Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Tunç Çağı’ndan kalma Loo plakaları deşifre edildi

Adıgeyli biliminsanı Nurbiy Lovpaçe, yakın zamanda bulunan ve erken Tunç Çağı’ndan kalma plakalardaki petroglif ve hiyeroglif içerikli gizemli sembolleri ve yazıtları deşifre etti.
Sembollerin ruh ve metafizik dünya hakkında olmaları, megalitlerin Batı Kafkasya’da mezar işlevi gördüğünü bir kez daha doğruluyor.
Nurbiy Lovpaçe, sembollerin antik medeniyetlerin yazıtlarıyla karakterize olduğunu tespit etti. Bazı iddialara göre, bu çalışmaların sonucu bilimsel bir sansasyon olabilir. Keşfedilen plakalardaki yazılar ve şekiller, Kafkasya’ya yazının sanıldığından çok daha erken geldiğini gösteriyor. Bundan önce en eski kalıntı olan Maykop levhaları 3200 yıllıktı. Loo plakalarının tahmini yaşı ise 4000 yıl, MÖ 2000-3000’li yıllara dayanıyor. Şimdilik bu sadece bir hipotez, ama Lovpaçe konunun geliştirilmesi için yeterli miktarda araştırma kanalı ve delilin olduğunu düşünüyor.
Soçi’de Loo köyü yakınlarındaki bir vadide, bu yılın mayıs ayında yaklaşık yarım ton ağırlığında bir artefakt keşfedildi. İnce taneli kumdan 50-60 cm. uzunluğunda ve 22 cm. kalınlığındaki plaka, toprak kaymaları sonucu yer değiştirdi ve yerli tarihçiler tarafından bulundu. Aralarında Şapsığ toplum temsilcisi Huşt Madin ve Adıgey Cumhuriyeti Beşeri Bilimler Enstitüsü, Arkeolojik Araştırmalar Anabilim Dalı çalışanlarından Andrey Kizilov’un da bulunduğu grup, plakayı Adıgey Cumhuriyeti milli müzesine teslim ettiler.
Nurbiy Lovpaçe iki ay içinde bütün sembolleri Hitit hiyeroglif yazılarıyla ilişkilendirerek çözdü. O’na göre plaka iki yüze bölünüyor, iki bölümden birinde cenaze gelenekleri ve ahiret ile ilgili yazılar; diğer bölümde ise görülebilen gök cisimleri, gemi, balık, geyik, ızgara ve dolmen ön yüzü motifleri vb. mevcut. Lovpaçe’ye göre deşifre edebilmek ve tutarlı bir metin inşa edebilmek için çok dikkatli bir gözlem ve çalışma gerek.
Birinci bölümde; “Ünlü okçu ve büyük peygamberin ruhu 11 yarımayda ruhlar evine (Psevun) ulaştı”; ikinci bölümde ise; “Onun büyük dedesi Astivad ve rahibelerinin ruhları güneş suyu içinde ruhlar evine iletildi” yazıyor. Lovpaçe, yazıtların sağdan sola veya yukarıdan aşağıya okunabildiğini ve yazıtlar etrafındaki çizimlerin de yazıyı açıkladığını belirtti.
Lovpaçe şunları söyledi:
“Birinci motifteki ‘kutup üzerinde bir geyik’ Antik Maykop kültürü ile karakterize bir kraliyet mezar sembolüdür. Diğerindeki ‘yedi köşeli yıldız’ ise, Adıge folkloruyla karakterizedir.
Bunun dışında, ‘kafes görüntüsü’ tarımsal bir sembol iken; açıkça görülen ‘kaldıraçlı bir tekne’, ‘dolmenin ön yüzü’, ‘balık’ vb. görüntüler ahiret ile karakterizedir. Bu plakayı kutsal bir parça veya bir dolmenin parçası olarak sayabiliriz. Çerkeslerin ataları, megalit inşaatçıları ve dolmen kültürünün kurucularıdır”. (yuga.ru)
Çeviri: Tsıba Ceyhun

Yazarın Diğer Yazıları

“Evvelden Sonra” 18 Mayıs’ta “Bir Yazar, Bir Eser”de

Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun (KAFFED) “Bir Yazar, Bir Eser” adlı programının konuğu gazetemiz yayın kurulu üyesi Birgül Asena Güven. Güven’in Aralık 2023’te yayımlanan “Evvelden Sonra” romanının...

21 Mayıs’ta “Turnanın Dansı”

Çerkes sürgünü temalı "Turnanın Dansı Film Projesi"nin öyküsünü anlatan belgeselin gösterimi 21 Mayıs Salı akşamı 19.00-20.30 saatleri arasında olacak. Projenin ilk toplantısı 26 Ekim’de Ankara’da...

“Derneklerimiz kültürel temelde örgütlenmeler olmakla birlikte sürgün ve soykırım, anadili, dönüş hakkı gibi taleplerimizin aslında siyasetin konusu olduğu açık”

-Nasıl bir KAFFED/Federasyon/Birlik hayaliniz var? Üye derneklerle ilişkiler, uluslararası kurumlarla ilişkiler, sürgün, soykırım, başta anadili olmak üzere kimliğe ve kültüre dair her konuda nasıl...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img