Hacımba’nın yol haritası

0
239

Abhazya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adayları ile Abhazya’nın resmi haber ajansı Apsnypress bir dizi röportaj yapmıştı. Raul Hacımba ile yapılan uzun röportajın geniş bir özetini Anıt Baba (Papba) tercüme etti.

– Seçim programınızın bir kaç kilit noktasını tanımlayabilir misiniz?
İlk olarak yolsuzluğu, otoriterizmi ve sorumluluğu olmayan gücü besleyen idari sistemi değiştirecek politik bir reform. Bunun için Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin bir bölümü parlamentoya ve hükümete devredilmeli. Nispi veya karma bir (seçim) sistemi ile partilerin rolünün arttırılmasına ve meclisin profesyonel düzeyinin yükseltilmesine imkan vermek için parlamentonun oluşma şekli reforme edilmeli. Ek olarak yerel idarelerin güçlü olması ve her türlü yerel yönetim biriminin başındaki kişilerin seçimle işbaşına gelmesi (Abhazya’da yerel yönetimlerin başındaki kişiyi halihazırda Cumhurbaşkanı atıyor ç.n.) gerekiyor. Bu, iktidar ve toplum arasında daha güçlü bir bağ tesis edecek ve sivil toplumun daha fazla gelişmesi için bir temel olacaktır.
Ekonomide ise reel sektörün geliştirilmesine odaklanılmalı. Reel sektörün gelişmesi yeni iş sahaları, daha yüksek ücretler, istikrarlı bir milli gelir artışı ve bütçe olanaklarının genişlemesi demektir. Ülkemizin lokomotif sektörü, tarım, kamu sektörü, ulaşım ve daha bir çok sektörde çarpan etkisi olan turizm sektörü olmalıdır. Turizmde ise verilen hizmetler çeşitlendirilmeli böylece dört mevsim turist ağırlanabilecek bir modele geçilmelidir. Bu arada belirtmeliyim ki Doğu Abhazya (ülkenin nispeten geri kalmış kısmı ç.n.) turizmin gelişmesi için büyük bir potansiyele sahiptir.
Tarımda ise kooperatifleşme ile ürünleri yetiştirmeyi, depolamayı ve işlemeyi içerecek tam üretim çemberlerinin kurulması teşvik edilmeli. Ulaşım imkanlarının çeşitlendirilmesi havaalanının açılması, deniz ve demiryolları örneğin Kodor Geçidi üzerinden bir Transkafkasya Demiryolu’nun inşası ekonomik kalkınmaya fayda sağlayabilir.
Genel olarak (Abhazya’da izlenmesi gereken) ekonomik politika özel girişimi, küçük ve orta boy işletmeleri cesaretlendiren, bürokratik engelleri kaldıran, vergi mevzuatını sadeleştiren bir çizgi izlemeli.

– Cumhurbaşkanı ve parlamento arasında güç paylaşımının yeniden dizayn edilmesi hususunda ne düşünüyorsunuz. Ne tür bir yönetim modelini destekliyorsunuz?
Daha önce de belirttiğim üzere ben yetkilerin cumhurbaşkanı ve parlamento arasında paylaştırıldığı ve güçlü bir yargı sistemi tarafından denetlenen bir yönetim modelinden ve (siyasi partileri güçlendirecek) yeni bir seçim sisteminden yanayım

– Eğer Cumhurbaşkanı seçilirseniz ilk imzalayacağınız kararnameler hangileri olacak?
– İlk kararnameler Anayasamız gereği atamalara ilişkin olacaktır. Biz Parlamento, politik örgütler ve uzman zümresi ile Anayasa reformunu bu sene içinde yapmak için yakın mesaide olacağız. Hukukun üstünlüğünün tesisi ve yolsuzluklarla mücadele içinse hiç vakit kaybetmeden harekete geçeceğiz.

-Bugün aklı başında olan herkes Abhazya’daki yolsuzluklardan yakınıyor. Bu kötülüğü yenmek için ne gibi spesifik tedbirler alınmalı?
Bu her şeyden önce hükümet icraatlarının şeffaflığının ve toplumun hükümetten hesap sorabilme düzeyinin arttırılmasından geçiyor. Ekonomi sürecindeki kırtasiyeciliğin kaldırılması gerekli. Bunun için örneğin e-devlet gibi yeni idari metotların kullanıma sokulması lazım. Bu süreç devlet sırları hariç her türlü kamu otoritesi kararlarının ki buna yerel idarelerinkiler de dahil olmalıdır, halka açık elektronik bir veri tabanında yayınlanmasını zorunlu kılan standartların oluşturulmasını kapsamlıdır. Bu, iktidarın tüm işlerini tamamen şeffaf hale getirecek ve kamuoyunun kontrolü açısından kaldıraç etkisi yaratacaktır.
Kamu alımları ve bütçeden harcama gerektiren işlerin yaptırılması süreçlerinde kararların alınması esnasında rekabeti teşvik eden açık (ihale) metotları kullanacağız. Kamu görevlilerinin gelirleri ve mal varlıkları beyan edilecek. Ücretlerde de gözle görülür bir artış gerçekleştireceğiz. Toplum açısından, yüksek maaşlı bir kamu görevlisi, düşük maaşlı ama büyük yetkileri olan bir kamu görevlisine göre daha az maliyetlidir.

– Eğer Cumhurbaşkanı seçilirseniz Abhazya ve Rusya arasında ne gibi bir ilişki şekillenecek?
– Rusya ile olan ilişkilerimiz her alanda güçlendirilecek. Bu adım, güvenlik ve ekonomi alanındaki işbirliğinin kapsamını etkileyecektir. Yeni dış tehditlerin varlığı karşısında Abhaz-Gürcü sınırındaki korumanın güçlendirilmesinin yanı sıra, uyumlulaştırılmış ortak bir savunma mekanizmasını içerecek şekilde Rusya ve Abhazya arasında kolektif güvenlik sisteminin yaratılması gereklidir.
Rusya’nın imalat, tarım ve altyapı alanlarında işlevli ve gerçekçi ekonomik projelere önemli mali kaynaklarla yatırım yapacağına inanıyoruz. Partnerlerimiz (Ruslar) Abhazya’nın bağımsız bir devlet olarak sosyo-ekonomik gelişmesine ve bu şekilde güçlenmesine her zaman gerçek bir ilgi gösterdiler.
Bizim artık Rus-Abhaz stratejik ortaklığının daha da ötelere gelişmesini hedefleyen yeni bir hukuki zemine ihtiyacımız var.

– Abhazya Batı ile ve diğer ülkelerle nasıl ilişkiler inşa etmeli?
-Ülkemizin uluslararası tanınmasını genişletmeye önem veriyoruz ve bu konuda çaba sarf edilmesine ihtiyaç var. Eminim ki, Rusya’nın artan uluslararası prestiji sayesinde bu konudaki olanaklarımız genişleyecek. Bu türden olanakları her şeyden önce Rusya’nın geniş çaplı entegrasyon projelerine öncülük yaptığı Avrasya coğrafyasının yanı sıra Latin Amerika ve diğer bazı bölgelerde bulacağımızı düşünüyoruz.
Batı’ya gelince burası hakkında bu türden hayallerimiz yok. Batı uluslararası hukuk ve jeopolitik çıkarlar tarafından yönlendirilmeyen ve Dünyada tansiyonu giderek yükselten bir politika yürütüyor. Bu nedenle temel çıkarlarımızın gerçekleşmesini Rusya ile yakın ittifakta görüyoruz.

-Abhazya’da yabancılara mülk satışının olanaklı hale gelmesi konusuna nasıl yaklaşıyorsunuz?
– Yabancı ülke vatandaşlarına emlak satışının yasal hale gelmesi sorunu devletimizin menfaatleri çerçevesinde çözüme kavuşmalı. Bu süreç açık olmalı, şimdi olduğu gibi gri alanlar içermemeli. Bir emlak pazarı yaratmalıyız ama bu pazar devleti zaafa uğratmamalı. Bu amaçla kotaları, vergileri ve daha öte tedbirleri içeren Dünyadaki benzer mekanizmalardan yararlanmalıyız

– Gal’deki Gürcü nüfusun probleminin çözümü hakkında ne düşünüyorsunuz?
– Lafta değil gerçekte Gal bölgemizi ekonomik ve kamusal alanımıza entegre etmeye başlamalıyız. Bunun için sınır güvenliğini güçlendirmeli, yatırım projeleri hayata geçirmeli, eğitim ve bilinçlenme programlarını uygulamaya koymalıyız. Rus iç pazarına girişlerini sağlamak için bölge insanının güvenliğinden emin olmaya ihtiyaç var. Vatandaşlık konusuna gelince bu konu kanunlarımıza sıkı sıkıya bağlı şekilde herhangi bir zorlama, yolsuzluk ve hızlandırılmış kampanyavari uygulamalar olmadan çözüme kavuşturulmalı.

– Abhaz toplumunda geçmiş dönemde, Abhazya’dan geçen demiryolu ulaşımı ve Karadeniz’de karasularımızda petrol çıkarılması ile ilgili tartışmalar yaşandı. Bu konuda sizin görüşleriniz nedir?
-Abhazya bölgede doğrudan ulaşımı sağlamaya dönük müzakerelerin eşit katılımcısı olmalı. (Yine de) Rusya’nın bölgedeki güvenlik çıkarlarının farkındayız ve bunu desteklemeye hazırız.
Karasularımızda ve Oçamçira’daki petrolle ilgili Abhazya liderliği yürürlükteki mevzuatı by-pas eden kararları gizlice aldı. Bu konu çevreye ve yanı sıra Abhazya’nın uzun vadeli ekonomik-politik menfaatlerine zarar vermemek için üzerinde derinlemesine çalışma ve devlet denetimi gerektiriyor.

– Reel ekonomiyi ayağa kaldırmak için ne yapılmalı?
– Sarih bir eylem planının hazırlanması, hukukun üstünlüğünün temini, özel mülkiyetin ve yatırımların korunması, uzun vadeli ucuz krediler sağlanması, etkili bir yargı sisteminin kurulması, esnek vergi yasalarının çıkarılması ve yolsuzluğun sona erdirilmesi.

– 2015 yılı Ocak ayından itibaren devlet kurumlarının başındakiler, kısım şefleri, milletvekilleri, yerel yönetimlerin başları Abhazya Cumhuriyeti’nin devlet dilini (Abhazca) bilmek ve (tüm iş ve işlemlerde bu dili) kullanmak zorundalar. Bu gerçekçi mi?
– Ne yazık ki devlet dilinin (Abhazcanın) geliştirilmesi politikasının pratikte uygulanması için çok az şey yapıldı. Bu kararın uygulanması esnasında kimse ayrımcılığa uğradığı duygusu yaşamamalı. Kendi dilimizi (Abhazcayı) korumalı ve geliştirmeliyiz, kamusal rolünü güçlendirmeliyiz. Ne var ki Rusçanın da (Abhazya’da) anayasal statüsü olduğunu unutmamalıyız. Rusça kamu kurumlarında, eğitimde, Abhazya ve Rusya arasındaki iletişimde önemli bir işlev görmeye devam edecek. Bu konuda bir uyuşma sağlanabileceğinden hiç şüphem yok. Abhazca Rusça yüzünden değil fakat yetersiz hükümet ve eğitim politikaları yüzünden zor durumda. Dillerin korunması ile ilgili uluslararası deneyimleri dikkatle incelemeye ihtiyacımız var. Özellikle İsrail ve Galler ilginç örnekler bu konuda.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz