Hauti Sohrokov: “DÇB üyesi organizasyonlar Rusya yanlısıdır”

0
259

Çerkes diasporasının gündeminden düşmeyen Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) Başkanı Hauti Sohrokov’un gorchakovfund.ru internet sitesinde yayınlanan röportajında, tartışılacak açıklamalar yer aldı.

– Sizce Çerkes meselesi bir sorun mu yoksa Rusya’nın dış politikasında bir potansiyel mi?
– Analitik literatürdeki “Çerkes Meselesi” bir bütün olarak Çerkes etnik grubunu ilgilendiren karmaşık sorunları ifade etmektedir. Bu sorun 18-19. Yüzyıllara dayanmaktadır. Bir trajediye dönüşen Kafkas Savaşları boyunca ve sonucunda Çerkes halkı dağılmıştır. Bugün, anavatanları – Rusya’ya bağlı Kuzey Kafkasya – bu etnik grubun sadece küçük bir bölümüne ev sahipliği yapmaktadır ve geri kalanı 50’den fazla ülkeye dağılmış şekilde yaşamaktadırlar.
Bu sorunun politik, ekonomik, sosyal ve kültürel sonuçları da vardır. Siz meselenin dış politikayla ilgili boyutunu sorduğunuza göre, Çerkeslerin içinde yaşadıkları ülkelerin sosyo-politik yaşamlarına ve sosyal yapısına tam olarak dâhil olduklarını söylemek gerekir. Bugün Çerkes diasporası yaşadıkları ülkelerde önemli bir yer işgal etmektedirler, yüksek bir sosyal statüye sahiptirler, siyasi süreçlerinde önemli etkilere sahiptirler ve hükumetlerin desteğine sahiptirler.
…Bugün biz kültürel, tarihi ve siyasi değerlerimizle uluslararası alanda etkili olmayı öğrenmeliyiz. DÇB üyesi organizasyonlar Rusya yanlısıdırlar. Rusya vatandaşı ve yabancı ülkelerin vatandaşı olarak biz Çerkesler Rusya’nın yurttaşlarıyız. Bizim çabalarımız kültürel, entelektüel ve ekonomik potansiyelimizi Rusya Federasyonu’nun barışı için kullanmaya ve uluslararası prestijini güçlendirmeye yöneliktir. Örneğin Ukrayna krizini ele alalım. Örneğin 50 ülkedeki Adıgelerin temsilcileri Rus ideolojisini desteklerse, bunun Rusya’nın dış politikası üzerinde olumlu etkileri olacaktır. Dolayısıyla, “Çerkes meselesi” Rusya için bir sorun değil ülkenin dünyadaki konumunu güçlendirecek kaynaklardan birisi olacaktır.

– Olimpiyatlar öncesinde bu konuyla ilgili büyük bir gürültü koparıldı. Sizce, bunların bir etkisi oldu mu yoksa “havaya” mı gitti?
– Soçi 22. Kış Olimpiyat Oyunlarının yerinin açıklandığı günden itibaren Çerkes toplumu üzerinde duygusal baskı yaratan şey Olimpiyat oyunlarının Adıgelerin anavatanlarında ve Kafkas Savaşının bitişinin 150. Yılında yapılacak olmasıydı. Rusya’nın Karadeniz Kıyılarının yerlileriyle ilgili bazı yanlış bilgilerin yayılması da buna ilave oldu. Bu nedenle, DÇB dışındaki bazı Çerkes organizasyonları Soçi Olimpiyatlarına şiddetle karşı çıktı.
DÇB, başından itibaren olimpiyatları destekleyerek olimpiyatların düzenleneceği yerin yerli halkı olan Çerkeslerin tarihi anılarına ve milli duygularına saygı bekledi.
…Adıgelerin bu toprakların yerli halkı olduğunu ve Soçi şehrinin Karadeniz bölgesi için önemini vurgulayan Dimitri Kozak, ülke yönetimi adına Çerkes kültürünün yaklaşmakta olan olimpiyat programında geniş ve adil bir yer bulacağı sözünü verdi.
Ve gerçekten olimpiyat oyunlarının kültürel programında Adıgeler (Çerkesler) mümkün olduğunca geniş yer buldu. Öyle ki, Olimpiyat Parkı’ndaki “Adıge Evi”nin açılışı Kış Oyunları’nın kültürel programındaki en popüler noktalardan birisi oldu. Soçi’nin yerlilerinin ziyaretine önemli siyasetçiler, ünlü şahsiyetler, aktörler, atletler, gösteri dünyasından yıldızlar ve her gün binlerce insan geldi. Bütün bunlar bizi, tarihimizi ve kültürümüzü öğrendiler. Adıge Evi’ni ziyaret eden Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dünya ülkelerinin temsilcilerini ağırlarken, Adıgelerin sadece Olimpiyat Parkı’nın bu köşesinde değil aynı zamanda ülkemizin halklar mozaiğinde de manevi ve kültürel mirasları dolayısıyla önemli bir yere sahip olduklarını söyledi.
Olimpiyat tesisinde, Olimpiyat oyunlarının açılış ve kapanışının da yapıldığı mekânlardan birisinin Kafkas Sıradağları’nın batısında yer alan ve şarkılarımızda, şiirlerimizde, destanlarımızda adı geçen bir zirvenin adından gelen ve “beyaz” anlamına gelen Çerkesce “Fişt” adının verilmiş olması önemlidir. Ve Şapsığların yer adları da korunmuştur.

– DÇB’nin faaliyetlerinde ilk sırada neler geliyor?
– DÇB 1991’den beri faaliyetlerini yürütüyor. Birliğin içinde Kabardey-Balkar, Adıgey, Karaçay-Çerkes, Karadeniz Şapsığ, Moskova, Krasnodar “Adıge-Khase”lerinin yanı sıra Türkiye’deki Çerkes topluluğu, Ürdün, Suriye, İsrail, Amerika Birleşik Devletleri (California ve New Jersey) ve Avrupa Çerkes dernekleri de bulunuyor. DÇB’nin öncelikleri Çerkes halkının kültürel ve manevi mirasının korunması ve geliştirilmesi, etnik gruplar arası barış ve huzurun sağlanması, Çerkes Diasporasının içinde yaşadıkları ülkelerdeki süreçlere katılımı, kültürel, entelektüel ve ekonomik potansiyellerinin Rusya’da ve yurt dışında Rusya Federasyonu çıkarlarına yönelik olarak kullanılması, kendi anavatanlarına dönmek isteyen soydaşlarımızın geri dönüş şartlarının oluşturulması gibi çalışmalar vardır.
20 yıldan uzun süre varlığı boyunca DÇB; ulusal kültür merkezleriyle, gençlik organizasyonlarıyla, hükumet kuruluşlarıyla ve eğitim kurumlarıyla çalışma konusunda büyük bir deneyim kazanmıştır.

– Bize Suriye dâhil, yurtdışındaki soydaşlarımıza ne gibi yardımlarda bulunduğunuzu anlatır mısınız?
– DÇB’nin kuruluşundan bu yana en önemli amaçlarından birisi şu anda sistematik hale gelen Rusya ve Rusya dışındaki Çerkes dernekleri arasında bağ kurmak olmuştur.
Ülkemizdeki üniversitelerde eğitim almaya teşvik etmek de dâhil olmak üzere, özellikle diasporanın genç üyeleri ile etkileşim öncelikli konularımızdan birisi olmuştur. Bugüne kadar Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi’nde 40 yüksek lisans, 2 doktora öğrencisi olmak üzere 2 binin üzerinde öğrenci eğitim almıştır. Şu anda 300 öğrenci kayıtlıdır.
…Ayrıca, yabancı ülkelerin üniversitelerinde Çerkes dili öğretmenlerinin eğitiminde kullanılacak kitaplar gönderilmiştir.
…Rusya Federasyonu’nun Suriye’de barış sağlanmasına yönelik çabalarını takdir ediyoruz. Dünya toplumu Suriye’deki iç çatışmalara silahlı müdahalenin önündeki en önemli engel olan Rusya’nın güçlü ve ilkeli duruşunun farkında. Bu çok önemli. Nihayetinde, bu savaşın uzaması hem can hem de mal kayıplarının artmasına neden olacak.
…Rusya yasalarına göre Suriye’den gelenler mülteci olarak kabul edilmemektedir fakat bu ülkedeki durumdan dolayı bunlara 1 yıllık süreyle barınma olanağı sağlanmıştır ve ülkedeki çatışma devam ettiği sürece uzatılacaktır.
Silahlı çatışmaların başladığı ilk günden itibaren, bunların pek çoğu tarihi anavatanlarına dönme arzusunda olduklarını ifade etmişlerdir. Bugüne kadar Rusya’ya dönenlerin sayısı binin üzerindedir. Kabardey-Balkar, Adıgey ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerine dönüşleri ve buralara uyumları desteklenmiştir. Soydaşlarımızın destek sağlamak üzere hesaplar açılmış, tıbbi bakım sağlanmış, eğitim kurumlarında eğitim verilmiş, Rusça ve anadil eğitimi verilmiş, yardım kampanyaları düzenlenmiştir.

