Anadillere asimilasyondan hala vazgeçilmedi

0
476

Anadilde eğitim hakkının sağlanabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin halen yapılmamış olmasına tepki gösteren Laz Enstitüsü Yönetim Kurulu üyesi İsmail Avcı Bucaklişi, tek ulus yaratma projesi sonucunda Türkiye’de yaşayan farklı dil, etnik ve kimliklerin tek tipleştirilmeye çalışıldığını söyledi. İstanbul Kürt Enstitüsü Eş Başkanı Sami Tan da, “Türkiye hala asimilasyondan vazgeçmedi” derken, Jıneps Gazetesi Yayın Kurulu üyesi Kadir Polat, yasakların bir an önce kaldırılması gerektiğini kaydetti.
Anadili, “Tarihsel kodları taşıyan sistem ve var oluş” olarak tanımlayan Laz Enstitüsü Yönetim Kurulu üyesi İsmail Avcı Bucaklişi, anadilin her alanda yaşatılması gereken bir değer olduğunu söyledi. Anadilin kaybedilmesi halinde bireyin kültüründen, kimliğinden uzaklaşacağını belirten Bucaklişi, farklı inanç ve kültürlerin yok edilmesi için uygulanan politikaları eleştirdi. Eğitim gördüğü ortaöğretim döneminde Lazca konuştukları için eğitmenler tarafından baskı altına alındıklarını hatırlatan Bucaklişi, bu tür uygulamaların bir dili yok etmeye dönük politikaların parçası olduğuna vurgu yaptı. “Çocukluğuma denk gelen dönem kabus gibiydi. Fiziki bir baskı görmedik ama sonuçta hissettik bu baskıları. Tek ulus yaratma projesinde herkes çerçevesi belirlenen ‘Türk’e benzetilmeye çalışıldı. Eskisi gibi olmasa bile günümüzde hala bu politikalar hayatta ve geçerli” dedi.
Dilin kültürün doğuşu ve kimliğin tanımı olduğunu söyleyen İstanbul Kürt Enstitüsü Eş Başkanı Sami Tan, anadilin de bireyin ve bir halkın kimliği olduğunu belirtti. Ulus devletlerle birlikte, farklı dil inanç ve kültürlerin inkar edildiği ve bu kimliklerin asimile edilmesi için belli politikaların üretildiğine dikkat çeken Tan, “Türkiye Cumhuriyeti kurulurken de bu politikaların izi takip edildi. Resmi bir dil yaratıldı ve diğer diller bu dil içinde yok edilmeye çalışıldı. Türkçe konuşanlara her şekilde kapılar açıldı. Farklı dillerde konuşanlara ise bütün kapılar kapatıldı ve dilleri, ‘gereksiz ve yararsız’ olarak tanımlandı. Bu dillerin yok edilmesi içinde her türlü zor baskı, uygulandı. Zihinler değişti. Renklilikler kabul edildi ama Türkiye’de hala bu politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Özellikle Kürt halkı bu inkar politikaları karşında ciddi bir mücadele verdi. Ancak Türkiye hala asimilasyondan vazgeçmedi. Hala eski politikalarda ısrar ediliyor” diye konuştu.
Jıneps Gazetesi Yayın Kurulu üyesi Kadir Polat da Kafkas dillerinden olan Ubıhça’nın Türkiye’deki tekçi politikalar yüzünden Anadolu topraklarında yok olduğuna dikkat çekti. Cumhuriyet döneminden itibaren devreye konulan ırkçı yasaların Türk kimliğinin “lüzumsuzca abartılmasına” sebep olduğunu belirten Polat, “Bu yasalar, Türkiye’deki diğer halkların dillerinin kültürlerinin ve varlıklarının ötekileştirilmesine yol açtı. Son derece yok edici bir sistem uygulandı. Bu ulusalcı ideoloji neredeyse Türk kültürü dışındaki kültürleri, dilleri yok etme noktasına getirdi” dedi. Kürt halkının, anadil ve kimlik için verdiği mücadeleyi takdir ettiğini söyleyen Polat, “Kürtler dili ve varlığı için çok ciddi bedeller ödeyerek aslında diğer halklara da önemli kazanımların kapısını araladı” şeklinde konuştu. Eğitimin anadillerde sağlanabilmesi için yasal engellerin olduğuna dikkat çeken Polat, “Halkların dillerini yok sayan tekleştirici zihniyet halen devam ediyor. Halen anadilde eğitim sağlanabilmiş değildir. Dillerin önündeki fiili yasakların biran önce kaldırılmasını istiyoruz” dedi.(diha)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz