Soçi’nin yerli halkı Çerkesler

0
602

Angela Charlton*

Olimpiyatın kodaman sponsorları ve Putin, Kış Oyunları’nı izlerken, Bolşoy Kiçmay (Bolshoi Kichmai) köyündeki çocuklar, güdecekleri keçileri, Rus ordularının 150 yıl önce atalarını katlettikleri kayalık vadilere doğru bisikletleriyle götürüyorlar.

Bu Çerkes çocuklar, aileleri ve komşuları Soçi Olimpiyatları’nın gerçek ev sahipleri. Putin’in hegemonyacı olimpiyat projesi için seçtiği bu yemyeşil toprakların yerlisi olan Çerkesler, çarlık birliklerince katledilerek sürülmüş, Stalin döneminde zulüm görmüştü. Olimpiyat döneminde ise neredeyse yok sayıldılar.

New Jersey, Türkiye ve İsrail’deki diaspora Çerkesleri, atalarının kanları üzerinde olimpiyat etkinlikleri yapılacağını söyleyerek protesto etti. Ama Soçi bölgesine yayılmış köylerde yaşayan Çerkesler tepki konusunda isteksiz.

Bolşoy Kiçmay halkı tarihsel hataların düzeltilmesinden daha çok uzun süredir bekledikleri doğalgaz boru hattı ve yolların döşenmesini garantiye alma konusunda endişeli. Ve güçlü Rus otoritesiyle zıtlaşmanın, güçsüz bir azınlığa yeniden ayrımcılık uygulanmasına neden olmasından korkuyorlar.

Bolşoy Kiçmay’da küçük bir sanat müzesi işleten Ayza Açmiz (Aisa Achmizov), “Geçmişe taş atmamıza gerek yok, geleceğe bakmalıyız” diyor ve müzeye daha çok ziyaretçi gelmesine neden olmasını umduğu olimpiyatlara şükranını sunarak ekliyor: “Ülkenizin tarhini bilmelisiniz. Ama daha çok konuşmak istemiyorum.”

Doku Umarov, Çerkeslerin meselesine sahip çıkarak olayları daha da kötüleştirdi. Geçen yıl yaptığı bir açıklamada, Olimpiyatların hedef alınması çağrısında bulunmuştu.

Çerkesler, barışçı olduklarını ve Umarov’un tehdidiyle hiçbir ilgilerinin olmadığını ısrarla belirtiyorlar. Ama Bolşoy Kiçmaylılar çok daha temkinli konuşuyorlar. Aktivistler, Umarov’un tehdidinin Rusya güvenlik güçlerine, Kafkasya’da kimlik kontrollerini arttırma ve başörtülü kadınlarla sakallı erkeklere baskı yapma konusunda bahane sağladığını söylüyor.

Kafkasya’nın işgali, yıllarca süren yakıp yıkma savaşının, kimilerince soykırım olarak tanımlanan kitlesel katliam ve sürgünlerin ardından 1860’larda tamamlanmıştı. Çerkesler 1864’te Soçi’de pes etti ve sürülen Çerkesler, Kafkasya ve dünyanın çeşitli bölgelerine savruldu.

Sanat müzesinde tuvalet müze dışında ve sadece yerde bir delik var.  Çoğu aile ısınmak için yakıt olarak odun kullanıyor. Büyükdedeleri; keçi güden çocuklar ve köyün diğer çocukları anadillerini konuşsun diye savaşmış ve kaybetmişlerdi.

Olimpiyatlar için demiryolu inşa eden bir firmanın, Şahe (Shakhe) nehrinden büyük miktarlarda çakıllı kum çekerek akıntı yönünü bozmasının ardından kuyu suları kurumaya başlamış. Köy sakinleri şirket aleyhine dava açmış ama hala sonuçlanmasını bekliyorlar.

No Sochi kampanyası (www.nosochi2014.com), Rusya yönetiminin, 1864’te yaşananları soykırım olarak tanımasını, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Çerkeslerin anavatanlarına dönmesine izin verilmesini, yerel yönetim ve emniyet güçlerindeki kotalara bir son verilmesini talep ediyor.

Baskı sonucunda, yerel yönetimler gecikmeli olarak olimpik tesislerin yapıldığı yerin bir zamanlar Çerkeslere ait olduğunu onayladı, olimpiyat organizatörleri de Olimpik Park’ın içinde alelacele bir Çerkes Evi tesis etti.

Bir mini müze, demirle bronzdan aletler ve koyun derisinden yapılmış işlemeli giysilerle tarihlerinin steril bir tasvirini sergiliyor. Bitişiğindeki sahne çocukların danslarına, Çerkeslerin aşk ve efsane şarkılarına ev sahipliği yapıyor. Her bir odada, muhafız gibi görünen ve sessizce izleyen bir güvenlik görevlisi var.

Çerkes Evi, ulusal bir özür dileme için çok yetersiz. Ayrıca Putin, ülke dışındaki Çerkeslerin protesto gösterilerini Rusya’nın global nüfuzuna karşı kampanyanın bir maşası olarak niteledi. Olimpiyatları ziyaret eden bazı Ruslar da onunla aynı fikirde. “Bölgenin başkenti Krasnodar’da avukatlık yapan İgor Negubailo, “Her ülkenin tarihinde buna benzer zamanlar yaşanmıştır” diyor. Diasporanın olimpiyatları protesto ettiğini duyduktan sonra Çerkesler hakkında daha fazla bilgilenmek için araştırma yaptığını ve protestoları bir ‘provokasyon’ olarak adlandırdığını belirterek, Çerkes arkadaşlarının diaspora ile aynı fikirde olmadığını vurguluyor.

Olimpiyatlardaki yabancıların çok azı Çerkeslerin tarihinden haberdar. ABD, Almanya, Slovakya, Finlandiyalı atletlere Çerkesleri sorduğunuzda şaşkın bakışlarla karşılaşıyorsunuz.

Kızak yarışlarını izleyen spor malzemesi pazarlamacısı Atlantalı Matt Chelap, “ABD’den geliyorum ve Amerika yerlilerine nasıl davrandığımızı bildiğim için buna çok şaşırmadım galiba. Ama yine de yerli halkın dışarı atıldığını  duymak üzücü” diyor.

Çerkes izleyici bulmak oldukça zor. Bolşoy Kiçmay sakinleri, sadece birkaç vadi ötelerinde sanki olimpiyat yokmuş gibi hayatlarını sürdürüyor.

Arıcılık yapan Hamit Komz (Khamed Komzh), tarihin halkına nasıl davrandığı sorulduğunda omuzlarını yukarı kaldırıp, “Ne yapabiliriz ki? Olmuş, bitmiş. Yargıçları Tanrı olacak” diyor. (www.newsobserver.com)

*Associated Press Muhabiri

Çeviri: Serap Canbek

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz