun Dünya Koruma Mirası listesinde yer alıyor.

Soçi tesisleri, koruma altına alınmış UNESCO Sit Alanları'nın yakınlarında inşa edildi. Yüzlerce hektarlık orman alanları tahrip edildi. Buralarda Avrupa’nın en uzun ağaçları olduğuna inanılan, 85 metre yüksekliğindeki Kafkas köknarlarını ve benzeri olmayan İngiliz porsuk ağacı ve Avrupa şimşiri ormanları bulunuyordu.

Uzmanlar bazı yerlerde yeniden ormanların gelişmesinin mümkün olmayacağını, zira bu ekolojik sistemlerin ancak yüzlerce yıl içinde oluştuğunu ifade ediyor.

Geriye bu ormanların yeniden yetişmesi için belirli bitkiler dikerek, bu bitkilerin değişimini beklemek kalıyor. Bilim insanları, bu süreci insanların hızlandıramayacağını söylüyor.  Diğer bir ifadeyle Soçi Milli parkında ortadan kaldırılan yaşlı doğal ormanlar yeniden yetiştirmek mümkün olmayacak.

**

Hayvan katliamı

Soçi Olimpiyatları öncesi Rus hükümeti, Soçi'de bulunan sokak köpeklerinin zehirlenmesi için düğmeye bastı. Ülkede bulunan hayvan hakları savunucuları ise yapılacak olan uygulamaya itiraz etti. Hayvan hakları savunucuları, köpekleri zehirleyecek firmayı 'köpek avcısı' olarak adlandırırken, Basia İmha Servisleri adlı şirketin başkanı Alexei Sorokin ise kendisini savundu. Sorokin, başıboş gezen köpeklerin turistlere saldırabileceğini ve olimpiyat için sorun oluşturabileceğini belirterek, sokaktaki köpekleri 'biyolojik çöp' olarak adlandırdı.

**

""

 “Putin, Soçi’de dünyaya ‘kendi Rusyası’nı göstermek istiyor. Şimdiden bunu başardığı söylenebilir. Bu projede büyüteçten süzülürcesine, onun yarattığı siyasî sistemin tüm tipik özelliklerine rastlanabiliyor. Putin’in gücünün nasıl Rusya’nın zaafına dönüştüğünü Soçi’de görmek mümkün. Yarı tropikal bir kıyı beldesinin yedi yıldan bile az bir sürede kış sporları bölgesine dönüştürülmesini isterse, bunu bile yapabilir. Putin bu işin çok önemli olduğunu açıkladığı için, anlamı ve masrafı hakkında tartışılmadı. Bunun sonucu ise yolsuzluklar, çevre tahribatı ve karşı çıkmaya çalışan herkese karşı keyfî uygulamalar oldu. Son yıllarda Soçi’de yasalar, sadece Olimpiyat Kış Oyunları’nın önünü tıkamadıkları sürece geçerli oldu.”

Frankfurter Allgemeine Gazetesi

**

Çerkes Soykırımı

 “Üç yüz yıl savaşmış iki halktan birisi hiç haksızlık ve zulüm yapmamış gibi davranırsa, diğeri de hiç haksızlığa ve zulme uğramamış gibi davranırsa bu, ancak iki halk için de aşağılayıcı bir durum yaratır, başkaca bir işe yaramaz.”
Tsıpıne Aslan (Çerkes Biliminsanı)

“Rusya-Kafkasya Savaşı ve Adıgelerin sürülmesi bölümü, belki de en fazla tartışma ve değişik tepkilere yol açacaktır. Rusya Çarlık yönetiminin 19. yüzyılda Kafkasya'da üstlendiği çirkin rolü ve Adıgelere karşı soykırım uygulamaları düşünülürse, tarihin acı olaylarını yeniden karıştırmamak ilkesi belki de başlıca argüman olacaktır. Ne var ki biz bu görüşe katılmıyoruz, ve söz konusu savaş konusunda şu ilkeyi tercih ediyoruz: ‘Tatlı yalandan, acı gerçek iyidir.’

Tarihi geçmişin gerçeklerini çarpıtmak, önyargılı yorumlarla değerlendirme yapmak, günlük çıkarlar uğruna tarihteki feci, olumsuz ve hassas konuları yumuşatmak ve görmezden gelmek er veya geç felakete yol açmaktadır.

Ahlak açısından gerçeği saklamak her iki tarafı aşağılar, özellikle de gerçekten korkanı küçük düşürür, öte yandan bu şekilde gerçeği gizlemek gücün değil, güçsüzlüğün göstergesidir.”

Tamara Polovinkina (Rus biliminsanı)

**

O taş duruyor orada hala…         
Piramit bir taş dikmişler Olimpiyat kompleksinin tam ortasına, değişik dillerde bakın ne yazmışlar zerre utanmadan… Bizleri ve soykırımda katlettikleri insanlarımızı yok sayarak bakın ne yazmışlar… 
“21 MAYIS 1864 TARİHİNDE BURADA, UZUN SÜREN KAFKAS SAVAŞININ BİTİŞİNİ KUTLAMAK İÇİN RUS BİRLİKLERİ BİR GEÇİT TÖRENİ DÜZENLEMİŞTİR”
Bakın bu fotoğrafa Tha aşkına… Soykırımda yitirdiklerimizin anısına zerre saygınız varsa tekrar bakın…
Boğazınız düğüm düğüm olmadı mı hala?
Aldanmayın yalanlara…
“Çerkesler en iyi şekilde temsil edilecekler Olimpiyatlarda” diyenlere inanmayın… 
“Bir Çerkes köyü kurulacak Olimpiyat köyünün içinde, çok büyük bir fırsat bu kültürümüzü diğer insanlara tanıtmaya” diyenlere aldanmayın…
PALAVRA !
Tekrar bakın bu fotoğrafa…
O taş duruyor yerinde hala…
Uzun zamandır dolaşıyor Olimpiyat meşalesi Rusya’yı köşe bucak… Yakında ise Maykop’dan geçecek…
Haberiniz var mı?
Meşaleyi karşılamak için düzenlenecek gösterilere katılmaya zorunlu tutuldular ADİGEY gençleri… Atalarının mezarları üzerinde düzenlenecek olimpiyatların meşalesini coşku içinde karşılamak zorunda bırakıldılar…
Haberiniz var mı? 
Üniversiteden atılmak ile tehdit edildi itiraz eden Çerkes gençleri Maykop’da…
Ankara’da, İstanbul’da basın açıklaması yapacak bu Pazar, boğazı düğüm düğüm olanlar…
Soykırım olimpiyatlarına yakışır bir meşale taşınacak İstanbul’da. Bir basın açıklaması yapılacak Rus konsolosluğunun önünde… 2 Şubat 2014 de, saat tam on üç sıfır sıfırda…
Yıllardır soykırımı dillendirenler, başaramadılar engellemeyi Çerkes mezarları üzerinde yapılacak Olimpiyatları… Ama boğazı düğüm düğüm olanlar vazgeçmeyecekler haykırmaktan 150 yıl önce olanları… 
Ne zaman gözlerini kapatsalar hep aynı düşünce olacak akıllarında…
O TAŞ DURUYOR ORADA HALA…
Atlheskir Janberd Dinçer
31 Ocak 2014
 

""

 

 

Sayı : 2014 02

Yayınlanma Tarihi: 2014-02-18 00:00:00