– Sizce Çerkes meselesiyle ilgili tartışmalar ne yöne doğru gidecek?
– Birkaç mevzunun altını çizmek gerekiyor. İlk olarak, meselenin iki tarafı var. İkincisi, Çerkes meselesinin çözümü Rusya Federasyonu’nun yasal sınırları içindedir. Üçüncüsü, Kabardey-Balkar ve Adıgey parlamentoları daha 90lı yıllarda Kafkas Savaşı yıllarındaki Çerkeslerin trajedisini soykırım olarak kabul etmiştir. Günümüzde Çerkesler Kafkas Savaşı’nı Çarlık Rusya’sının politikalarının bir sonucu olarak görmekte ve bu trajedinin sorumlusu olarak bugünün Rusya’sını görmemektedir. Bizim için bu trajediyle ilgili gerçeklerin objektif değerlendirilmesi ve Kafkas Savaşı’nın ahlaken kınanması önemlidir. Biz ulusların sürekli birbirleriyle tartışamayacaklarını anlıyoruz. Savaşlar sona erer ve bu savaşları kınayan insanlar ilişkiler, ekonomik ve kültürel bağlar geliştirir. Dolayısıyla, bugün Çerkesler Rusya’yla ve birlikte yaşadıkları halklarla ortak bir dil bulmaktadır.
Dördüncüsü, Rusya-Çerkes ilişkileri Kafkas Savaşı öncesinde ve sonrasında yüzlerce yıllık iyi komşuluk, karşılıklı yardımlaşma ve ortak mücadele geleneğine dayanmaktadır. Adıge halkının kaderine dikkatli baktığınızda atalarımız tarafından neredeyse 500 yıl önce Rusya’yla birlikte olma ve bu birlikteliği geliştirme yönünde girilen yolun doğru olduğunu görürsünüz.
Ve beşincisi, Çerkes meselesiyle ilgili tartışmaları siyasi bir pencereden ele alacak olursak, bu bir günün meselesi değildir. Fakat federal hükumetin ve bizim karşılıklı ilişki şeklini seçmiş olmamız önemlidir. Bunun doğruluğunu birkaç şekilde görebiliyoruz.
Örneğin, Rus parlamentosundan temsilcilerin, diasporadaki Türkiye, Suriye, Ürdün, Almanya, ABD ve Rusya’daki STK temsilcilerinin oluşturduğu DÇB arasında, Mayıs 2011’de Rusya Federasyonu Devlet Duması Dış İlişkiler Komitesi’nde bir toplantı yapılmıştır. Ayrıca, Dimitri Kozak, Alexander Tkachev, Dimitri Chemyshenko yukarıda bahsettiğim üzere Olimpiyatların Çerkeslerin anavatanında yer almasıyla ilgili olarak bir araya gelmişlerdir. Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi yabancı mezunları ve dostları derneği kuruldu. Rusya dışındaki üniversitelerde yaşayan yurttaşlarımızın çocuklarına destek sağlandı. Ayrıca her yıl çocukları kamplara alıyoruz, vs.
Karşılıklı diyalog, anlayış ve tavizler gerekli. Ve birbirimizi anlamak için daha sık bir araya gelmeliyiz. Bu süreç devam ediyor. Umuyorum ki olumlu bir sonuca ulaşacağız. (gusips.net)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz